9 Şubat 2012

Galatasaray Yok Galatasaray Yok !!!


Potanın kraliçeleri TKBL 17. hafta mücadelesinde deplasmanda karşılaştığı Galatasaray Medical Park’ı 65-81 yenerek liderlik koltuğunu rakibine vermedi.

Maça klasik Birsel-Penny-Angel-Nevriye-Matovic beşimiz ile başladık.Galatasaray MP ise Işıl-Taurasi-Bahar-Tina Charles-Fowles beşi ile sahadaydı.Maça Galatasaray MP çok sert oynayarak başladı.İlk maçta o sertliklerine alışkın olduğumuz Taurasi’nin yanına Fowles’ta eklendi ve Nevriye’ye yaptığı faul nedeniyle daha maçın başında centilmenlik dışı faul aldı.Her iki takımda kontrollü oyunu tercih etti.Geçen haftasonu kendi sahamızda aldığımız sürpriz Mersin mağlubiyeti ve bunun neticesinde liderlik için Galatasaray MP’ye tek farklı galibiyetin yeterli olması sebebiyle tempolu bir oyun oynanmadı maçın genelinde.İlk 5 dakika maça iyi başlayan taraf bizdik.Hücumdaki isabet yüzdemiz rakibimize göre iyiydi.Ligdeki en büyük rakibinizle deplasmanda karşılaşıyorsunuz,taraftar baskısını söylemeye gerek yok zaten.Bunca dezavantaja rağmen maça iyi başlamak çok önemliydi.Başlarda yiyeceğimiz bir seri ile demoralize olup geri dönüşü yapamayabilirdik.Galatasaray MP ilk 5 dakika boyunca daha çok Taurasi üzerinden oynamaya çalıştı.Taurasi boş ve rahat şut imkanları buldu;ama şut yüzdesi şaşılacak derecede kötüydü.İlk periyodun bitmesine 4.46 kala 7-13 öne geçince rakip mola almak durumunda kaldı.Mola dönüşü Galatasaray MP,biri Taurasi’nin üçlüğü olmak üzere 5-0 lık bir seri ile dönüş yaptı ve farkı 1 e indirdi.Biz ise sezon başından beri çok iyi uyguladığımız boyalı alan hücumlarıyla Matovic ile skor üretmeye devam ettik.Ayrıca yine alışık olduğumuz hızlı hücumlarla rakip potaya rahat bir şekilde gittik;fakat Angel şanssız bir şekilde turnikeleri sokamadı. Bu periyotta dikkat çeken nokta her iki takımın çokça faul yapmasıydı.Takımımız 8 kere geldiği faul çizgisinden 7 isabetle oynarken,Galatasaray MP ise 11 kez geldiği çizgiden 10 isabet buluyordu.Ve bunun akabinde Angel-Penny-Matovic ilk 10 dakikalık süreyi 2 faulle tamamlıyordu.Bizim için kötü bir durumdu tabiki.Skor yükümüzü çeken 3 oyuncu çok erken faul problemine girmişti.İlk periyot 21-21 eşitlikle geçildi.

2. periyoda Birsel etkili başladı.İlk periyotta yapmadığı potaya bakma işini,bu periyotta hatırladı.İlk atışında başarılı olamadı;ama 2. atışında sayıyı buldu.Rakip ise Prince kozunu sahaya sürdü ve bu hamlede başarılı oldular.Prince çabukluğu ve penetreleriyle oyuna ağırlığını koydu.Ve ilk yarının bitmesine 6.25 kala Galatasaray MP ilk defa öne geçti 27-25…Hücum ribaundlarındaki sorunumuz göze çarpıyordu.Aslında ilk periyotta da bu sorun vardı;ama bu periyotta çok sayıda ribaundu rakibe hediye ettik.Oyuna Nevlin’in girmesiyle birlikte bu sorunu aşmaya başladık yavaş yavaş.Nevlin ve Matovicle birlikte savunma ribaundlarını topladık.Hücumda ise maçın kahramanı Nevriye ve Matovic ile skor ürettik.Bu periyotta 1. periyodun aksine fazla faul yapmadık.İlk faulümüzü periyodun bitmesine 4.25 kala yaptık.2 faulle oynayan oyuncularımızın ilk yarıyı bu şekilde tamamlamaları bizim için çok önemliydi.Galatasaray 27-25 öne geçtikten sonra hem savunmayı hem hücumu toparlayıp 4-11 lik bir seri yakalayıp farkı 5 sayıya kadar çıkarttık 31-36…İlk yarının son anlarında farkı daha da açabilirdik;ama enteresan bir şekilde Angel ve sonra ona eşlik eden Cappie hızlı hücumlarla çıktığımız pozisyonlarda rahatça atabilecekleri turnikeleri kaçırdılar.Galatasaray MP ise serbest atış ve son saniyede hücum ribaundunu alıp bir basket daha bulunca ilk yarıda farkı 1 e indirmeyi başardı.Devre arasına kraliçelerimiz 37-38 önde girdi.Bu hücum ribaundları başımızı ağrıttı maç boyunca.Tina ve Fowles’a verdiğimiz hücum ribaundlarını geçtim,ki zaten beklenen bir şeydi onların ribaundları toplaması.Fakat Galatasaray MP’nin kısalarınada hücum ribaundu veriyorduk.Işıl 4 tane hücum ribaundu almıştı !!! Toplam sayılara bakarsak,biz 12 ribaund toplayabilmişken,rakibimiz 27 ribaund toplamış,bunun 17 si ise hücum ribaundlarından oluşuyordu.Skorerlere baktığımızda,takımımızda 3 oyuncu ön plandaydı.Angel 10,Matovic 9,Nevriye 8 sayıyla oynuyordu.Galatasaray MP’de ise Fowles 12 sayıyla dikkat çekiyordu.

3. periyotta rakipte Taurasi ve pivotlar arasındaki ikili oyunlar dikkat çekti.Erkek takımımızın Galatasaray ile oynadığı maçlarda bir türlü çözüm bulamadığı Tutku-Andric pick and roll ünden esintiler vardı sanki.Bizde Matovic ile etkili olmaya devam ediyorduk.Her iki takım savunmada kötü olunca sayı bulmakta zorlanmadılar.Bence bu periyot kendi adımıza kırılma anıydı.Eğer Galatasaray MP’nin bulduğu sayılara karşılık veremeseydik,rüzgarı arkasına ve doğal olarak daha fazla taraftarın desteğini alacak rakibimiz karşısında maçı kaybetme noktasına gelebilirdik.Burada hücumda sakin kalabilen ve akıllı bir oyun oynayan takımımızı ayrıca tebrik etmek gerekir.Periyodun son anlarında rakibe aldırttığımız faullerden sonra bulduğumuz sayılarla farkın 4 sayının altına inmesine izin vermedik ve orda sabitledik.Final periyoduna 56-60 önde girdik.

Maçı kopardığımız son periyotta,bir türlü alamadığımız savunma ribundlarını topladıktan sonra hızlı bir şekilde hücuma çıktık ve savunmada dengesiz yakaladığımız Galatasaray MP karşısında farkı 8.36 kala 8 sayıya kadar çıkarttık 56-64…Maçın kontrolünü yavaş yavaş ele geçirirken,3. periyotta kötü olduğumuz savunmayıda toparladık ve rakibimiz üst üste hatalar yapmaya başladı.Özellikle Nevin savunmada Galatasaray MP uzunlarını rahatsız etti.Hücumda da yaptığı perdelemeler ile oyuncularımıza boş koridorlar açtı.Yalnız bizde bu dakikalarda çok kolay top kayıpları yaparak, 8 sayı farkı açamadık ve maçı koparma fırsatını teptik.Özellikle Angel bu topları kontrollü bir şekilde kullanmak yerine acele kullanmak isteyince bizde skor üretemedik.Ama Angel delici gücünü kullanmaya devam etti ve basket faulle 3 sayıyı takımımıza kazandırdı ve 5.47 kala farkı çift hanelere taşıdı 58-69 Bu dakikadan sonra kaptanımız Nevriye kritik sayılarına devam etti ve farkın açılmasında başrol oynadı.Galatasaray MP üst üste gelen bu sayılarımıza karşılık veremedi,dengesiz hücumlar ve bir an önce sayıyı bulmak için acele edince top kayıpları yaptılar.Tamamen konsantrasyonlarını kaybettiler.Maçın bitmesine 1.26 kala farkı 21 e kadar çıkarttık 60-81…Kalan dakikalarda Galatasaray MP 5 sayı daha buldu ve maçı potanın kraliçeleri 65-81 kazanarak sezonu lider bitirme yolunda çok büyük avantaj sağladı.Ayrıca maçı hiç üçlük isabeti bulmadan bitirdiğimizi söylemekte fayda var.

İstatistiklere göz attığımızda Fenerbahçemizin ne kadar akıllı ve sakin oynadığı top kayıplarından belli oluyordu.Galatasaray MP 14 top kaybıyla maçı tamamlarken,takımımız sadece 8 top kaybı yaptı.Bunları 4 ü Angel’a aitti.Ki bu top kayıpları son periyotta maça son noktayı koymak için acele hücum etmek istememizden kaynaklanmıştı.Ve bu rekabette yerli oyuncuların katkısı belirleyici rol oynar demiştik ilk yarıdaki maçta.Takımımız yerli oyuncularından 24 sayılık bir katkı alırken (Birsel 6,Esmeral 2 Nevriye 16),Galatasaray MP ise sadece Bahar’dan 4 sayılık bir katkı alabilmişti.Işıl ve attığı 4 sayıya rağmen Bahar potaya bakmaya korkarken,bizim üç sliahşörümüz sayıları rakibin potasına bırakıyordu.

Ribaundlarda ise rakibimizin bize karşı 42-34 üstünlüğü vardı.Galatasaray MP bu maçta doğal olarak pota altındaki etkinliğini kullanmak için ribaundlara yüklendi.İlk 3 periyot boyunca nerdeyse hemen hemen her hücumda 2 kez şut imkanı buldular.Sadece uzunlarıyla değil,kısalarıylada hücum ribaundu kovaladılar ve başarılıda oldular.Bunun en büyük nedeni bizim hızlı hücum organizasyonlarını engellemek istemeleriydi.Çünkü savunma ribaundlarını aldıktan sonra hücuma hızlı bir şekilde çıkıp çok rahat sayılar bulabiliyorduk.Demin bahsettiğim ve inanılmaz bir şekilde kaçırdığımız 5-6 tane boş turnikeleri bu sayede bulabilmiştik.Bu kadar ribaundu vermemize rağmen ilk yarıda maçı koparabilirdikte.Galatasaray MP geriye koşma konusunda sıkıntılı olduğu için hızlı hücumlarla onları zorladık.Nitekim son periyotta biz savunma ribaundlarını almaya başlayınca hızlı hücumlarla çok rahat sayılar bulduk ve farkı açtık.

Aslında her bir kraliçemiz çok iyi mücadele etti,varını yoğunu ortaya koydu;ama Nevriye Yılmaz için bir parantez açmazsak olmaz.Maçı 16 sayı 7 ribaund 2 top çalma ve 1 blokla tamamladı.Maç boyunca sessiz ve derinden gelerek verdiği katkıyla galibiyetin en büyük mimarlarından biri oldu.Yüksek posttan,dip çizgiden yani içeride her yerden sayıları buldu.Savunmadaki gayretini söylemeye bile gerek yok.İnanılmaz mücadele etti kaptanımız.

Uzun yıllar sonra Fenerbahçe formasıyla ilk maçına çıkan Cappie alışma sürecinde olduğunu gösteriyordu.Zaten ilk maçına hele birde derbi maç olunca,büyük bir katkı beklemek Cappie’mize haksızlık olurdu.Takıma alıştığı zaman hepimize büyük keyif verecek.Pondexter maçı 7 sayıyla tamamladı.Matovic’e gelirsek,hücumda rakibin o 2 standart üstü uzununa karşı oynamak kolay değildi.Ama Matovic çok iyi bir performans sergiledi ve 17 sayıyla takımımızın diğer bir yıldızı oldu.Penny ise bu maçta bacağındaki sakatlığına rağmen 8 sayılık bir katkıda bulundu.Angel ise attığı 25 sayı ile maçın en skorer oyuncusu oldu.Atletik yapısı,korkusuz yapısı ve delici gücüyle çok ama çok uzun yıllar bizimle kalmalı :) Kraliçelerin maç sonu röportajlarını bu linkten izleyebilirsiniz. http://www.youtube.com/watch?v=6co7sZMOuX8

Mersin maçından sonra liderlik için umutlanan rakibine oynadığı harika basketbolla;’’fazla heveslenme bu ligin en iyisi hala benim,eğer bir şampiyon olacaksa,bu benden başkası olmaz’’ mesajını verdi.Gittik Gördük ve Yendik !!!

Geçen haftasonu aldığımız yenilgiden sonra kraliçelere olan güvenimi belirtmiştim.Her zamanki gibi onlara inananları,güvenenleri mahçup etmemek için ellerinden geleni yaptılar.Bir kez daha tekrar etmek istiyorum.Bu takım şampiyon olmasada,yenilsede kredileri benim gözümde sonsuzdur.Bu formanın hakkını vereceklerinden hiçbir zaman şüphe duymadım ve duymayacağımda.Sporda hiçbir zaman büyük konuşmamak gerekir tabiki.Ama bu takım bu sene üst üste 7. kez şampiyon olacaktır.Olmaması için hiçbir neden yok.Liderlik için çok büyük bir avantaja sahip olduk.Normal sezonun bitmesine 5 hafta kaldı ve bu 5 haftalık süreçte 1 mağlubiyet alma lüksümüzde var.Açıkçası ben artık bir kaza yaşanacağını sanmıyorum.

Kraliçelerimizin bir sonraki rakibi TKBL 17. hafta mücadelesinde karşılaşacağı Ceyhan Bld.Caferağa’da 12 Şubat Pazar günü 17.00 de başlayacak karşılaşmada kraliçeleri yalnız bırakmamak lazım.İmkanı olan herkes salona…

Ve başlıkta da dediğim gibi Pondexter'ın ''Galatasaray Yok Galatasaray Yok'' sözüyle yazıyı noktalıyorum

.

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...