30 Mart 2012

Galatasaray'ın fişini çektik,sıra Rivas'ta !!!


Kraliçelerimiz 8 li finaller A Grubu 2. maçında evsahibi Galatasaray Medical Park'ı 75-67 yenerek final yolunda çok büyük bir adım attı.Bugün 18.00'de Rivas ile çok kritik maça çıkacak olan kraliçeler,maç kazandığı takdirde adını finale yazdıracak.Galatasaray MP ise bu mağlubiyetle evsahibi olduğu turnuvada havlu attı !!!

Maçı periyot periyot anlatmak yerine genel bir değerlendirme yapmak istiyorum.Salonda kendimizden geçtiğimiz için detayına inemeyeceğim maçın.Mazur görün :)

İlk yarı boyunca maçta hakim olan taraf Galatasaray MP idi..Taurasi skorer bir oyun sergilerken,Prints ve Charles ikilisinin hücumdaki uyumu bizi zor durumda bırakıyordu.Bizde ise durumlar pek parlak değildi.Famila maçının yıldızı Matovic'i bir türlü boyalı alanda topla buluşturamıyorduk.Dengesiz hücumlar yapıyorduk.Maça daha derli toplu başlayan Galatasaray MP farkı 10 a kadar çıkardı.Skor olarak ilk yarıda bizi ayakta tutan isim Tamane'ydi.Kenardan gelerek 13 sayılık muazzam bir katkı verdi ilk yarıda.Babkina ise hepimizi şaşırtacak bir performans sergiledi oyuna girdiği zamanlarda.Hem yaptığı asistler,hemde attığı sayılar ile ilk yarıdaki diğer bir skor opsiyonumuz oldu.Yalnız faul problemiyle karşı karşıya kaldık ilk yarıda.Angel 3 lerken,Penny ve yanlış hatırlamıyorsam Matovic 2 şer faulle tamamlamışlardı ilk yarıyı.Birde üstüne Penny'nin şanssız bir şekilde sakatlanması her şeyin üzerine tuz biber ekiyordu.Bunca olumsuzluğa rağmen,Angel ve Pennysiz oynamamıza rağmen farkı bir ara 3 e kadar indirmeyi başardık.Ama son anlarda yine bir atak yapan Galatasaray MP farkı açt ve ilk yarıyı kraliçelerimiz 45-36 geride kapadı.

Ve çubuklu ruhunun geri döndüğü ikinci yarı..Müthiş bir savunma yaparak başladığımız 3. periyotta Angel ve Matovic oyuna ağırlığını koydu.Ayrıca gözbebeğimiz,gururumuz,Avrupa'nın en iyi guardı Birsel öylesine müthiş bir performans sergilediki..Art arda üçlükleri elleri hiç titremeden,korkusuzca Galatasaray MP potasına yollamaya başladı.Resmen Birsel'in sıcak elleri alev aldı,alev topuna döndü !!! Ayrıca Penny'nin yokluğunda Babkina inanılmaz işler yapmaya devam etti.Asistleriyle geri dönüşümüzdeki en önemli etkenlerden biri oldu.Bu muhteşem oyunumuzun karşılığını aldık ve skorda öne geçtik.Galatasary MP ise Taurasi ve Prints ile maça tutunmaya çalıştı bu dakikadan sonra.Son periyoda 59-57 lik üstünlükle girdik.Son periyotta 2 dakika boyunca her iki takımda sayı bulamadı.Bunua biraz heyecan ve stresten kaynaklandığını söyeleyebiliriz.Maçın son anları başabaş ve bizim 2-4 sayı fark üstünlüğümüzle gitti.Hücumda hatalar yapsakta,Matovic üst üste yanlış şut tercihlerinde bulunsada,Galatasaray MP'de yoruldu.Taurasi ve Charles tükenince onlarda bir hamle yapıp skoru dengeleyemedi.Özellikle Taurasi kaç tane blok yedi,biz sayamadık tribünden !!! Bu blokları yapan oyuncumuzda Tamaney'di bu arada.Son 1 dakika kala Galatasaray MP üst üste 2 üçlük kaçırınca,Birsel'in asistinde Tamane basketi bularak maça son noktayı koydu ve maçı 75-67 kazanarak Galatasaray MP'yi final yolunda dışarda bırakarak yolumuzu devam ettik.

Artık final için tek engel kaldı.Famila'yı yenip bizim gibi 2 de 2 yapan Rivas ile tarihi bir maça çıkacağız bu akşam..Saat 18.00'de başlayacak karşılaşmada kraliçeleri yalnız bırakmamak gerekiyor.Haydi kraliçeler,kalbimiz sizinle..

Birazda tribünlerden ve atmosferden bahsetmek gerekiyor.Çok açık ve net olarak söylüyorum;tribünde Galatasaray taraftarını ezdik.Son yıllarda derbi kaçırmamaya özen gösteren ben,böyle bir atmosferi çok özlemişim !!! Diğer tarafa göre tezahüratlarda daha organize ve uyumlu olan bizdik.Hiçkimse oturmadı ve susmadı.Herkes kendinden geçti desek yeridir..Takımla beraber hücum ettik,beraber savunma yaptık.Maçı takım-taraftar bütünleşmesiyle kazandık.Herkese çok ama çok teşekkürler.İnşallah bu yolun sonu final olur…

Maçta çektiğim birkaç kare;

Sarı Meleklerde yalnız bırakmadı kraliçelerimizi :)





29 Mart 2012

Penelope Jane Taylor !!! Fenerbahçe 74 - 58 Beretta Famila



Potanın kraliçeleri 8 li finallerdeki ilk maçında karşılaştığı Beretta Famila'yı 74-58 yenerek gruptaki ilk maçını kazandı.

Maça Birsel-Penny-Angel-Nevriye-Matovic klasik beşimiz ile başladık.Karşılaşmaya her iki tarafta karşılıklı sayılarla başladı.Bizde Matovic üst üste attığı 3 basket ile maçın yıldızı olacağının sinyalini verirken,Famila ise ilk dakikalarda pota altını Cherly Ford ile kullanmakta ısrar etti.Ayrıca dış atışlarda da Cohen ve Masciadri ile etkili olmaya çalıştılar.İlerleyen dakikalarda hızlı hücumlarla tempoyu arttırma çabalarımız sonuç veriyor,sayı bulmakta zorlanmıyorduk.Buna ek olarak hızlı hücumlarda kaçırdığımız 2 turnikeyide söylemek gerekiyor.Famila pota altından oynama düşüncesini tamamen bırakıp,dış atışlara yöneldi.Üst üste üçlük atış denediler;ama belli bir yerden sonra bu atışlar girmeyince farkı 8 e kadar çıkarttık 19-11...Bizde 2 isim önplana çıkıyordu bu periyotta.Penny ve Matovic..Çok iyi başladıkları karşılaşmada sayı yükümüzü çekiyorlardı.Periyodun son anlarında toparlanma sinyali veren Famila farkı 5 e indiriyordu.Ford ile etkili olan Famila,hücum ribauntlarınıda toplamaya başladı.İlk periyodu 22-17 önde kapatıyorduk..

2. periyoda Tamane'nin sayısı ile başladık.Tamane'nin oyuna girmesi özellikle savunmada bizi rahatlattı.Ford'u durduran ve ribauntları bırakmayan Tamane,sadece yaptığı savunma ile değil,bloklarıyla ve her topa el sokup rakibin hücumdaki temposunu bozmasıylada ekstra katkılar veriyordu.Hücumda ise içeriyi zorlayarak oynamaya devam ediyorduk.Pota altında rakibi teke tek yakalıyorduk;ama şutlarda sıkıntı yaşıyorduk.Hücumda Matovic ve Penny katkı yapmaya devam ederken,iki oyuncumuzun yanına Tamane'de eklenince farkı ilk yarının bitmesine 2 dakika kala çift haneli sayılara çıkarıyorduk 38-28...Penny muazzam bir oyun sergiliyordu.Her topu aldığında potayı düşünüyor,çembere yöneliyor ve şut imkanı bulamasa bile rakibin dengesini bozup,takımdaki diğer oyunculara pozisyon hazırlıyordu.Famila ise hücuma Cohen ile etkili olmaya çalışıyordu.İçeri penetre edip,uzunlarını topla buluşturmak isteyen Cohen  bir türlü topu onlara ulaştıramıyordu.Çünkü savunmada uzunlarımız çok iyi yardımlaşıyor,rakibin oraya girmesine izin vermiyordu.İlk yarının son saniyesinde Matovic,Tamane'nin girmeyen topunu tamamlıyor ve ilk yarıyı 42-30 önde kapatıyorduk.

Belli bir bölümünde bocaladığımız 3.periyoda aslında iyi başladık.Penny'nin üçlüğü ve Matovic'in basketiyle farkı 17 sayıya çıkarıyorduk.Matovic ile pota altını etkin bir şekilde kullanırken,Penny yine muhteşem oyununu sürdürüyordu.Ayrıca bu maçta pek bir varlık gösteremeyen Angel'ın bloğu izlenmeye değerdi.Famila ise kenardan gelen oyuncusu Erkic ile skor buluyordu.6.30 kala farkı 18 e kadar çıkartıyor ve maçın en yüksek farkını yakalıyorduk 51-33..Famila hücumda hatalar ve akabinde top kayıpları yapmaya başladı ve mola almak durumunda kaldılar.Famila koçu son kozunu oynadı ve alan savunmasına döndürdü takımını.Bu dakikadan sonra bizim için zor anlar başlamıştı.Bizde hücumda ritmimizi kaybettik ve hatalar yapmaya başladık.Üst üste 3 hücumdan boş döndük.Alan savunmasına karşı tıkandık ve yaklaşık 5 dakikalık süre içerisinde yalnızca Penny'nin basketiyle sadece 2 sayı bulabildik.Hücumdaki kötü oyun savunmamızada yansıdı.Famila,Cohen önderliğinde farkı eritmeye başladı.Pota altınıda boş bırakınca Famila Cherly Ford ile tekrar boyalı alandan sayı üretmeye başladı.3. çeyreğin bitmesine 1.33 kala Matovic'in aldığı basket faul bize nefes aldırıyordu ve farkı tekrar çift hanelere çekiyorduk 55-44..Geriye kalan sürede Famila bir atak daha yapıp farkı tekrar tek haneye çekiyordu.Final periyoduna 56-48 önde giriyorduk.

Son periyoda Famila'nın farkı azaltma çabalarını savuşturarak başladık.Sert savunmamızla rakibe kolay şansı vermedik.Yine Tamane başroldeydi savunmamızda.Rakip içeri girdiğinde ikili sıkıştırmalarla onları dışarı püskürtüyorduk.Ribaundları toplamaya başlayınca hızlı hücumlara çıkmaya başladık yine.Sayı üretemesekte,rakibe faul yaptırtmayı başardık.Fakat yinede ritmimizi bulamadık.Maçun bitmesine 7.13 kala skor 59-52 lehimizeydi.Maçın başından beri çok büyük bir efor sarfeden Cheryl Ford ile Cohen'in kenara gelmesi işimize geldi.Özellikle Ford'un oyunda olmaması savunmada ribauntlarını daha rahat ve daha kolay almamızı sağladı.Bu değişikliklerden sonra hücumlardan da boş dönmeye başlayan Famila'ya son darbeyi Penny vurdu desek yanılmayız.Maçın bitmesine 4 dakika kala attığı üçlükle skoru 66-54 e getirdik ve rakibin ümitlerini kırdı.Kalan dakikalarda farkı biraz daha açarak maçı 74-58 kazandık ve çok değerli bir galibiyet alarak iyi bir başlangıç yaptık 8li finallere..

İlk tur gruplarında da karşılaştığımız ve her iki maçtada yendiğimiz Beretta Famila karşısında 3. periyodun ortalarıyla son periyodun ortalarına kadar olan kısımda zorlansakta kalite farkıyla kazanmasını bildik.Bizim için 2 olumsuz nokta vardı.Birincisi yine rakibe verdiğimiz hücum ribauntlarının fazlalığı.Famila'ya tam 22 hücum ribaundu vermişiz.Doğal olarak 22 kez daha potaya gitme şansı tanımış olduk.Zaten istatistiklere bakıldığında da takımımızın ribaunt konusunda 8li finallerde yer alan takımlar baz alındığında son sırada yer aldığını görmekteyiz.İkinci olumsuz noktaya gelirsek,alan savunmasına karşı hücum edemememiz.Aslında son 1 aya kadar,ne alan savunması nede sert savunmalar takımımızı durdurmaya yetmemişti.Takır takır hücum ediyorduk.Buna mutlaka çözüm bulunması şart.Yarınki maçta Galatasaray Medical Park alan savumasını mutlaka uygulayacaktır.Özellikle Türkiye Kupası Finalinde yaptıkları alan savunması meyvelerini verince,bu maçta da  uygulamaları kaçınılmaz.Bu yüzden dış atışlarda yüksek yüzdeyle oynamamız lazım ki,rakip 2-3 denemeden sonra vazgeçsin.

Maçın yıldızılarına gelirsek Penny ve Matovic kuşkusuz en iyi oyuncularımızdı.Matovic attığı 25 sayıyla maçın en skorer ismi oluyordu.İkilik ve serbest atışlarda %83 lük gibi müthiş bir isabet oranıyla oynamış.Penny ise 24 sayısıyla maça damga vuruyordu.Bu maçta pek varlık gösteremeyen Angel maçı 9 sayıyla tamamlayıp bizleri şaşırtıyordu.Kendini Galatasaray MP maçına sakladı diye düşünüyorum.Üç silahşörümüzde pek gününde değildi.Birsel hiç sayı atamazken,Esmeral 1 sayı,Nevriye ise 6 sayı atıyordu.Ama yinede Birsel sayı atamasada yaptığı 5 asistle skora katkıda bulunuyordu.

Bir sonraki rakibimiz Galatasaray Medical Park.Bugün Rivas'a 75-68 yenilerek sürpriz bir sonuca imza attılar.Maçlar oynanmadan hem bizim hem Galatasaray'ın maçlarını alacağını düşünüyordum.Bizim maçın grubun ve finale çıkacak takımı belirlemesinde büyük rol oynayacağını düşünüyordum.Ama hesaplar iyice karıştı.Son maçlar sonunda her şey averaj hesabına kalabilir.Yarınki maçı kazanırsak Galatasaray'ın fişini çekmiş olacağız.Rivas'ında Beretta Famila'yı yeneceğini düşünürsek son maçı Rivasla finale çıkma adına oynarız.Yarınki maçtan sonra her şey dahada netleşir.Olası bir mağlubiyetimizde de son maçta Rivas'ı yenip yine finale çıkmış olacağız.Artık her şey kraliçelerimizin elinde.Yarınki zorlu maçta sonsuz başarılar diliyorum takımımıza.Kısmetse salondaki yerimi alacağım.Bu heyecanı yaşamak bambaşka.Umarım maç sonunda gülen taraf bizi oluruz.

Not:Kraliçelerimiz geçen hafta TKBL çeyrek final serisinde karşılaştığı Homend Antakya Belediyeyi ilk olarak kendi sahasında 86-68,daha sonra deplasmanda 70-50 yenerek adını yarıfinale yazdırdı (İlk maçın saati 16.00 idi ve maçı takip etme şansım olmadı.2. maçta ise yayın olmadığı için yazamadım.) Yarı fnal serisindeki rakibimiz Mersin Bşb. oldu.İlk maçımız 4 Nisan Çarşamba günü Caferağa'da.

26 Mart 2012

Sarı Melekler Avrupa Şampiyonu !!!


Fenerbahçe Universal CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi finalinde karşılaştığı RC Cannes ekibini 25-14, 25-22, 25-20 lik setler sonucunda 3-0 yenerek Avrupa'nın en büyüğü oldu !!!

3 senelik bir sürecin,yatırımın sonunda;ilk olarak 2010'da finalde kaybettiğimiz,2011'de yarı finalde elendiğimiz kupayı bu sefer bariz bir kalite ve kadro farkının ortaya çıktığı maçta kazandık.

Başta antrenörümüz Ze Roberto olmak üzere,teknik heyet ve oyuncularımızı tebrik ediyorum.Helal olsun hepinize.Şu yılda,şu zamanda böylesine kazanılan bir şampiyonluğun anlamı o kadar büyük ki...

Bu vizyonu sağlayan,Avrupa'da kupa,şampiyonluk kelimesini bizlere telaffuz ettiren büyük başkanımız Aziz Yıldırım'a selam olsun !!!

Ayrıca yaşadığımız zorlu ve sıkıntılı süreçte hiç düşünmeden sponsorumuz olan,Fenerbahçe isminin önünde değil yanında yer alan Universal grubuna çok ama çok teşekkürler.




 Maçın son anları;


Ve Avrupa Şampiyonu Fenerbahçe'nin kupa töreni;

18 Mart 2012

Bir An Önce Toparlanmamız Gerekiyor !!! Fenerbahçe 86-78 Tarsus Belediye


Potanın kraliçeleri TKBL 22. hafta mücadelesinde Caferağa’da konuk ettiği Tarsus Bld.’yi  86-78 yenerek normal sezonu lider olarak tamamladı ve saha avantajınıda elde etmiş oldu. (Normal sezonu 19 galibiyet 3 mağlubiyet ve 41 puanla tamamladık.)

Geçirdiği gribal enfeksiyon yüzünden sahada yer alamayan Angel dışında bir eksiğimiz yoktu.Ayrıca Beşiktaş maçındaki olaylar nedeniyle aldığımız 2 maç seyircisiz cezadan dolayı mücadeleyi sadece kadınlar ve çocuklar izliyordu.

Karşılaşmaya Birsel-Cappie-Penny-Matovic-Nevriye beşi ile başladık.İlk dakikalarda savunmada baskılı oynasakta,Adair içeri girdiğinde yaptığı penetrelerle çok kolay sayılar buldu.Melvi’de pota altında topla buluştuğu zaman uzunlarımızı çok rahat geçip sayılar buluyordu.Bu arada Birsel maça iyi başlamıştı..Sadece bir denemesinde başarılı olsada,içeri doğru yaptığı penetrelerle direk sayıyı düşünmesi sevindiriciydi haftalar sonra..5 dakika geçtiğinde skor 8-8 di..Bu dakikadan sonra biri Cappie’nin üçlüğü,biride Penny’nin ikilik basketiyle skoru 13-8 e getiriyorduk ve 4.06 kala ilk defa öne geçiyorduk maçta.Tarsus fark 5 e çıkınca mola aldı ve iyi bir dönüş yaparak skorda tekrar dengeyi kurdular 17-17..Tarsus alan savunmasına dönüp pota altında etkinliğimizi durdurmak istedi fakat takımımız hareketli hücum edip uzunları doğru yerde topla buluşturdu ve sayı bulduk.Ek olarak Penny kalitesini ve tecrübesini konuşturarak skorda katkı vermeye devam etti.17-17 den sonra 7-0 lık yakaladığımız seri ile ilk çeyreği 24-17 önde kapattık.Birde periyodun sonlarında Esmeral-Tamane-Nevlin oyuna girerken,Birsel-Nevriye-Matovic kenara geliyordu.

2. çeyreğe Tamane ve Penny’nin üçlüğü ile başlayan takımımız bu sayılardan sonra yine duraklama devrine giriyordu.Skor 29 da tıkanınca koç mola almak durumunda kaldı.Hızlı bir şekilde hücuma geliyorduk;ama sonunu getiremiyorduk.Tarsus ise bize karşı gömülü savunma uygulayıp pota altı hücumlarımıza önlem alırken,atacağımız dış atışları riske ediyorlardı.Rakip takımın koçu sezon boyunca üçlük atışlardaki başarısızlığımızı baz alıp alan savunması uygulatıyordu takımına.Moladan sonra hücumdaki tıkanıklık 6.43 kala Penny’nin attığı 16. sayısı ile bitiyordu 31-22..Penny attığımız 31 sayının %50 sine imza atıyordu.Tarsus maça tutunmaya devam ediyordu.Eski oyuncumuz Begüm Dalgalar ile hücumda etkin olmaya çalışıyorlardı.Periyodun son anlarında pota altını oyuna tekrar giren Matovic ile etkin bir şekilde kullanmaya başladık.Matovic’e Nevriye’de eşlik etti.Ayrıca Nevriye savunmada biraz daha sert olunca rakibi bozmaya başladı.İlk yarıyı sayı farkı açısından pek rahat olmasakta 47-39 önde kapadık.İlk yarı sonunda sayı dağılımına baktığımızda öne çıkan isimler;bizde Penny 18,Matovic 10,Cappie 7 sayılık bir katkı verirken,Tarsus’ta Adair 12,Begüm 9,Lata  sayılık bir katkı veriyordu.

3. çeyreğe müthiş bir mücadele örneği göstererek başladık.Hücum ettiğimiz bir pozisyonda Penny ve Tamane’nin kaybedilen top sonrası topu tekrar kazanmak için kendilerini yerden yere atmaları,işine olan saygılarını ve profesyonelliklerini gösteriyordu.Bu mücadele savunmamızada yansıdı.Bir ara her topa el sokarak rakibin istikrarlı bir şekilde hücum etmesini engellemeyi başarsakta,daha sonra Lata hızı ve atletik yapısıyla zor anlar yaşattı bize.Ayrıca yine alan savunmasına dönen Tarsus hücumda da bizi durdurmaya başladı.Birde bunun üstüne üst üste iki tane 3 lük atınca Tarsus,son 3 dakika kala farkı 4 e kadar indirdiler 58-54..Bizi burada krizden çıkaran Esmeral oldu.İyi bir savunma yapıp Tarsus’un top kaybı yapmasını sağlayan Esmeral,hemen devamında Matovic’e asist yaparak farkı tekrar açmamızda çok önemli bir katkı yapıyordu.Ve Nevriye’de yine skorda katkı verince rakibin yaklaşmasına izin vermiyorduk.Birde Tarsus'ta Lata sazı eline almak istedi.Hücumları kendi kullanmak isteyince Tarsus bu hücumlardan boş döndü ve fark tekrar açıldı.Son çeyreğe 67-60 önde girerken bendeki gerilim ve stres dahada artıyordu..

Ve kalp atışlarımızın hızlandığı son periyoda Tarsus iyi başladı ve farkı tekrar 4 e indirdi.Yine bir ara hücumda skor üretememeye başlamışken Birsel ile tekrar farkı 7 ye çektik 74-67…Ama Tarsus’un maçı bırakmaya hiç niyeti yoktu.Özellikle Aldair resmen maden buldu pota altımızda.Öyle rahat öyle boş durumda kalıp sayılar buldu ki..Savunmamız deyim yerindeyse evlere şenlikti.Yediğimiz bu sayılar gerçekten klasımıza yakışmıyordu.Sezon başından beri klasikleşmiş olan sorunumuz,rakipte hareketli,atletik bir oyuncu olduğu zaman onu bir türlü durduramıyoruz,bir türlü önlem alamıyoruz..Uzunlarımız diğerlerine göre hızlı değil tamam;ama kısalarda da böyle bir eşleşme olduğu zaman yinede sorun yaşıyoruz.Bunun en büyük nedeni savunma savunma ve savunma.Rakibi biraz korkutacak,yıldıracak savunma yapsak bunların hiçbiri olmayacak.Ayrıca yine hücum ribauntları maçın başından beri başımızı ağrıttı.Rakip uzunları geçtim,rakip kısalarına bile hücum ribaundu vermeye başladık.Savunma ve hücumda tam anlamıyla düştük.Rakibe boş üçlük şansı vermeye başladık.Rakibe karşı hareketlenmeyi geçtim,öylece baktık şutları kullanırlarken.Buda konsantrasyonun tamamen bittiğini gösteriyordu.Her şey kötü gitmeye başlamışken Birsel’in 5.45 kala aldığı 4. faul tuz biber ekiyordu bunların üstüne.Maçın en kritik anı,kader anı skor 80-76 lehimize iken Montgomery'nin çemberin içinde 2 kez dolanıp çıkan topuydu.Bana neredeyse kalp krizi geçirtecek olan bu atış girseydi neler olurdu,düşünmek bile istemiyorum.Tabi bu pozisyon öncesinde de hücum yaptığımız sırada Nevriye’nin koluna vurup topu çalan Melvin’e faul çalmayan hakemler belkide sezonun gidişatına etki edecek bir karara imza atacaktı !!! Bu kaçan üçlükten sonra Matovic’in aldığı basket faul bize çok büyük bir nefes aldırıyordu 83-76..Tarsus buradan sonra farkı azaltmak için acele bir şekilde üçlükler kullandı;ama bu atışlar girmeyince maçı 86-78 kazanan kraliçelerimiz normal sezonu lider bitiriyor ve play-off ta karşılaşacağı tüm rakiplere karşı saha avantajınıda sahip oluyordu.

Maçın yıldızı hiç kuşkusuz Penny Taylor’dı.26 sayı 8 ribaund 4 asist ile muazzam bir performans göstererek takımı ayakta tutan isim oldu.Diğer dağılımlar ise;

Zane Tamane 6 (2 ribaund), Birsel Vardarlı 7 (4 ribaund-7 asist), Esmeral Tunçluer 2 (1 asist), Kübra Siyahdemir 2 (1 ribaund), Nevriye Yılmaz 15 (10 ribaund-3 asist), Ivana Matovic 17 (3 ribaund-6 asist), Nevin Nevlin 2 (1 ribaund), Cappie Pondexter 9 (6 ribaund- 1 asist)

Playoffdaki rakibimiz Homend Antakya Bld. oldu.İlk maçımız 21 Mart Çarşamba günü Caferağa’da.Yolunuz açık olsun kraliçeler.İnşallah bu playoffların sonunda üst üste 7. şampiyonluğumuza ulaşmış olacağız.Bu turu geçtiğimiz takdirde rakibimiz Mersin-Botaş serisinden gelecek takım olacak.

Son bölüm kaybettiğimiz Türkiye Kupası ile ilgili.Finali kaybettiğimiz için değil totem yapıp maçı izlemediğim için yazı yazamadım. (Buda bana iyi bir ders oldu.Artık bu tip maçları kalp ağrısı,stres ve gerilim içinde de olsa izleyeceğim.) Ee haliyle yenilince moraller bozuldu ve maçın tekrarını izlemek gelmedi içimden.Yinede izlemeden yorum yapmak pek sağlıklı olmasada,internette okuduğum yorumlar ve maçla ilgili istatistiklere baktığımızda bir iki şey söylemek lazım.Periyot skorlarına baktığımızda;2 periyot iyi 2 periyot kötü oynadığımız bir maç olmuş.Maç içinde çok keskin şekilde değişen bir performans gösterdiğimiz skorlara baktığımızda ortaya çıkıyor.Ayrıca Galatasaray MP pota altı etkinliğimizi azaltmak için maçın hemen hemen her anında alan savunması uygulamış ve başarılı olmuş.Ara ara yazılarda değindiğimiz konu olan dış atışa yönelmek zorunda kalacağımız zamanlarda,üçlük yüzdemiz başımızı ağrıtabilir demiştik.Bugünkü Tarsus maçında rakibimiz bu yüzden alan savunmasına dönmüştü.Birsel bomboş durumda üçlükleri kaçırmış yorumlara baktığımızda.Kesinlikle ve kesinlikle üçlük yüzdemizi düzeltmemiz gerekiyor.Çünkü artık herkes bize karşı alan savunmasını mutlaka uygulayacaktır.Topu pota altına indirip oynamak tabiki güzel bir düşünce.Sayı bulmanın en garanti en sağlam yolu budur.Ama rakip pota altını kapattığı zamanlarda mecburen yöneleceğimiz dış atışlarda iyi bir ortalama yakalamak şart.Birde çokça hücum ribaundu vermişiz rakibe.Zaten Tina Charles ve Fowles gibi standart üstü uzunlara karşı bu durumda pek yapabileceğiniz bir şey kalmıyor.Hemen hemen her hücumda rakibe 2 kez potaya gitme şansı tanırsanız maçı kaybetmek kaçınılmaz oluyor.Sporun doğası gereği kaybetmekte var kazanmakta.Beni en çok üzen olay sezon başında Cumhurbaşkanlığı Kupası ve şimdide Türkiye Kupası olmak üzere tek rakibimiz olan Galatasaray MP’ye bu sezon şimdiden 2 kupa vermemiz oldu.Kraliçelerin canı sağolsun..Zaten senelerden beri ambargo koymuşlardı bu kupalara.Bu kupaların rövanşını ligde şampiyon olarak alacağımıza inancım ve güvenim tam….

10 Mart 2012

Kupaya 1 Kala !!! Fenerbahçe 83-68 Mersin Büyükşehir Belediyesi


Potanın kraliçeleri Spor Toto Kadınlar Türkiye Kupası yarı final maçında Mersin Bşb.’yi 83-68 mağlup ederek finale yükseldi.Finaldeki rakibimiz Botaş’ı 85-66 yenen Galatasaray MP. oldu.

Maça hızlı başlayan taraf Mersin takımıydı.İlk dakikalarda yaptıkları hücumlardan hiç boş dönmediler.Hücuma hızlı bir şekilde çıkıp,biz savunmada sete yerleşmeden sayı buldular.Aynı şekilde bizde hızlı hücumlarla sayılar buluyorduk.Dikkat çeken nokta,sete set hücumlarda,yani oturmuş savunmaya karşı yapılan hücumlarda hem biz hem Mersin hücum etmekte zorlanıyordu.İlk 5 dakikalık bölüm geçildiğinde Mersin’in 4 sayılık üstünlüğü vardı.Bu dakikadan sonra savunmada vidaları sıkan kraliçeler rakibi karşısında 11-2 lik bir seri yakalayıp,ilk periyodu 19-14 önde kapatıyordu.Bu periyotta skor yükümüzü Penny-Angel-Matovic üçlüsü çekiyordu.Penny ve Angel içeri penetre ederek delici güçleriyle rakibin savunmasını aşarken,kupanın ilk maçında verim alamadığımız Matovic’i pota altında etkin bir şekilde kullanıp öne geçmeyi başarıyorduk.

2. periyotta Mersin maçı bırakmayacağını gösteriyordu.Farkı bir ara 2 ye kadar indirip,maça ortak olmak istediler.Ama bu periyotta ise ipleri ele alan bir Cappie vardı sahada.Rakibin skorda daha fazla yaklaşmasına izin vermedi.Ayrıca bu oyununu dört gözle beklediğimiz Birsel’de skora katkı vermeye başlayınca farkı çift hanelere taşıdık.Birde Mersin’in pota altında boş şutları kaçırdığınıda söylemekte fayda var.Zira bu kaçan atışlardan sonra hemen hızlı hücuma çıkıp farkın azaldığı dakikalarda tekrar kontrolü elimizde tutmayı başardık.Son dakikalarda yakaladığımız seriler ile ilk yarıyı 44-34 önde kapattık.

3. periyota fırtına gibi girip farkı 20 lere kadar çıkarttık;ama bizde bölüm bölüm kopmalar yaşanınca Mersin 20 nin altına çekmeyi başardı farkı.Larkins ve Zellous ile maça tutumaya çalışsalarda,Penny yine oyuna ağırlığını koyarak buna izin vermedi.Ayrıca yaptığımız iyi savunma Mersin’i hücumda bir süre kitledi.Final periyoduna 66-48 önde giren kraliçeler,finale bir adım daha yaklaşıyordu.

Son periyotta her iki takımda karşılıklı sayılar buldu.İlk dakikalarda farkı sabit tutup rakibin az olan umutlarını iyice tükettik.Ligde yenildiğimiz maçta harikalar yaratan Tuğba Palazoğlu’nu bu maçta iyi savunduk ve Tuğba anca son periyotta atabildi sayılarını.Savunmada gevşemeyip,tam konsantrasyonla oynadığımız bu periyotta son dakikalara 19 sayı farkla önde girdik.Skorun verdiği bu rahatlıkla son anlarda koç genç oyuncularımızı sahaya sürdü.Maçtan 83-68 galip ayrılarak finale yükseldik.

Maçın bazı bölümlerinde Mersin Bşb. sert savunma yapıp,hücumda yüzdeli oynasada kalite farkı ortaya çıktı ve kraliçelerimiz belli dönemler dışında iyi bir maç çıkararak finale kalan ekip oldu.Mersin hücum ederken bizi switching değişmeli savunmaya zorluyor ve bu değişimlerden sonra birebir eşleşmelerden avantaj sağlamaya çalışıyordu.Bazen başarılı olsalarda,kolay şutları kaçırıp dönen toplarda hızlı hücum yapan takımımız karşısında sayıyı yiyorlardı.

Oyuncu performanlarını değerlendirirsek;Angel yine harika bir maç çıkardı.Özlediğimiz ve beklediğimiz oyununu yani;güçlü fiziğini kullanarak içeri penetre ederek sayıları buldu (19 sayı 4 ribaunt 1 sayı) Potaya gidemediği zamanlarda ise rakibe faul aldırtmayı başardı.Penny’de içeriyi çok iyi zorladı.Korkusuzca içeri katederek,zor pozisyonlarda sayıları bulmayı başardı (17 sayı 3 ribaunt 2 asist) Matovic ilk maça nazaran çok üstün bir performans sergiledi hücumda.Bu performansının karşılığınıda maçın MVP si seçilerek aldı. (22 sayı 4 ribaunt 2 asist)


Birsel nihayet kendine geldi ve maçın kırılma anlarında attığı kritik sayılarla takıma katkısını verdi (6 sayı 2 ribaunt 2 asist) 2. periyotta farkın açılmasında başrol oynayan Cappie takıma ısındığını,alıştığını gösteriyordu (11 sayı 3 ribaunt 2 asist) Nevin ise; ona verdiğimiz yanlış paslar başımızı ağrıttı bazen.Potadan uzaktayken ya da hızlı bir şekilde sayıyı atması gerektiği yerlerde topu Nevin ile buluşturmak isteyince,top kayıpları kaçınılmaz oldu.Nevin’e asist yapacak oyuncu boyalı alana kadar topu sürüp,rakip savunmanın dengesini bozduktan sonra pası vermeli.Onun dışında sayı bulması zorlaşıyor Nevin’in.Çünkü gerçekten çok ağır bir oyuncu.Ancak bu şekilde rahat sayı bulabilir.

Şimdi kupa için önümüzde tek engel kaldı : Galatasaray MP..Bu maçların havası farklı olur.Kraliçelerimiz bu maçta %100 performanslarını sahaya yansıtacaklardır.Pazar günü oynanacak karşılaşmanın saatide tam bir muamma..TBF’nin sitesinde maçın başlama saati 14.00 diye gözükürken,resmi sitede ise 15.00..Neyse illa ki öğrenilir yarın..Bu zorlu mücadelede kraliçelere sonsuz başarılar diliyorum.Gereken mücadeleyi vereceklerinde şüphem yok.Umarın gülen taraf biz oluruz.

8 Mart 2012

Yarı Finaldeyiz : Fenerbahçe 70-59 Ceyhan Belediye...


Kraliçelerimiz Türkiye Kupası çeyrek final maçında,ligin dişli ekiplerinden Ceyhan Belediyesi’ni 70-59 yenerek adını yarı finale yazdırdı.Yarı finaldeki rakibimiz Optimum Ted Kolejliler’i 56-49 mağlup eden Mersin Bşb. oldu.

Maça her zamanki klasik beşimiz (Birsel-Penny-Angel-Nevriye-Matovic) ile başladık.İlk 1.5 dakikalık süre içerisinde her iki takımda sayı bulamadı.Aslında hücumdaki bu kötü yüzdeler maçın nasıl geçeceğinin habercisi gibiydi.1.periyotta topu boyalı alana indirmemize izin vermedi Ceyhan takımı.Buda top kaybı yapmamıza neden oldu.Nevriye ve Matovic’e gitmeyen paslar sonrası Ceyhan hızlı hücuma çıkıyor;ama onlarda hücumda istedikleri performansı sergileyemiyordu.Israrlı denemeler sonucu pota altında nihayet topu Angel ile buluşturuyor ve akabinde Angel sadece sayı bulmakla kalmıyor,birinci periyotta tam 3 kez basket faul alarak ekstra sayılar kazandırıyordu bize.Başabaş giden maçta Angel’ın katkılarıyla farkı 5 e çıkarınca (11-6) Ceyhan koçu mola alıyor,bu moladan sonra çok iyi bir geri dönüş yapan Ceyhan 5-0 lık bir seri ile tekrar maça ortak oluyordu.Ama bu dakikadan sonra vites yükselten takımımız 13-0 lık bir seri ile skoru 24-11 e getiriyordu.Son dakikalarda oyuna girenlerden özellikle Cappie bu dakikalarda skorer oyunuyla farkın açılmasında Angel ile birlikte başroldeydi.Son saniyede yediğimiz baskete engel olamayınca ilk periyodu 24-13 önde geçiyorduk.

2. periyoda iyi başlayıp farkı 15 lere kadar çıkarttık.Angel,Cappie ve Esmeral sayılarına devam ediyordu.Ama ilerleyen dakikalarda hücumda yine düşmeler yaşıyorduk.İnanılmaz bir şekilde bomboş turnikeleri,şutları kaçırmaya başladık.Aynı şekilde Ceyhan Bld. hücuma çıktıklarında yaptıkları pas hatalarıyla skor üretemiyorlardı.İlk yarının son anlarında kıpırdamaya başlayan Ceyhan Bld. bir anda 7-0 lık seriyle farkı tek haneli sayılara indirmeyi başarıyordu 38-29..Lacy ve Jackson ipleri eline aldı,içeri penetrelerle pota altımıza çok rahat girip sayıları buldular.İlk yarı sonunda hücumdaki düşük yüzdemiz istatistiklerde bariz bir şekilde ortadaydı.12/32 ile 2 sayılık atışlarda %37 gibi çok düşük bir oranla oynamışken,3 lük atışlarda ise sadece Birsel’in sayısıyla 1/3 isabetle oynuyorduk.

3. periyoda Ceyhan Bld. Ceyda’nın üst üste attığı 2 üçlüğü ile başlayıp maça bir anda ortak oldular.Bizi bu krizden maçın yıldızı Angel çıkartıyordu.Art arda bulduğu sayılar ile rahat bir nefes almamızı sağlıyor,farkı tekrar yukarılara çekiyordu.Ayrıca bu periyot,kendi aleyhimize çalınan faullerle dolu bir periyot oluyordu.Savunmada yaptığımız her harekete,her müdahaleye ısrarla faul çalan bir hakem yönetimi seyrettik.Savunmada direncimiz ister istemez düştü doğal olarak.Ceyhan sıkça faul çizgisine geldi.Ama Allah’tan orda da çok kötü bir yüzdeyle oynadılar.Bizim için kötü haber,daha periyodun bitmesine 5 dakika kala Penny 4. faulünü almıştı.Çok kolay çok basit düdükler çalınmaya başlamıştı…Bir diğer konu ise,Ceyhan’a hücum ribaundlarında cömert davranmamız.Üst üste hücum ribauntların verip rakibimizin en az 2 kez hücum etmesini sağlıyorduk,hatta bir pozisyonda 3 kez hücum ribaundu çekmeyi başardılar.Ama dediğim gibi maçın genelinde her iki takımda kötü bir hücum yüzdesine sahip olunca bu şansları pek iyi kullanamadı Ceyhan Bld. Final periyoduna 60-46 önde giriyorduk.

Son periyotta hücumda o kadar etkisizdik ki;6 dakikada sadece 2 sayı bulabildik.Ceyhan ise bu sürede 9 sayı bularak farkı tekrar tek haneli sayılara indirdi 62-55..Aslında bu süre içinde hücumda şut imkanı bulduk;ama takımımız gününde olmayınca skor bulmakta zorlandık.Neyse ki Angel günündeydi de farkın daha fazla kapanmasına izin vermedi.İpleri eline Angel farkı tekrar çift hanelere taşıdı.Angel’a skorda eşlik eden,maçın büyük bölümünde pek iyi bir performans ortaya koyamayan Matovic ile skoru 70-55 e getiriyorduk.Son anlarda Ceyhan 4 sayı daha buldu ve maçı 70-59 kazanan kraliçelerimiz yarı finale yükseldi.

Her iki takımın konsantre olmakta zorlandığı bir maçtı.Çok boş şut imkanı bulmaları hem bizim hem Ceyhan’ın savunmadaki aksaklıkların göstergesiydi.Zaman zaman maçın bazı anlarında pota altını iyi savunup rakibi dış atışa zorladık.Ceyhan Bld. burada da kötü bir yüzdeyle oynayınca bizim işimize geldi.Ama daha sonra pota altı savunmamız gevşeyince,rakip Lacy ve .Jackson gibi hızlı ve atletik oyuncularla boyalı alandan sayı bulmakta zorlanmadılar.Ayrıca verdiğimiz hücum ribauntlarıda cabasıydı.

Herhalde 8 li finaller öncesi rölanti bir oyun sergiliyoruz.Çünkü bu oyun Euroleague için yeterli değil.Birde ligde Galatasaray MP. deplasmanında aldığımız galibiyetten sonra takımda keskin bir düşüşün olduğu ortada.Özellikle Birsel’in düşüşte olması hücumdaki gücümüzü azaltıyor.Şimdi önümüzde Mersin Bşb. ile yarıfinal maçı var.Mersin’i geçip bir sürpriz olmazsa finalde karşılaşacağımız Galatasaray MP. maçında gerçek güçlerini sahaya yansıtacaklardır kraliçelerimiz.Onlara güvenimiz tam.Gerekeni yapacaklardır.Mersin maçı yarın (09.03.2012) 17.15’te başlayacak.

Bu arada ligdeki kritik virajı kaza yapmadan atlattık.TKBL 21. Hafta maçında deplasmanda karşılaştığımız Samsun Basket’i 89-82 yenerek son haftaya lider girdik.Maç yayını olmadığı için izleme şansımız olmadı.İlk yarıyı 24 sayı önde kapatmamıza rağmen 2.yarıda oyuna ağırlığını koyan Samsun farkı eritmeye başladı.Ancak bu yeterli olmadı.Skoru internetten canlı takip eden ben de ekran başında ölüp ölüp dirildim.Sonunda kazanan biz olduk.Normal sezonun liderliği ve saha avantajını garantilemek için sadece 1 maç kaldı.Normal sezonun son haftasında yani 22. Hafta mücadelesinde,18 Mart Pazar günü saat 16.00’da Caferağa’da Tarsus’u konuk edeceğiz.Bu maçı kazandığımız takdirde liderliğin yanı sıra çok büyük öneme sahip olan saha avantajının sahibi olacağız.

Son kısım Angel için.2 teyzesini birden kaybeden,üst üste aldığı acı haberlere rağmen, takımını hem Samsun’da hem de Türkiye Kupası’nda yalnız bırakmadı.Üstüne müthiş bir performans sergilediği Ceyhan maçının MVP’si seçildi.Ne söylesek az gelir.Yürekten,kocaman alkışlar Angel için.İyi ki varsın !!!


2 Mart 2012

Taraftara (?!?) Rağmen Fenerbahçe 71-65 Beşiktaş


Potanın kraliçeleri TKBL 20. hafta mücadelesinde Caferağa’da konuk ettiği Beşiktaş’ı 71-65 yenerek liderliğini sürdürdü.

Birsel-Penny-Angel-Nevin-Matovic beşi ile başladığımız maçın ilk periyodunda,her iki takımda ilk dakikalarda karşılıklı sayılar buldular.Beşiktaş Yasemin ve Ebony ile skor üretirken,biz ise Angel ve Penny ile buna karşılık veriyorduk.En iyi yaptığımız organizasyon olan boyalı alan hücumlarını periyodun genelinde uygulamıyorduk.Bir türlü pota altında uzunlarımızı topla buluşturamıyorduk.Nadirende olsa topu boyalı alan indirdiğimizde ise maça etkisiz başlayan Matovic’in 2 kez hatalı yürüme yapmasından dolayı top kaybı yaşıyorduk. Beşiktaş bir ara farkı 3 sayıya çıkarsada,iyi bir geri dönüş yapan takımımız skorda öne geçmeyi başarıyordu.Geri dönüşte pota altını kullanmaya başlamamız en önemli etkendi.Nevin ile üst üste sayılar bulup öne geçmeyi başardık.Bu dakikalarda farkı çift haneli sayılara taşıma fırsatını teptik.Gereksiz yere acele ve panik halinde hücum etmeyi düşündük.Ayrıca Angel’ın 3 kez fantastik turnike denemelerinden dolayıda skor bulamadık.Son saniyelerde basketi bulan Beşiktaş farkı ikiye indirdi ve periyodu kraliçelerimiz 18-16 önde kapattı.

İkinci periyodun ilk dakikalarında savunmada toparlanmış gözüksekte,hücumda boş atışları kaçırdık.5.5 dakikalık süre boyunca sadece 5 sayı bulan takımımız potasında ise 13 sayı görüyordu ve Beşiktaş 6 farkla öne geçiyordu 23-29…Geriye düşen potanın kraliçeleri tekrar silkelendi;Penny,Nevin,Matovic üçlüsünün skorer oyunuyla maçta dengeyi buldu ve ilk yarı 35-35 lik eşitlikle geçildi.İlk yarıda hücumda ve savunmada kötü bir oyun sergiledik.Ara ara toparlanma sinyalleri versekte,istikrarsız bir oyun oynadık.Özellikle savunmadaki kopukluk dikkat çekiyordu.

Üçüncü periyotta her iki takımın çok kötü bir hücum yüzdesiyle oynaması dikkat çekiyordu.4.5 dakikalık süre içerisinde her iki takımda kendileri adına 4 sayı bulabiliyordu sadece.Ayrıca bu periyotta bulduğumuz sayıların çoğunluğu faul çizgisinden geldi.Maçın kırılma,kader anları Penny ile Birsel’in kaptıkları toplar sonrasında attığımız sayılar ve Vandersloot’un aldığı teknik fauldü.Bulduğumuz sayılar takıma biraz hareketlilik getirdi.Savunmada rakibe baskı uygulayınca hücumdan boş döndüler ve farkı açmaya başladık.Bu kadar kötü yüzdeyle hücum etmemize rağmen 9 sayı farka ulaşmamız bizim için güzel bir gelişmeydi.Son 1.45 kala her iki takımında sayı bulamadığını söyleyelim.Final periyoduna takımımız 50-41 önde giriyordu.

Son periyoda Beşiktaş çok iyi başladı ve yakaladıkları 6-0 lık seri ile farkı 3 e indirdiler.Pota altında oyuna ağırlığını koyan Ebony ve Yasemin dışında dış atışlarda da etkili olan Beşiktaş tekrar maça ortak oldu.Bir anda farkın bu kadar erimesiyle yine strese,panğe kapıldık.Hücumdaki ritmimizi kaybettik.Zaten kötü olan hücum yüzdemizin yanına,yanlış pas tercihleride eklenince,Beşiktaş’ın geri dönüşüne reaksiyon veremedik.Daha sonra bizi krizden çıkaran,ilk 3 periyot boyunca pek varlık gösteremeyen Matovic’in sayıları oldu.Ayrıca Penny soğukkanlılığı ile duruma el koydu ve takıma bu dakikalarda varlığıyla güç verdi.Ancak takımımız istenen performansı yine gösteremedi ve Beşiktaş farkı 1 e indirince koç mola aldı.Mola sonrası oyuna iyi döndük Penny ve Matovic ile sayılar bulduk;ama Beşiktaş’ın maçı bırakmaya niyeti yoktu.Wiggins ve Yasemin’in sayıları ile maça tutunmaya çalışsalarda,1.51 kala 4 sayı öndeyken Penny’nin aldığı basket faul maça son noktayı koydu 69-62…Birazdan değineceğim taraftarın takıma verdiği zarar yüzünden maç 1.09 kala durdu..Bir süre sonra yeniden başlayan maçta son dakika karşılıklı sayılarla geçti.Zorlu bir mücadelenin ardından kraliçelerimiz maçı 71-65 kazandı ve normal sezonun bitmesine 2 hafta kala liderliğini devam ettirdi.

Takımın genel durumuna bakarsak,sadece 8-9 dakikasını iyi oynadığımız bir maçı geride bıraktık.Maç içinde çok gel gitler yaşadık.Hücumda günümüzde değildik.Sezon ortalamız 80’nin üzerinde ve bu maçta anca 71 sayı atabilmişiz.Buda hücumda ne kadar kötü bir yüzdeyle oynadığımızı gösteriyor.Savunmada da durum pek parlak değildi.Rakibe iyi baskı kuramadık,boş şut imkanı verdik,şutlara el göstermedik.Rakibin pota altı oyuncularına önlem almadık.Hem boyalı alandan hem yüksek posttan skor üretmelerine engel olamadık.

Bireysel performanslara gelirsek;Penny neden iyi ve büyük oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi.O kadar akıllı,zeki ve soğukkanlı oynuyor ki...Sorumluluk almaktan asla kaçmıyor.Maçın kuşkusuz yıldızıydı.Nevin son maçlarda yükselen performansını sürdürdü.İlk yarıda ve ikinci yarının başında oyunda kaldığı süre içerisinde takıma çok iyi katkı verdi.Matovic’in skor üretemediği dakikalarda kritik sayılar attı ve savunmadaki gayreti,aldığı ribauntlar ile üzerine düşeni yaptı.Matovic kötü başladığı maçı son periyottaki iyi oyunuyla tamamladı.Özellikle Beşiktaş’ın farkı azalttığı son çeyrekte hücumda güvendiğimiz isim oldu.Zor ve kritik şutları sokarak galibiyetin bize gelmesini sağladı.Angel skorer bir oyun sergiledi her zamanki gibi.Ama daha ilk periyotta farkı çift hanelere taşıma şansını,denediği fantastik turnikeler yüzünden değerlendirememiştik.Başabaş giden bir maçta daha dikkatli olması gerekiyor.Kolayca sayıyı atmak varken bu tür risklere girmesi takıma zarar veriyor.Birsel’in ise performansındaki düşüş gözlerden kaçmıyor.Son maçlarda çok ciddi bir form düşüklüğü yaşıyor.Bir an önce toparlanması şart.Önümüzde zorlu bir süreç var.Avrupa’nın en iyi guardına ihtiyacımız var.Nevriye ise sakatlıktan çıkmanın verdiği etkileri taşıyor.O’nu sahada görmek güzel.İnşallah bir daha sakatlık yaşamaz.

Ve gelelim bazı taraftarlara (?!?)..Aslında maçın önüne geçtiler yaptıklarıyla.Maçın hemen başında sahaya atılan konfetiler bir nevi anlayışla karşılanabilir.Hava atışından önce yapılsa daha iyi olurdu tabiki,sayımızı yediler sonuçta.Dediğim gibi buna bir şey denmeyebilir.Ama tam tempoyu yakaladığımız anlarda,birkaç kez sahaya tek tük atılan konfetiler yüzünden maç durdu ve takıma zarar vermeye başladı.Oyunu engellediği için doğal olarak hakemler anons yaptırdı.Göz göre göre bunu yapanlar Fenerbahçeliyim diye ortalıkta dolanmasınlar !!! Asıl olay maçın bitmesine 1.09 kala yaşandı.Demin bahsettiğim gibi hakemlerin kaç defa anons yaptırdığı ortadayken,en ufak şeyde içeri girecekleri ayan beyan ortadayken,hatta ve hatta maçın iptali,hükmen yenilgi ihtimali ortadayken küfür edilip hakemlerin maçı durdurmasına sebep olmak hiçbir şeyle izah edilemez.Takım sabote edilmiştir.Açık ve net !!! Ayrıca bununla yetinmeyip Ömer Koçsan gibi bir Fenerbahçe emekçisine maç sonunda yapılan iğrenç,mide bulandırıcı hakaretlerle iyice hadler aşıldı.Maçı salondan izlediğim için bu tepkini nedenini anlayamadım;ama daha sonra maçın tekrarını tvden izlediğimde tepki gösterilecek hiçbir şeyin olmadığını gördüm.Ömer Koçsan takımı ve galibiyeti sabote etmek isteyenlere sadece ‘’YAZIKLAR OLSUN’’ demiştir ve gayette haklı bir sitemde bulunmuştur.Ceza alacağımız zaten garanti.Normal sezonu lider bitirmek için sadece 2 maç kaldı ve bu maçların sonuncusu yani Tarsus maçı kendi sahamızda.Bu kritik maçta alınacak kötü bir sonuç,saha avantajının Galatasaray MP’ye gitmesi demek.

Keşke bunlar yaşanmasaydı,neyse lige geri dönersek çok kritik bir deplasman bizi bekliyor.Ligin dişli ekiplerinden Samsun Basketbol ile 3 Mart Cumartesi günü oynayacağımız maç sezonun en önemli maçı.Saha avantajını kaybetmemek için mutlak kazanmamız gereken bir maç.Takımımızın bazı maçlarda yaşadığı konsantrasyon eksikliğini bu maçta yaşamaması lazım.Çünkü bu maçın telafisi yok.Saat 16.00 da başlayacak bu zorlu mücadelede kraliçelere sonsuz başarıla diliyorum..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...