24 Nisan 2012

İşte Takım İşte Şampiyon İşte FENERBAHÇE !!!



Kraliçelerimiz TKBL play off final serisi 4. maçında deplasmanda karşılaştığı Galatasaray MP’yi 86-96 yenerek,durumu 3-1 e getirdi ve üst üste 7. toplamda 10. kez şampiyonluğa ulaştı.

Kendi adıma konuşuyorum tarihe geçen bir maç oldu.Yıllar boyu nesilden nesile anlatılacak bir maç.Son periyoda 10 sayıda geride gir;sonra gel maçı 10 sayı farkla kazan ve rakibinin sahasında şampiyon olup kupayı orada kaldır !!! Öyle bir son periyot oynadık ki;Galatasaray MP’li oyuncular şaşkına döndü.

Aslında çok kötü başladığımız bir maçtı.Yine boyalı alanda üstünlüğü onlara vermiştik.Hücumda her topu pota altına indirip,oradan skor ürettiler.Sayı bulmakta hiç zorlanmadılar desek doğru olur.Buna ek olarak dış atışlarda da çok yüzdeli attılar.Bizde ise yine düzen dışı bir oyun,bireysel zorlamalara kalmış hücumlar vardı.Birsel-Angel-Cappie pek varlık gösteremedi.Bir tek Matovic ile etkili olabiliyorduk.Yine kötü bir şut yüzdesiyle oynayınca ilk periyotta 24-14 geriye düştük.2. periyotta toparlanma sinyalleri verdik.Birsel’in etkisiz bir oyun göstermesi nedeniyle koç  Esmeral’i ve savunmada daha agresif olmak için Tamane’yi oyuna soktu.Esmeral’den nihayet bekledğimiz katkıyı almaya başladık.Attığı üçlükle bize hayat veren Esmeral’in yanına Cappie’de eklenince geri döndük ve hatta 1 sayıda öne geçtik.Ama yapılan oyuncu değişiklikleri,ivme yakalamış oyuncuların kenara gelmesiyle 7-0 bir seri yedik ve ilk yarıyı  47-41 geride kapadık.Galatasaray MP daha derli toplu görüntü çiziyordu.Taurasi,Işıl,hatta Bahar bile asist yapıyordu.Ki bu asistlerin çoğu Fowles’a idi.Yüksek postta topla buluştuklarında hiç vakit kaybetmeden topu Fowles’a indirip sayıyı buluyorlardı.

3. periyotta yine Galatasaray MP oyunun hakimiydi.Hücum  ribauntlarını alıp yakaladıkları 2. şansları çok iyi değerlendiriyor yine farkı açıyorlardı.Özellikle Taurasi yine imkansız şutları,üçlükleri atmaya devam ediyordu.Birde Şaziye’nin sayılarıya ekstra katkı aldılar.Biz ise daha çok Cappie ve Angel üzerinden oynuyorduk.Bu hücumların çoğu bireysel zorlamalarla son buluyor ve sayı bulmakta zorlanıyorduk.Bir tek Cappie içeri penetrelerle faul aldırtmayı başarıyordu rakibe.Bir ara farkı 3 e kadar indirmeyi başarsakta,savunmada gereken sertliği göstermediğimiz için fark bir anda yine çift haneli sayılara çıkıyordu.Tabi burada bizim hatamızda vardı.Savunmada iyi organize olamadık.Ama kraliçelerimizin en ufak müdahalesine faul çalan hakemler,rakip oyuncuların elleriyle vura vura savunma yapmasını görmezden geliyorlardı.Birsel bile çıldırdı hakemlerle hararetli bir şekilde diyaloğa girdi.Periyodun bitmesine 1.37 kala skor 65-54 Galatasaray MP lehine iken koç yine çalınmayan faule artık dayanamadı..Hem hakemlerin artık kendilerine çeki düzen vermesi için,hem de takımı ateşlemek için bilinçli bir şekilde teknik faul aldı (Bu teknik faulden sonra aklıma direk Euroleague’de deplasmanda oynadığımız Sopron maçı geldi.Bu maçtada rakibin sert müdahalelerine taviz gösteren hakemler,kendilerine itiraz eden koça teknik faul çalmıştı.O dakikadan sonra hakemlerin yönetimi daha adil olmuştu.) Maçın çokça olan kırılma anlarından biride buydu.Faullerden ve kenardan topu soktuktan sonra Galatasaray MP üst üste 4 sayı bulup farkı 15 e çıkardı (69-54) Devamında yaptığımız ilk hücumda Nevriye’nin attığı sayı birazdan başlayacak Fenerbahçe fırtınasının kıvılcımı niteliğindeydi.Bahar’ın kendisine yaptığı savunmaya sert bir şekilde yanıt verdi ve kurtulduktan sonra sayıyı buldu.Cappie’nin 2 üçlüğü ve Nevriye’nin sayısı ile 1 dakika içinde 8 sayı bulduk.Galatasaray MP ise buna Şaziye’nin üçlüğüyle cevap verdi ve son periyoda girerken Galatasaray MP’nin 72-62 üstünlüğü vardı.

Ve bir tarihin yazıldığı,çubuklu formanın parçalı forma karşısında yine zafere ulaştığı son periyot…Savunmada sertliğin dozajını arttırarak ve Tamane’nin oyuna girmesiyle ön sahada baskı kurarak başladık.Tamane ile çok iyi baskı kurduk ve rahat oyun kurmalarını engelledikBirde Tamane rakip uzunları öyle güzel savundu ki,top aldırtmadı,nefes bile aldırtmadı.Sahadaki herkes sertliğe sertlikle cevap vermeye başladı.Galatasaray MP neye uğradığını şaşırdı.Maçın başından beri bulduğu kolay sayıları atamadılar bu sefer.Sadece Taurasi ve Şaziye’nin mucizevi şekilde verdiği katkıyla direnmeye çalıştılar.Ama maçın bitmesine 5.38 kala Taurasi’yi devre dışı bırakan,Taurasi’nin fişini çeken isim Angel oldu.Öyle bir blok yaptı ki Taurasi’ye,resmen feleğini şaşırttı.O dakikadan sonra sadece 2 sayı (bunuda faul çizgisinden buldu) atabilen Taurasi devre dışı kalınca rakibin skor opsiyonu kalmadı.Birde bu dakikalarda Taurasi’nin içine Arif kaçmış olacak ki,kendini yerden yere atıp faul almaya çalıştı.Komik,gülünç duruma düştü..4.54 kala farkı 3 e kadar indirdik 78-75..Angel oyuna ağırlığını koymaya başladı,Birsel takımı çok iyi yönetmeye başladı.Tamane savunmadaki katkısının yanı sıra hücumda da etkili olmaya başladı.3.17 kala Birsel’in 2 serbest atışıyla eşitliği yakaladı kraliçeler.İyice oyundan kopan Galatasaray MP bu sayıdan sonra topu oyuna soktu;ama Birsel Işıl’ın elinden topu söke söke aldı ve Tamane’ye asist yaparak skoru 81-83 lehimize getirdi ve bizleri tv başında coşturdu.Taurasi’nin faul atışlarıyla nefes aldığını sanan Galatasaray MP skoru 83-83 e getirdi.Ve maçın başka bir kırılma anı olan pozisyonda bu sefer başrole çıkan oyuncumuz Cappie’ydi..2.09 kala skor 83-83 iken üst üste 2 kez Taurasi’den topu kapan Cappie turnikeleri Galatasaray MP potasına bırakıyor  ve skoru 83-87 ye getiriyordu.Kalan dakikalarda sadece Şaziye’nin üçlüğüyle sayı bulan Galatasaray MP karşısında kraliçelerimiz taktik faulleri iyi değerlendirdi,maçı 86-96 kazandı,seriyi 3-1 e getirdi ve üst üste 7 toplamda 10. kez şampiyonluğa ulaştı.

Maç bittiğinde öyle bir duygu yoğunluğu yaşadım ki..Gözler doldu,damlalar süzüldü.Büyük başkana armağan olsun bu şampiyonluk.Gözbebeği olan bu şube,evlatları,kızları onu mahçup etmedi.Aziz Yıldırım başkanlık dönemindeki ilk kupasını bu şubeyle kazanmıştı.İlginç bir tesadüf;TKBL’deki ilk şampiyonluğumuzu Galatasaray’a karşı kazandığımız 19 Nisan 1999 tarihinden tam 13 yıl sonra 19 Nisan 2012’de tekrar Abdi İpekçi’de yine Galatasaray’ı yenerek şampiyon olduk.İlk şampiyonluğumuzda sahada oyuncu olarak yer alan menajerimiz Didem Akın,bu maçta teknik heyet olarak sahanın kenarındaydı.



Maçın yıldızını söylemeye gerek yok.Sahada ter döken bütün oyuncularımız maçın yıldızıydı.Takım olarak kötü oynadıkları bir maçta,kendi benliklerini hatırlayıp,rakipten daha güçlü olduklarını hatırlayıp ayağa kalktılar ve tarih yazdılar.Son periyotta 14-34 lük bir üstünlük kurmuşuz.İnanılmaz bir geri dönüş,inanılmaz bir hırs,inanılmaz bir mücadele…Fenerbahçe Spor Kulübü’nün her zaman yüz akı,gururu oldular ve olmayada devam edecekler.Galatasaray MP ligdeki üstünlüğümüzü,hegemonyamızı kırmak için çok büyük paralar harcadı.ABD Milli takımının ik beşinde oynayan 3 oyuncuyu kadrosuna kattılar.Ama yine olmadı yine olmadı.Yıllardan beri üstüne koyarak giden kraliçeler takım olma olgusunun her zaman galip geleceğini,yıldız oyuncu transfer etmekle bu işin olmayacağını bir kez daha cümle aleme gösterdi !!!

Maçın istatistiklerinede göz atarsak;Birsel 10 sayı 8 asist 5 ribaunt, Cappie 29 sayı 3 asist 4 ribaunt, Angel 24 sayı 9 ribaunt 3 asist, Matovic 8 sayı 5 ribaunt 3 asist, Nevriye 10 sayı 5 ribaunt 1 asist, Tamane 12 sayı 3 ribaunt 4 asist, Esmeral 3 sayı ile karşılaşmayı tamamladılar…Fenerbahçe’den gözyaşları içinde ayrılan,giderken kalbini burada bırakan,bir gün mutlaka geri döneceğim diyen Cappie final serisinin hiç kuşkusuz en önemli yıldızlarından biriydi.4 maçlık seride 22.75 lik sayı ortalaması tutturdu.Mersin ile oynadığımız yarıfinal serisinde bugünlerin sinyalini vermişti sergilediği performansla.Tamane ise son maçta sessiz ve derinden gelerek verdiği katkıyla maçı koparmamızda en önemli etkendi.Son periyotta yaptığı savunma,ön sahada Birsel ile yaptığı baskı ve hücumda attığı sayılar hayat verdi bize…

Bir tarafta o formayla kaybetmeye mahkum Taurasi,bir tarafta çubuklunun kıymetini bilen ve kazanan Cappie !!!


Başta George Dikeoulakos ve teknik heyet;

Birsel Vardarlı,Esmeral Tunçluer,Nevriye Yılmaz,Angel Mccoughtry,Cappie Pondexter,Ivana Matovic,Zane Tamane,Penny Taylor,Nevin Nevlin,Elina Babkina,Kübra Siyahdemir,Olcay Çakır,Özge Kavurmacıoğlu,Devran Tanaçan,Emel Türkyılmaz,Cansu Köksal olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyorum.Teşekkürlerimizle Potanın Kraliçeleri !!!

Birsel'in maç sonunda sevinç gözyaşları


Aslında konuşmaya ve yazmaya değmez ama..Yaptığı terbiyesiz harekete rağmen sadece para cezasıyla yırtan,federasyon tarafından açık bir şekilde kollanan,final serisi boyunca yaptığı çirkefliklerle adından söz ettiren (!),hakemleri aşağılayan,dalga geçen Taurasi,Angel’ın yaptığı blokla neye uğradığını şaşırdı.Maçın son anlarında yaptığı 2 top kaybıyla maçı ve şampiyonluğu veren isim oldu.İlahi adalet işte.Bu sezonki şampiyonluk anlamlıydı;ama bu şekilde gelmesi daha da anlamlı oldu…

Son birkaç şey daha eklemek gerekirse;3 Temmuz’dan sonra takımın dağılacağını,şubenin küçülmeye gideceğini söyleyen tarafsız (!) medyaya rağmen,ayrıca takımın belkemiği olan yerli oyuncularımızın kapısında günlerce yatan;ama bu kötü günde kulübü asla terk etmeyiz cevabını alınca bu girişimi yalanlayanlara rağmen bu takım ŞAMPİYON olmuştur.İşte böylesine karakterli,işte böylesine muhteşem bir kişiliğe sahip olan oyuncularla bu şampiyonluk gelmiştir.Hepsine tekrar kocaman alkışlar…

Yorum yok köşesi;

Angel'ın Taurasi'nin beynine beynine yaptığı blok


Ve sezonu özetleyen Cappie'nin klasik sözü : Galatasaray YOK !!!


Not: Biraz video resim paylaşımı fazla oldu ama son olarak maçın 2. yarısını izlemek isteyenler bu linkten izleyebilir.Şampiyonluğun üzerinden 5 gün geçti;ama her izlediğimde tüyler diken diken..

http://www.youtube.com/watch?v=Z_QrsCu1USI

19 Nisan 2012

Yalnızca Bir Tane Şampiyon Olacaksa Bu Benden Başkası Olamaz !!!


Bakışlarım size asla yalan söylemez.

Eğer yalnızca bir tane şampiyon olacaksa, bu benden başkası olamaz.

Çünkü Ben en iyiyim
Ben en iyisinin de iyisiyim

Bütün dünyaya haykırmak istediğim şey bu.

Şampiyon benden başkası olmayacak.

Bana iyi olduğumu söyleyip durmayın, çünkü ben en iyisiyim

Çünkü ben en iyinin de iyisiyim

Eğer benim gözlerime korkusuzca bakamıyorsan, kaybettin demektir.

Gözlerime asla korkusuzca bakamazsın.

Çünkü benim gözlerim,

Bu dünyadaki bütün gözlerden daha korkusuzca bakar

Zorluklar beni asla yıldıramaz,

Çünkü ben imkansıza bayılırım

Eğer en iyi değilsem, hiçbir şey değilim demektir.


Muhammad Ali Clay





Not : Yazacak anlatacak çok şeyimiz var.Adrenalin tavan yaptı,kafayı toparlayıp yarın akşama en geç yazı gelecek inşallah :)

Konsantre Olamayınca...


Kraliçelerimiz TKBL play off final serisi 3. Maçında deplasmanda karşılaştığı Galatasaray MP’ye  92-86 yenildi ve seride durum 2-1 e geldi.
Neden kaybettiğimizi maddeler halinde sıralarsak;
1-Takım bi kere hiç konsantre değildi maça.Bunu kaçırdığımız boş şutlardan anlayabiliyoruz.O kadar kolay ve rahat şut imkanı bulduk ki..Maalesef değerlendiremedik.Tabiki burada oyuncularımızıda anlamak gerekir.Sonuçta onlarda robot değiller.Herkesin kötü bir günü vardır.Bizde onu yaşadık maçta.Bunca şeye rağmen maçı koparabilirdik,geriye düştüğümüz dakikalarda dengeyi sağlayabilirdik.Bu fırsatların hepsini yakaladık ama değerlendiremedik.Sağlık olsun.
2-İstatistikler üzerinden konuşursak tabloyu daha iyi görebiliriz.İkilik atışlarda 26/50,üçlük atışlarda 4/17,faul atışlarında ise 22/31 lik isabetlerle oynamışız.Galatasaray MP ise şutlarda daha fazla isabet sağladı.27/46 ikilik,6/17 üçlük,20/25 faul atışlarında isabet sağlamışlar.Özellikle faul atışları başımızı ağrıttı yine.Serinin 2. maçında tam tersi bir performans sergileyip 25/27 gibi muazzam bir istatistikle oynamıştık.Maçın sonunda kraliçelerimiz elleri titremeden taktik faulleri sayıya çevirmişti ve maçı bize getiren en önemli faktör olmuştu.
3-Çok kötü savunma yaptık.Daha doğrusu yapmadık.Maçın hiçbir anında sert savunma yapamadık.Geri dönüş yapamamamızın nedenlerinden biride buydu.Çünkü sayı buluyorduk;ama hemen akabinde sayı yiyorduk.Özellikle Taurasi’nin içeri penetrelerini bir türlü önleyemedik.Ayrıca şut attığında da el göstermedik.Bu tip oyuncuya bunları yapmazsanız maçı alır götürür.
4-Galatasaray MP yerlilerden yine ekstra katkı alıyordu.Işıl kendini aşmaya devam etti bu maçtada.Ek olarak Bahar sakatlanana kadar oyunda olduğu süre içerisinde çok iyi bir katkı verdi takımına.Özellikle Taurasi-Bahar ikili oyunlarına çare bulamadık.Burda savunmamızın büyük hatası vardı.Bahar bu sayıları hep boş durumda iken attı.Yardımlaşmalı savunma yapıyorduk,fakat hep birileri boş kalıyordu.Bu bazen Bahar,bazen Taurasi,bazende Tina Charles oluyordu.Özellikle Tina’yı yüzü dönük boş bırakırsınız cezayı keser.
5-Hücumda yaptığımız basit top kayıpları başımızı ağrıtan diğer etkenlerden biriydi.Özellikle Fowles’ın erken faul problemine girmesi ve sadece 16 dakika sahada yer almasına rağmen,bu fırsatı değerlendiremedik.Aslında Bahar verdiği katkıyla Fowles’ın yerini bir nevi doldurdu ama Bahar’da sakatlanıp çıkınca yine fırsat geçmişti elimize.Yapacağımız şey çok basitti.Her hücumda topu pota altına indirip oradaki avantajı kullanmaktı.Ama yapmadık.Bireysel zorlamalarla sonuca ulaşmaya çalıştık gereksiz yere.Düzenden çıktık.Set hücumlarını neredeyse hiç uygulamadık.Çok durağan oynadık birde.Hep biri topu alsında bir şey yapsın düşüncesindeydik.
6-Alan savunmasına iyi hücum edemedik.Ceza kesici atışları sokamadık.İlk maçta Birsel,ikinci maçta Cappie cezayı kesmişti ama dünkü maçta bu cezaları kesemedik.Aynı şekilde rakibe karşı alan savunmasınıda iyi uygulayamadık.Demin bahsettiğim gibi hep bir oyuncuyu boş bıraktık.
7-Hücum ribaundlarında müthiş bir üstünlük kurduk rakibimize.Burada önde olan taraf hep Galatasaray MP idi.Sonunda ribauntlardaki üstünlüğüde ele aldık ama yine demin bahsettiğim gibi hücumda düşük yüzdeyle oynayınca bu ribauntları toplamamızın bir anlamıda kalmadı.Toplam ribauntlarda Galatasaray MP’ye 32-42 lik bir üstünlük kurmuşuz.Hücum ribauntlarında da 7-17 lik ezici bir üstünlük kurmamıza rağmen bunu kendi lehimize çeviremedik.Hücumda ribaundu alıyorduk.Ya hemen acele ve zorlama atışla tekrar potaya gidiyorduk.Ya da sete set hücum etmeye çalışıyorduk.Ama doğru oyunu oynayamıyorduk.Yine yanlış tercihler yapıyorduk.
8-Matovic savunmada olmasada hücumda çok iyi bir maç çıkarırken sinirlerine hakim olamadı ve teknik faul aldı.Çok gereksiz bir itirazdı.Yine ivmeyi yakalamışken,dengeyi kurmaya başlamışken alınan hem normal faul hemde teknik faulden sonra Galatasaray MP 4 sayı birden buldu.Maç yine onların lehine döndü.
9-Angel çok dağınık bir oyun sergiledi.4 top kaybetti.Bizim adımıza maçın en skoreri olmasına rağmen hücumda gereksiz zorlama atışlar yaptı.Faul çizgisinde de iyi bir performans gösteremedi.Maçı 24 sayıyla tamamladı ama 8/18 ikilik, 8/11 serbest atış yüzdesiyle oynadı.Çok şut kullanmış,az isabet sağlamış.İşte buradaki denge sağlanamayınca 30 sayıda atsanız 40 sayıda atsanız bir işe yaramıyor.
10-Cappie’yi bu maçta pek kullanamadık.Fazla potaya bakmadı.İyi savundular.Cappie bireysel oyunuyla takımı ayakta tuttu.İçeri penetreleriyle rakibe faul aldırttı.Ama serbest atış çizgisindeki kötü performansımız maçın sonucuna net bir şekilde etki etti.Özellikle maçın son  dakikasına 2 sayı farkla girebilirdik kaçan 2 faul olmasa (Angel ve Cappie 2 de 1 atmışlardı).Yineden elinden geleni yaptı Pondexter.Bir daha bu kadar kötü gününde olacağını sanmıyorum.Şampiyonluğu bize getirecek oyuncuların başında geliyor.
11-As oyuncularımız gününde değildi.O zaman kenardan gelen oyuncuların yapacağı katkılar çok önemliydi;ama beklenen katkı gelmedi.Esmeral 16 dakika yer aldığı mücadeleyi sadece 2 asistle tamamladı.Bomboş durumda üçlükleri atamadı.Onlardan en az birini soksa maçın gidişatı değişebilirdi.Dar bir rotasyonla oynuyoruz.Kübra ve özellikle Nevin’i hiç kullanmıyoruz.Koçun bu alternatifleride düşünmesi lazım.Kenardan gelip verimli oynayan bir tek Tamane vardı.Maçı 10 sayıyla tamamladı ve bence en iyi şekilde katkı sağladı takıma.
Kraliçelerin canı sağolsun.Galatasaray MP küçümsenecek bir rakip değil.Aldığımız mağlubiyet gayet normal.Serinin  4. maçı 19 Nisan Perşembe günü saat 20.00’de yine Abdi İpekçi’de.Bu maçta şampiyon olacağımızı düşünüyorum.En kötü ihtimalle yenilsek bile bu işi Caferağa’da bitiririz ve kupayı kendi sahamızda kaldırırız.
Son olarak yönetime sitemde bulunuyorum.Taurasi’nin yaptığı çirkin harekete federasyon sadece para cezası vermekle yetindi.Açıkçası hiç şaşırmadım.Üzerindeki forma sarı lacivert olmadığı için kuralların işlemeyeceğini biliyordum.Zamanında Cappie formasını öptü diye 2 maç cezayı çat diye veren,daha bu sezon Emir’in bir hareketine anında 3 maç cezayı kesen (ki yanlış hatırlamıyorsam tesadüf bu ya,cezasını dolduracağı 3. maçta Galatasara MP maçıydı) federasyon forma rengi sarı kırmızı olunca nedense görmedim,duymadım,bilmiyorum diyor.İşte ceza vermediğiniz oyuncu geldi,maçı aldı gitti.Bunca şeye rağmen sesini çıkartmayan yönetimi görüyorum.Müstehak bunlar bize diyorum.Daha o hareketin fotoğrafı nete düşer düşmez kamuoyu yaratmak için resmi siteden açıklama yapmayan,televizyonumuzdan gerekli programları yayınlamayan yönetim burada pasif kalmıştır.Ayrıca böyle bir açıklama yapmak ihtiyacı içinde hissetmemiz ne kadar acı bir durum.Çünkü biliyoruz federasyonun ceza vermeyeceğini.Geçen sezon çubuklu formamızı giyerken doping testi için 3 kez üst üste kurada adı çıkan Taurasi bu sezon hiç doping testine girdi mi çok merak ediyorum….

16 Nisan 2012

Her türlü engellemeye rağmen !!! Fenerbahçe 98-93 Galatasaray Medical Park


Kraliçelerimiz TKBL play off final serisi 2. maçında Caferağa’da konuk ettiği Galatasaray MP’yi 98-93 yenerek seriyi 2-0 a getirdi ve şampiyonluk yolunda çok büyük bir adım attı.
Maç Cumartesi günü oynandı.Yazı biraz gecikti.Çünkü o kadar doluyum ki,sıcağı sıcağına ağır şeyler yazmamak için erteledim.
Hakemlerin rezil yönetimini mi söylesem,Taurasi’nin psikolojik rahatsızlığı varmış gibi hareketler yapmasını mı söylesem,Tina Charles’ın yine ortalığı karıştıran hallerini mi söylesem ,Galatasaray MP kenar yönetiminin her şeye itiraz edip,ortalığı germesini mi söylesem bilemedim.Resmen hem takımın hemde tribündeki taraftarın sinir sistemi ve sabrı ile oynandı.
Maç karşılıklı sayılarla başladı.Skor olarak önde taraf bizdik.Biz özellikle Angel-Şaziye eşleşmesinde avantajımızı kullanıp Angel ile sayılar buluyorduk.Galatasaray MP ise Taurasi üzerinden oynuyor,Taurasi’de iyi post-up yapan Fowles’a asistleri yapıyordu.Maçın ilk gerginliği her zamanki gibi bizi şaşırtmayan Tina Charles’tan geldi.5.01 kala skor 13-8 lehimize iken Cappie’ye perdeleme sırasında yaptığı sert harekete –ki bu dakikaya kadar sadece Tina Charles değil,Fowles’ın bu perdelemelerde yaptıkları dirsek,diz temaslarına kesinlikle faul çalınmadı-Cappie o anda reaksiyon verince Tina Charles işi yine çirkefliğe vurdu.Hakem her iki oyuncuyada teknik faul verdi.Cappie 2 faul olunca kenara geldi.Aslında o temasları,müdahaleleri hakemler görmezden gelmese bunların hiçbiri yaşanmayacaktı.Maça dönersek bu dakikadan sonra yine hızımızı kesmeden oynuyorduk ve farkı çift haneli sayılara taşıyorduk.Bunun en büyük nedeni savunmada aldığımız ribaundlar idi.Bunu yaptığımız zaman Galatasaray MP’nin bizim dengimiz olmadığı ortaya çıkıyordu.Cappie’ye çalınan teknik faul canımızı sıksada çabuk toparlamıştık.Taaki  ilk periyodun bitmesine 1.29 kala Angel’a çalınan teknik faule kadar.Angel’ın yaptığı fauldü.Ama çok kolay çalınan bir fauldü.Hemen bu pozisyonun öncesinde Fowles’ın Matovic’e dirseği yine hakemler tarafından görmezden gelindi !!!  Skor 19-11 lehimize iken aldığımız teknik faul sonrası Galatasaray MP 5 sayı buldu bir anda.Bu faulden sonra rüzgarı arkasına Galatasaray MP Taurasi-Fowles ikili oyunlarıyla farkı 1 e kadar indirdi.Daha sonra Esmeral’in sayısıyla krizden çıkan takımımız ilk çeyreği 21-18 önde kapattı.
2. çeyrek şov sırası Taurasi’deydi.Hakeme topu smaçlayarak gönderdi.Ama bizim anlayışlı,sevgi dolu hakemlerimiz bunada müsamaha gösterdi.Maça dönersek çeyreğin başında biraz bocaladık;ama daha sonra Matovic’in bizi ayağa kaldıran üçlüğünden sonra toparladık.Matovic’e Tamane eşlik etti ve farkı tekrar çift hanelere çektik.Galatasaray MP ise tamamiyle uzunlarına dayalı hücum anlayışını devam ettirdi.Aldıkları her topu boyalı alana indirdiler ve skor ürettiler.Burada savunmamızın ilk maça göre yumuşak kaldığınıda söylememiz gerekir.Fowles ve Tina’nın çok rahat,çok kolay top almalarına izin verdik.İlerleyen dakikalarda Cappie sorumluluk alarak,içeri penetrelerle rakip savunmayı zorladı.Birde mucizeye tanıklık ettik.İlk yarının bitmesine 1.43 kala Işıl,Tamane’nin Birsel’e kötü pasını iyi değerlendirip araya girdi ve aylar sonra bize karşı ilk sayısını attı.Periyodun sonlarına doğru hücumda yanlış tercihler ve kaçan kolay basketler sonrası farkı tekrar eridi.İlk yarıyı kraliçelerimiz 42-38 önde kapadı.İlk yarıda dikkat çeken en önemli nokta Galatasaray MP’nin attığı sayıların hemen hemen hepsini sadece Tina ve Fowles ikilisinden bulmasıydı.Taurasi dahil kısaların çok kötü yüzdeyle oynamasına rağmen,pota altındaki savunma zafiyetimizi iyi değerlendirdiler ve skorun başa baş gitmesini sağladılar.
3. çeyrekte ise Taurasi ilk yarının tam tersi bir oyun sergileyerek skora katkıda bulunmaya başladı.Ama Taurasi orta mesafe atışlardan çok pota altımızdan sayılar buldu.Fowles ve Tina’nın dışında Taurasi’de pota altına girip skor üretti.Birde Işıl’ı oyunun içine soktuk yaptığımız top kayıplarıyla.Birsel ve Matovic’in toplarını çalan Işıl morallendi ve hiçbir zaman yüzüne bakmadığı potaya bakıp şutları güvenli bir şekilde yolladı.Işıl’dan hiç beklemedik bir ekstra katkı alan Galatasaray MP skoru dengede tutmayı başardı.Işıl herhalde baya içerlemiş son 5 maçta sayı atamamasına.Bizde ise Cappie ipleri eline aldı ve bizi skorda sürüklemeye başladı.Üst üste attığı üçlükler hayat verdi.Taurasi’nin üzerinden attı bu üçlükleri bu arada.Esmeral ve Birsel’de skorda katkı veren diğer oyuncularımızdı.Yalnız bu periyotta çok hücum ribaundu verdik.İlginç olan rakibin uzunlarına değil,kısalarına verdik bu ribauntları.Burda da başrolde olan Işıl’dı. Periyodun bitmesine 3-4 dakika kala oyuna Angel girdi.Hakemler sağolsun,verdiği taraflı kararlar yüzünden uzun bir süre sahada yer alamayan Angel yavaş yavaş oyuna ısınmaya başladı.Sayı ve asistiyle son periyotta oynayacağı oyunun sinyalini verdi.Üçüncü periyodu kısa bir şekilde özetlersek;savunmaların konuşmadığı,her iki takımında rahat sayı imkanı bulduğu bir periyot oldu desek yanılmayız.Final periyoduna 63-63 lük eşitlikle girilecekti.
Dananın kuyruğunun koptuğu son periyotta,ilk 3 dakikada 10-2 lik bir seri yakaladık.Angel ve Cappie sorumluluk alıp,bireysel çabalarıyla ya da dripling sonrası kullandıkları şutlarla farkı açmamıza yardımcı oldular.Ama savunmada yine boyalı alanı savunamadık.Bir türlü Fowles’a gelen pasları engelleyemedik.İlerleyen dakikalarda savunmayı düzelttik diyebiliriz.En azından rakibe el gösterip,rahat pas veya şut atma imkanı tanımadık.Galatasaray MP üst üste hücumlardan boş dönmeye başladı.Maçın bitmesine 2.35 kala 86-74 öne geçtik.Galatasaray MP bu dakikadan sonra tam saha baskıya başladı.Biz 24 saniyeyi sonuna kadar kullanmak istedik,Galatasaray MP ise daha faul yapmadığı için hemen faul yapıp faul hakkını doldurmaya çalıştı.Yine bir pozisyonda Nevriye’ye 3 kişi tarafından yapılan müdahalelere hakemler bizi şaşırtmayarak faul vermedi.Üstüne hatalı yürüme verdiler.O pozisyonun devamında Nevriye Taurasi’nin perdelemesinde yine dizle darbe yedi.Ama hakemler sanki kör olmuş gibi görmediler,vermediler faulü.Son 1 dakika çok enteresan şeyler oldu.88-80 öndeyken son 1 dakika kala Taurasi’den 2,Prints’ten 1 tane olmak üzere üç tane üçlük yedik ve fark bir anda 3 e indi.Aslında onlar 3 lükleri atıyordu;ama bizde taktik faulleri artıyorduk.Bizi sıkıntıya sokan şey;yine 3lük yedikten sonra topu oyuna sokamadık ve kaybettik.Akabinde 3 lüğü yiyince bir anda 10-15 saniye içinde 6-0 lık bir seri yedik.Neyseki demin bahsettiğim gibi taktik faullerin hiçbirini kaçırmadık ve maçı 98-93 kazanarak seride 2-0 öne geçtik ve şampiyonluk yolunda çok büyük bir adım attık.
İstatistiklere baktığımızda çok top kaybı yaptığımız görülüyor.Maçı 17 top kaybıyla tamamladık.Bu kayıplara rağmen yinede farkı çift hanelere taşımayı başardık.İşte maçın sonunda mucizevi üçlükleri yemesek yinede maçı 10 ve üzeri sayıda kazanacaktık.Ribaundlarda 34-26 üstünlük kurmamıza rağmen,rakibe 11 hücum ribaundu yani ekstradan 11 kez daha hücum etme şansı tanıdık.Faul atışlarında ise 25/27 gibi çok iyi bir istatistik tutturmuşuz.İlk maçta 10/17 isabet sağlamıştık.Maçı getiren faktörlerden biride faul atışlarında hemen hemen hata yapmamamızdı.
Maçın yıldızı hakemleri saymazsak (!) Cappie Po Po Po Po Pondexter’dı :) Maçı 29 sayı 3 ribauntla tamamladı.Yarı final serisinde yükselen performansı devam ediyor.Bu maçta takımın lideriydi,itici gücüydü.Yine sorumluluğu eline aldı ve tüm gücünü sahaya yansıttı.Seviyoruz seni Cappie !!!
Angel türlü engellemelere rağmen sadece 23 dakika kaldığı maçı 20 sayı 6 ribaunt ile tamamladı.Ne kadar önemli ve iyi bir oyuncu olduğunu gösterdi.
Matovic savunmada Fowles’a karşı pek iyi oynayamasada,hücumda ilk maça göre daha iyi bir performans gösterdi ve maçı 17 sayı 5 ribaunt 5 asist ile tamamladı.Pota altında uzundan uzuna ikili oyunları çok iyi oynadı ve asist hanesinede rakamları ekledi.
Birsel ilk maça göre biraz durgundu.Hatta yaptığı top kayıplarıyşa Işıl’ı oyunun içine soktu.Ama attığı 7 sayı ve yaptığı 4 asistle takıma yine katkı vermeyi başardı.Kaptanımız Nevriye’nin alışık olduğumuz yüksek post ve orta mesafeden attığı şutlarını nihayet gördük.Maçı 11 sayıyla tamamladı kaptanımız.Esmeral’de skora katkı verdi ve 7 sayılık bir katkı yaptı.
Ve gelelim maçı çığrından çıkaran hakemlere.İlk önce federasyona bir şeyler söylemek gerekirse;daha 2 hafta önce Fenerbahçe Ülker – Banvit maçında verdiği kararlarla hem bizim hem Banvit’in büyük tepkisini çeken bir hakemi böylesine önemli ve kritik bir maça,final serisindeki bir maça verilmesi çok büyük bir hataydı.Taurasi hakemlik müessesesini ayaklar altına aldı,ezdi ezdi,çiğnedi.Maçın sonunda 5 faulle oyun dışına çıkarken hakemin düdüğünü çekti,yüzüne alaycı bir şekilde güldü;ama ona bile teknik faul çalamayacak kadar korkaktı sahadaki hakemler !!! Maçın başından beri tüm takdir haklarını Galatasaray MP lehine kullanan,hücumda perdelemelerde yaptıkları sert müdahalelere;diz,dirsek,kol,hiçbirine faul vermediler.Ama bizim yaptığımız en ufak şeye faul çaldılar,ki tamamen doğru karar verdiler.Ama ortada bir standart yoktu.Onlarınkine vermiyorsan,bizimkinede vermeyeceksin o zaman.Resmen seriyi eşitlemek için ellerinden gelen ne varsa yaptılar.Neyse daha fazla konuşmanın anlamı yok.

Son olarak Taurasi.Karakterini,kişiliğini sezon başından beri bizlere gösterdi.Açıkçası hem doping olaylarından sonra,hem de Galatasaray MP’ye transferi sonrası çok üzülmüştüm.Ama değmezmiş.Sezon başından beri o kadar iltimas,tolerans gösterildi ki;bu maçta iyice sınırı aştı.Babasının çiftliğinde ya zaten.İstediğini yapıyor.Nasılsa karışan yok.Ayrıca maç sonu yaptığı terbiyesizlik son nokta oldu.Bakalım güzide federasyonumuz kaç maç ceza verecek bu harekete (Geçde olsa bugün galiba disiplin kuruluna sevk edilmiş,ayrıca Nevriye’de sevk edilmiş maç sonu basın tribününe sarf ettiği sözlerden dolayı.Resmen komedi yaşanıyor.Taurasi’nin yaptığı hareket belgeleriyle ortadayken,Nevriye için hiçbir kanıt yokken,sadece birkaç gazetecinin iddia ettiği sözler yüzünden disiplin kuruluna sevk edilmesi trajikomik.) Maç sonunda Taurasi'nin hareketi.Yorumsuz...

Artık 1 galibiyet bizi şampiyon yapar.Kraliçeler yarın yani 17 Nisan 2012 Salı günü saat 20.00'de Abdi İpekçi’de Galatasaray MP’ye konuk olacak.Bu maçı kazanırsak şampiyonluğumuzu ilan edeceğiz.Hakemler her zamanki gibi ellerinden geleni yapıp engel olmaya çalışacaklardır.Tabi daha tirbünlerin yapacakları çirkeflikleri saymıyorum bile.Komedi dolu bir maç olacak.Kraliçelere olan güvenimiz sonsuz.Başarılar…

14 Nisan 2012

Final Serisine İyi Başladık : Fenerbahçe 75-69 Galatasaray Medical Park



Potanın kraliçeleri TKBL play off final serisinin ilk maçında (12 Nisan Perşembe)  Caferağa’da konuk ettiği Galatasaray Medical Park’ı 75-69 yendi.Seride 1-0 öne geçen Fenerbahçemiz güzel bir başlangıç yaptı.
Maça Birsel-Cappie-Angel-Nevriye-Matovic beşi ile başladık.Galatasaray MP ise Işıl-Şaziye-Taurasi-Tina Charles-Fowles beşi ile sahada yer aldı.İlk 2 dakika sayı bulamayan kraliçeler,düzen dışına çıkıp hücum edince ve acele atışlar kullanınca maçta skor üretemedik.Galatasaray M P ise maça 4-0 lık seri ile girdi.İlk sayımız Angel’dan gelirken hücumdaki ritmimizi bulduğumuzu söylemek zordu.Özellikle uzunlarımız maça iyi başlamadı.Nevriye’deki form düşüklüğü devam ederken,Matovic  ise alışık olduğumuz orta mesafe şutları atamıyordu.Rakibimiz ise tam tersi uzunlarını çok iyi kullanıyor,özellikle Tina Charles ile skor buluyordu.Savunmamız Galatasaray MP’nin uzunlarına karşı değişmeli savunma uygulamaya çalışıyordu.Ama Tina Charles her seferinde boş kalıyor,eli Fowles’a göre daha düzgün olduğu için,orta mesafe ve yüksek posttan kullandığı atışları basket ile sonuçlandırıyordu.Fowles’ı ise daha çok boyalı alanda topla buluşturup birebir eşleşmelerde avantaj yakalamasını sağlıyorlardı.Fowles’ta atletik ve güçlü fizik yapısını kullanarak sayıları atıyordu.İlk 5 dakikalık süre Galatasaray MP’nin 6-12 lik üstünlüğü ile geçiliyordu.Bu dakikadan sonra toparlanma sinyalleri verip,önce Angel’ın hücumdaki etkinliği ile,daha sonra savunmada rakibin uzunlarını iyi savunmamızla birlikte farkı 1’e indirdik.Ama tekrar kontrolü eline alan Galatasaray MP farkı yine 5 e çıkardı.Periyodun son anlarında bizde Tamane,Galatasaray MP’de Prints oyuna girdi.Tamane bu kısa sürede rakip pivotları iyi savundu ve sayı şansına izin vermedi.İlk periyodu Galatasaray MP 15-17 önde kapattı.
2. periyoda rakip Prints’in sayıları ile başlarken,biz Cappie ile sayıları buluyorduk.Cappie ‘nin içeri dripling ederek oynaması rakip savunmayı allak bullak ediyor ve zor durumda bırakıyordu.Galatasaray MP buna bir çare bulamıyordu.Ayrıyeten uzunlarımız biraz hareketlenince 6.56 kala 21-19 öne geçiyorduk ve rakibe mola aldırtıyorduk.Geri dönüşümüzdeki en büyük paylardan biri Matovic’indi.Kenarda oturan Matovic’in oyuna girmesiyle birlikte önce Tamane’ye yaptığı asist,daha sonra kendi attığı basketle bizi öne geçiriyordu.Başka bir etken savunmada ribauntları topladık ve akabinde yaptığımız hızlı hücumlarla Galatasaray MP savunmaya yerleşmeden sayıları bulduk.Moladan sonra beklenildiği gibi Galatasaray MP alan savunmasına döndü.Hücumda ise Prints ipleri eline aldı ve çabukluğuyla içeri yaptığı penetreler zor anlar yaşattı bize.Ama hesaplamadıkları bir şey vardı.Alan savunmasına karşı Birsel ceza kesici üçlükleri üst üste Galatasaray MP potasına yollamaya başladı ve farkı açmaya başladık.Sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçmayan,gerektiği yerde,gerektiği zamanda takıma katkı vermeyi bilen Birsel yine imzasını atıyordu.8 e çıkan farktan sonra,hücumda yine disiplinden koptuk ve fark 1.18 kala 3 e indi 33-30..Farkın inmesiyle mola almak durumunda kaldı koç.Mola dönüşü kalan sürede 2 hücum yaptık ve boş döndük.Aslında atış şansı yarattık;ama kolay bir şekilde basketle neticelendireceğimiz pozisyonlarda gereksiz bir tedirginlik vardı üzerimizde.Neticesinde skor üretemesekte,sayıda yemedik ve ilk yarıyı 33-30 önde kapattık.
3. periyoda Galatasaray MP yine topu alçak posta oynayarak başladı ve Fowles ile sayılar buldular.Pota altını etkin bir şekilde kullanmaya çalıştılar.Fakat ilerleyen dakikalarda Nevriye’nin rakip uzunlara çok iyi box-out uygulaması ve Tamane’nin savunmadaki muhteşem oyunuyla Galatasaray MP’yi durdurduk.Hücumda da Birsel’in liderliğinde skor üretmekte zorlanmadık.Özellikle Angel önplana çıktı bu dakikalarda.Cappie ise rakibin aldığı önlemlere takıldı.Galatasaray MP Cappie’ye showup yapıyor,içeri girmesini engelliyordu.4.42 kala yine Birsel’in attığı üçlükle Galatasaray MP’ye molayı aldırtıyor ve 47-38 öne geçiyorduk.Mola dönüşü oyuna iyi dönemedik.Hücumda ritmimizi kaybettik.Her ne kadar skor üretsekte,zorlanarak bu sayıları buluyorduk.Hücumlardan boş dönmemizi engelleyen isim yine Matovic oluyordu.Bizlere dejavu yaşatan Matovic;yine Tamane’ye asisti yapıyor ve kendiside skor üretiyordu.Çeyreğin son saniyelerinde farkı 10 a kadar çıkarttık;ama Prints’in süre biterken attığı mucizevi ve şans dolu üçlük farkı 7 ye indiriyordu.Final periyoduna 54-47 önde giriyorduk.
Heyecan dolu geçen son çeyreğe Tamane’nin sayısı ile başladık.Galatasaray MP ise maçın başından beri çok iyi yaptığı boyalı alan hücumlarıyla sayılar buldu.Tina Charles’ın yüksek postta topla buluştuktan sonra hızlı bir şekilde alçak postta Fowles’ı görmesi aralarındaki uyumu açıklamaya yetiyordu.Yalnız bu ikili hemen hemen her maçta yaptıkları gibi Matovic’in üstüne oynuyorlardı.Doğal olarak haklı bir şekilde çıldırdı ve Tina’nın üstüne yürüdü.Pozisyon öncesinde Matovic’e faulle karışık blok yapan Fowles,daha sonra pozisyonun devamında Angel kendisine gelen topu  şut olarak kullandı.Kaçan şutun ribaundunu alan Fowles’a önceki pozisyonun etkisinde kalan Matovic sert bir el hareketiyle müdahale etti.Bunun üzerine Tina Charles Matovic’e bir şeyler söyleyince film koptu.Ortalığın iyice sakinleşmesi için teknik heyetimiz mola aldı.Bu mola bize değil rakibe yaradı.Çünkü Galatasaray MP yaptığı hücumlardan boş dönmemeye başladı.Her geldiklerinde sayı buıldular.Bu onların savunmada daha dirençli olmalarını sağladı.Üstüne birde alan savunmasına döndüler.Ama Birsel cezayı yine kesti yine kesti.4.22 kala farkı 6 ya çıkardık 64-58.Karşılıklı sayılarla geçen bu dakikalarda Galatasaray MP’ye yine üst üste 3 hücum ribaundu verdik ve 3. denemelerinde Taurasi ile 3 lük isabeti bularak fark 3 e indi.Bir an ritmimizi kaybedince,panik ve stres olunca Galatasaray MP 2.17 kala farkı 1 e kadar indirip,tekrar maça ortak olma noktasına geldiler 68-67…Bu duruma müdahale etmek için mola aldı koç.Mola dönüşü Cappie ve Angel ile içeri penetre edip,oraları karıştırıp faul aldırtıyorlardı rakibe.Ama maç boyu kötü olan serbest atış yüzdemiz bu dakikalarda da devam ediyordu.Bir türlü 2 de 2 isabet sağlayamıyorduk.Son dakikada Cappie tekrar sahneye çıktı.İlk önce çok kritik bir anda kendi sürüp getirdiği topta,el üstünden ikilik isabet sağladı.Ve son 13 saniye kala Işıl’ın elinden söküp aldığı topu Angel’a aktardı ve Angel hızlı hücumda bomboş turnikeyi atarak maça son noktayı koydu.Maçı 75-69 kazanan kraliçeler seride 1-0 öne geçiyor ve niye 6 fark neden 5 ya da neden 7 fark değil sorularını sorduruyordu bizlere :)
Maçın yıldızı kesinlikle Birsel’di.Öyle kritik dakikalarda,öyle anlarda üçlükleri attı ki.Tam bir lider gibi oynadı.Takımın ona ihtiyacı olduğu dakikalarda,bir an bile tereddüt etmeden,elleri titremeden üçlükleri göbeğine göbeğine yolladı.Baştacımız,canımız,gururumuz,kraliçemiz Birsel maçı 14 sayı 2 ribaund 5 asistle tamamladı.
Öne çıkan oyuncularımızdan Tamane ne kadar önemli ve kilit bir isim olduğunu gösterdi.Onun olmadığı 2 Galatasaray MP maçını kaybedip rakibe 2 kupa hediye etmiştik.Savunmada verdiği katkı,oyunda olduğu süre içerisinde ribauntlardaki etkinliği,rakibin uzunlarına üstünlük kurma.Tamane maçı 13 sayı 8 ribaund 1 asistle tamamladı.
Sahadaki biz Cappie ise yarı final serisinde gösterdiği performansı devam ettirerek bu şampiyonluğu çok istediğini cümle aleme gösterdi !!! Maçı 17 sayı 4 ribaund 1 asist ile tamamladı.
Angel maç içinde gel gitli bir performans sergilesede,zor şutları sokarak çok önemli bir katkı sağladı ve maçın Tina Charles ile birlikte en skorer ismi oldu.20 sayı 9 ribaund 4 asistle maçı tamamladı.
Matovic ise pek istenen bir performans sergilemesede çok ama çok kritik dakikalarda oyuna girdi ve girer girmez Tamane’ye yaptığı asistler ve ardından attığı basketler ile takıma hayat verdi.Maçı 8 sayı 5 ribaund 3 asist ile tamamladı.
Bizim için hücum ribauntları dışındaki tek olumsuz nokta faul atış yüzdemizdi.Yanlış hatırlamıyorsam 17 de 11 attık.
Ayrıca Işıl beni yine şaşırtmadı.Maçı sayı atamadan tamamladı ve son 5 derbide 0 çekerek tarihe geçti desek yeridir.Bu seri nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın Birsel > Işıl gerçeği hiçbir zaman değişmeyecek..
Seriye iyi başlamak önemliydi.Ama koçun maç sonu yaptığı açıklama çok önemli ve doğru bir tespitti.Bu tip serilerin 2. maçları çok zor olur dedi.Galatasaray MP seri öncesi ilk 2 maçtan mutlaka 1 galibiyet çıkarmayı hesap etmiştir.2. maçta dahada agresif olacaklardır.Çok dikkatli,konsantrasyon kaybı yaşamadan oynamalı ve seriyi 2-0 getirmeliyiz.Eğer bunu başarırsak şampiyon olmamamız için hiçbir neden göremiyorum.Galatasaray MP’nin bizi 3 maç üst üste yenmesi imkansız.Haydi kraliçeler,sonsuz başarılar.Sizlere olan inancımı ve güvenimiz her zamanki gibi sonsuz ve karşılıksız !!!
Maç sonunda salonda çektiğim bir kare :)

10 Nisan 2012

Seriyi Uzatmadan Finaldeyiz



Potanın kraliçeleri TKBL yarı final 3. maçında Mersin Büyükşehir Belediye karşısında seriyi 3-0 a getirerek finale kalan ekip oldu.Diğer eşleşmede de sürpriz olmadı ve Galatasaray Medical Park’ta Kayseri Kaski’yi 3-0 la geçerek finale yükselen ekip oldu.

06.04.2012 Cuma günü Caferağa’da oynadığımız serinin 2. maçını 79-69 kazanmıştık.İlk maçın ardından,farklı kazandığımız maç sonrası oynanacak diğer maçta sorunlar yaşayabiliriz diyen koç Dikeoulakos haklı çıkmıştı.Serinin 1. maçına göre savunmada yumuşak kaldık.Baktığımız zaman rakibi 70 sayının altında tutmuşuz;ama boş şutlar sokamadıklarını ve özellikle ilk periyotta yakaladıkları şansları iyi değerlendiremediklerini söylemekte yarar var.Bu maçta ayrıca kronikleşen rakibe hücum ribaundu verme sorunumuz devam etti.Bir türlü boyalı alanımızda ribauntları çekemiyoruz.Final serisinde buraya mutlaka önlem alınmalı.Bu ribauntları aldığımızda zaten Galatasaray MP ile aramızdaki fark bariz ortaya çıkıyor.Cappie-Angel-Matovic’in yine skorer oyunuyla maçı kazandık.Diğer oyunculardan istediğimiz verimi alamadık.Özellikle 3 silahşörlerimizden Birsel’i ayırırsak,çünkü Birsel gerektiği zamanlarda oyuna ağırlığını koyuyor,sorumluluk alıyor,sayıya ihtiyacımız varsa atıyor.Esmeral ve Nevriye ise yeteri kadar katkı veremiyor.Sadece 3 oyuncuya bakar hale geldik.Şuda bir gerçek ki,bu maçlar final serisi için asla ölçü olmaz.O maçların havası,psikolojisi farklı.Sadece sezonun geneline baktığımız zaman ki duruma göre değerlendirme yaptım.Bizim adımıza sevindirici olan Cappie’nin bu 3 maçlık yarı final serisinde ortaya koyduğu performans.Bu maçlarda 20 sayılık bir ortalama tutturan Cappie final serisi için Angel ile birlikte büyük kozumuz.

Dün (09.04.2012 Pazartesi) oynanan maçı TBF TV yayınlamış;ama izleme imkanım olmadı.Maçı 82-73 kazanan kraliçeler seriyi 3-0 a getirdi ve adını finale yazdırdı.


Final serisi bu hafta başlıyor.Program şöyle;


12 Nisan 2012 Perşembe Caferağa Spor Salonu

Saat : 20.00

Fenerbahçe – Galatasaray  MP

14 Nisan 2012 Cumartesi Caferağa Spor Salonu

Saat: 18.00

Fenerbahçe – Galatasaray MP

17 Nisan 2012 Salı Abdi İpekçi Spor Salonu

Saat: 19.30

Galatasaray MP - Fenerbahçe

(Gerekirse) 19 Nisan 2012 Perşembe Abdi İpekçi Spor Salonu

Saat: 19.30

Galatasaray MP - Fenerbahçe

(Gerekirse) 22 Nisan 2012 Pazar Caferağa Spor Salonu

Saat: 16.00

Fenerbahçe – Galatasaray MP


Kraliçelere olan güvenimiz sonsuz.Caferağa’daki atmosferin etkisiyle 2-0 la seriye başlarsak,üst üste 7.ci toplamda 10. şampiyonluğumuza ulaşmamamız için hiçbir neden yok.

6 Nisan 2012

Po Po Po Pondexter !!!



Yazılar bu ara gecikti.Malum hava değişimi çok fena çarptı  :) Özellikle 8 li finaller ile ilgili yazacaklarım var.En kısa sürede gelecek umarım..

Potanın kraliçeleri TKBL play off yarı final serisi ilk maçında Caferağa'da konuk ettiği Mersin Bşb.'yi 92-67 yenerek seride 1-0 geçti.

Genel bir değerlendirmeyle maçı yorumlamak istiyorum..

1. Oldukça yıpratıcı geçen 8 li finallerin ardından koç takımı maça çok iyi hazırlamış ve çok iyi motive etmiş.Özellikle Penny'nin talihsiz sakatlığı sonrası,sezonu kapaması hepimizin moralini bozmuştu.Penny'siz oynadığımız ilk lig maçında olumlu bir oyun oynadık.Özellikle Penny'nin savunmada verdiği katkıyı -ki sezonun geneline baktığımızda savunmada bir türlü istikrarı sağlayamamıştık- ararız diye düşünüyordum.Ama yanılmışım.Maç boyunca müthiş bir savunma yaptık.Önceki gibi rakibe kolay sayı atma şansı tanımadık.

2. Maçın belirli dönemlerinde Mersin'e ön sahada 3 oyuncuyla yaptığımız baskı rakibi hataya zorladı.Angel ve Esmeral ile baya top çaldık.Bu top çalmalar sonrası gelen ekstra sayılar ile farkı açtık ve iyice rahatladık.Aslında tam saha baskıyı sıkça uygulamamız gerekiyor.Angel'ın zaten bu özelliğide çok iyi.Faydalanmamız gerekiyor.Angel tam 6 top çalarken,Birsel ve Esmeral 2 şer,Kübra,Nevin ve Pondexter ise 1 er top çalmayla oynadılar.

3. Mersin'in alan savunması uyguladığı bölümlerde sayı bulmakta zorlanmadık.Topu çok iyi dolaştırdık,iyi paylaştık ve pota altına indirip basketi bulduk.Bunun yanında ceza kesici 3 lükleri attık ve rakip otomatikman alan savunmasından vazgeçti.

4. Cappie eski günlerinden esintiler sundu.Umarım böyle devam eder.O'nun bu oyununa çok ihtiyacımız var.Mersin boyalı alanını delip geçti adeta.İçeri girip rakibin savunmadaki dengesini bozdu.Hem içeriden hem dışarıdan attığı sayılar ile takıma çok büyük katkı verdi.Taraftarla,tribünle bütünleştiği zaman ritmini buluyor ve ritmini bulduğunda durdurulması imkansız.Attığı sayılardan sonra tribüne dönüp çılgınca sevinmesi,haykırması birilerine mesajdı.Tabi anlayana :)

5. Matovic yanlışım yoksa 9 da 9 yani %100 isabetle oynadı.Hücumda pota altındaki birebir eşleşmelerde rakiplerine büyük üstünlük kurdu.Ve Tamane...8 li finallerin takımımız adına en iyi oyuncusu olan Tamane,oynadığı süre içerisinde takıma çok iyi katkı vermeyi sürdürdü.Demin bahsettiğim tam saha baskıda uzun kollarıyla rakibi hataya zorladı ve çabuk bir oyuncu olduğu içinde rakip baskıdan kurtulduğu zamanda hemen savunmadaki yerini aldı.Ayrıca oyunda olduğu süre içerisinde ribauntlarda da etkiliydi.Kenarda olduğu zamanlarda üst üste hücum ribauntları verdiğimiz oldu;ama Tamane oyunda olduğu süre içerisinde buna pek izin vermedik.

6. Birsel sayı atıp skora katkıda bulunmasada oyunda olduğu süre içerisinde takımı çok iyi yönetti.Özellikle bir pozisyonda Pondexter'a yaptığı asist ve ondan önceki hareketi müthişti.Yok artık dedirtti hepimize.Avrupa'nın en iyi guardı ünvanını niye hakettiğini bir kez daha gösterdi.Daha çok futbol tabiri olarak bilinen topu sağından atıp solunda geçti sözünün basketbol içinde geçerli olduğunu gösterdi ve tüm ezberleri bozdu.


7. Kenardan gelen oyuncular verimli oldu ve maçı farklı kazanmamızdaki diğer bir etken oldular.Esmeral oyunda kaldığı sürece iyi bir katkı verdi bence.Maçı 8 sayıyla tamamladı.Kübra'nın performansı sevindiriciydi.İçeri penetre etmeden oynayan ve sadece üçlük atmayı düşünen Kübra bu maçta yine üçlük attı;ama üçlüğün yanında içeri penetre ederek oynadı ve asistlerde yaparak skora katkıda bulundu.Bana göre iyi oyununun en büyük nedeni as kadroyla birlikte süre almasıydı.Bundan önceki maçlarda yedek kadroyla maçın son anlarında süre alıyordu ve doğal olarak verimli olamıyordu.Aynısı Olcay içinde geçerli.As kadroyla birlikte fazla süre alamasada onunda oyununa pozitif bir etki yaptığı ortada.Birde hareketli yapısıyla içeri girerek rakibe zor anlar yaşatabilecek bir oyuncu.Çekinmeden,korkmadan topu alıp penetre etmesi ilerisi için umut vericiydi.

Güzel oyunla,güzel mücadeleyle maçı güzel bir skorla kazanan kraliçeler seride 1-0 öne geçti.2. maç bu akşam saat 20.00'de yine Caferağa'da.3 galibiyete ulaşacak takımın adını finale yazdıracağı bu seride bugünde kazanarak avantajlı bir şekilde Mersin'e gitmek istiyoruz.Sonsuz başarılar kraliçeler..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...