30 Kasım 2012

Uyarı Niteliğinde Bir Maç



Potanın Kraliçeleri Euroleague 6. hafta mücadelesinde,Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da konuk ettiği Good Angels Kosice’yi 93-91 yenerek grupta liderliğe yükseldi.

Birsel-Cappie-Angel-Vera-Matovic klasik beşiyle başladığımız maça Kosice,özelliklerini yansıtarak başladı.Sert savunma,top çalma ve hücumda atletik oyuncularıyla etkili oldular.Pierson liderliğinde skor üretmekte zorlanmadılar.Maça tutuk başlayan takımımız hem savunma hem hücumda dökülünce bir anda Kosice öne fırlayıp 5-11 öne geçti.Bu dakikadan sonra kendine gelen oyuncular Birsel ve Angel’ın oyuna ağırlığını koymasıyla 11-0 lık bir seri yakalayıp öne geçmemizi sağladı.İyi savunma yaptıktan sonra hızlı şekilde karşıpotaya gidiyorduk.Angel yine pota altına yakın yerlerde topla buluştuğunda durdurulamaz bir oyuncu olduğunu gösterdi bu arada.İlk periyot biterken tabelada 26-20 üstünlüğümüz vardı.

İkinci periyotta da hızlı hücumlarla kolay sayıüretiyorduk.Ama Kosice’de aynı şekilde karşılık veriyordu.Geriye dönüşlerde hep problem yaşadık.Rakibin hücum ribaundu almasına engel olamadık.Karşılıklı top çalmaların yaşandığı bir periyot oldu diyebiliriz.Kosice takımında Bojovic önplana çıkan isim oldu bu konuda.Zaten maç boyunca Birsel’e çok yakın oynayıp,topu çalmak için fırsat kolladı hep.Dediğim gibi hücumda Vera-Matovic-Biba ile sayılar bulmakta zorlanmıyorduk,savunmamız istenilen düzeyde değildi.Oyuna sonradan giren Esmeral ve Yasemin ile hem dış hem de pota altı savunmamız kademe atladı.Esmeral Bojovic’in içeri penetre etmesine izin vermiyor,Yasemin’de savunma ribaundlarını alarak rakibe 2. şansı vermiyordu.Kenardan gelen oyunculardan en üst seviyede katkı almayı başardık.Farkıda çift haneli sayılara taşımayı başardık.Bu sezon başımıza bela olan konsantrasyon eksikliğinden,ilk yarının son saniyelerinde üst üste 2 tane üçlük yememize rağmen ilk yarıyı 49-39 önde kapadık.

İşlerin hiç iyi gitmediği üçüncü periyoda Kosice 5-0 lık bir seri ile başladı.Cappie bu küçük çaplı krizden çıkarmış olsada,savunmada tel tel döküldük.Bojovic-Pierson ikilisiyle ayakta kalmaya çalışan Kosice ilk 4 dakikada 14 sayı buluyordu.Cappie farkın kapanmasına izin vermiyordu sayılarıyla.Ama Cappie dışında skora kimse katkı vermeyince fark yavaş yavaşeriyor,2 ye kadar düşüyordu 4.16 kala (58-56) Savunmadaki kopukluk hücumada yansıdı.Belli bir düzen içinde hücum edemeyince sayı bulmakta zorlandık.Ayrıca Kosice savunmamızın bu halini iyi değerlendirip pota altında Kulichova üzerinden oynamaya başladı ve maça eşitliği getirdi 67-67..

Son periyoda savunmayı toparlayarak başladık.Fakat hücumda istediğimiz oyunu oynayamadık yine.Bu yüzden belli bir süre başa baş gitti maç.Taa ki Angel bir anda patlama yapana kadar.Önce bir top kaybeden Angel,sonra geriye koşup topu çaldı,devamında basket faulle üç sayı birden kazandırdı.Daha sonra hücumda da sorumluluk alıp olumlu işler yaptı.Esmeral’in oyuna tekrar girmesi Bojovic’in etkinliğini azalttı.Son çare olarak alan savunmasına dönen Kosice’ye hemen Biba ile cezayı kestik.Farkı 9 a kadar çıkartan kraliçeler (92-83) rakibe mola aldırtıyordu.Ayrıca hem Angel için hem bizim için talihsiz bir an yaşandı.Yüzüne sert bir darbe alan Angel oyuna devam edemedi.Bu sakatlık hücumda ritmimizi bozdu.Mola dönüşü aynı ilk yarının son saniyelerinde yediğimiz basketler gibi 2 tane üçlük yiyorduk üst üste..Aslında hücumda o kadar acele edip potaya yönelmesek,frene basıp sete set oynamayı düşünsek zora sokmayacaktık işleri.Akabinde geriye koşamadık ve bomboş durumda üçlüğü attılar.Skor 92-89 iken rakibin üçlük atışa gitmesini engellemek için faul yaptık.Bojovic ilkini kaçırınca derin bir oh çektik;ama ikincisini bilerek kaçırıp üstüne ribaundu alıp hemen sayı bulunca bizim için zor anlar başladı son 9 saniye kala (92-91) Kosice’nin taktik faulü sonrası çizgiye giden Cappie 2 de 1 atıp skoru 93-91 e getirdi.Son topta iyi savunma yapıp,rakibin oyun planını bozan takımımız sahadan galibiyetle ayrılıyor,gruptada liderliğe yükseliyordu.

Kendi ellerimizle zora soktuğumuz bir maçı geride bıraktık.Yani maçı rakibe hediye etmek için ne gerekiyorsa yaptık.Bu sezon sıkça karşılaştığımız maç içindeki keskin iniş çıkışlar bizi zora sokuyor.Bir periyot bakıyoruz,müthiş savunma müthiş bir oyun;ama sonra bir bakıyoruz o takımdan eser yok.Çok kötü mücadele,çok kötü basketbol..Tanıyamıyoruz takımı..Şu an için Euroleague’de değilde,yani grup aşamasında her türlü telafisi var mağlubiyetlerin.Ligde bir kaza yaşamamak için daha dikkatli mücadele etmeliyiz.Normal sezonda alınacak yenilgi veya yenilgiler ligin kaderini etkiliyor.Saha avantajını alarak playofflara girmemiz gerekiyor.Gereken derslerin çıkarılacağından şüphem yok.Kraliçelere olan güvenimiz sonsuz zaten.

Son olarak koç Iniguez için eleştirim olacak.İlk yarıda ivme yakaladığımız beşle ikinci yarıya devam etmedi.Savunmada düştüğümüz anlarda gerekli müdahaleyi yapmadı.Fark 2 ye inmeden önce mola alıp müdahalede bulunmadı.Son olarak maçın en kritik anlarında bana göre yanlış bir tercihte bulundu.Skor 92-89 iken Bojovic’in serbest atış kullanacağı zaman 4 kısaya döndü.Doğal olarak buda rakibin ekmeğine yağ sürdü.Bojovic’in mutlaka bir tanesini bilerek atmayacağı serbest atışlarda,ribaund için Yasemin’i oyuna sokması gerekirdi.O ribaundu alsak maç son topa kalmayacaktı bile.Hazır uzunlardan konu açılmışken Vera 33 Matovic 35 dakika sahada yer aldı.Vera 5 faul alıp kenara gelince fazla alternatifimiz kalmadı.Yasemin 6 dakika sahada yer alırken Nevin hiç süre alamadı.Nevin için fazla bir şey söylemeye gerek yok;ama Yasemin daha fazla sahada yer alabilirdi.Buraya takviye şart.Çünkü gerçekten sezonun sonlarına doğru final maçlarında sıkıntılar yaşayacağımız açık.Birde 8 li finallerde üst üste ara vermeden maçların oynanacak olmasıdüşündüren başka bir konu.

Bir sonraki rakibimiz TKBL 7. hafta mücadelesinde Ceyhan Belediye.2 Aralık Pazar günü Fenerbahçe Ülker Sports Arena küçük salonda oynanacak maçın başlama saati 14.30…Kraliçeleri yalnız bırakmamak gerekiyor.Sonsuz başarılar diliyorum takımımıza..

26 Kasım 2012

Kısa Kısa (Ted Kolejliler-Arras-Tarsus Belediye)

 
İlk önce 18 Kasım Pazar günü TKBL 5. hafta mücadelesinde Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da konuk ettiğimiz ve 85-54 galip ayrıldığımız TED Ankara Kolejliler maçıyla başlarsak;maçın tamamında rahat ve kontrolümüzde geçen bir oyun oldu.Rakibimize ilk yarı sadece 23 sayı şansı tanıdık.Ki bu 23 sayının 21’i sadece 2 oyuncudan geldi.Takımda skor gücünü çekecek pek kimse yoktu karşıtarafta.Sadece ligimizin sayı lideri olan Walker ve devşirme statüsünde oynayan Makbule Amachree ile etkili oldular.Ama ilk yarının son dakikalarında Walker talihsiz bir şekilde sakatlanınca iyice oyundan düştüler ve ilk yarı biterken fark 20 lere kadar çıktı.Ayrıca ilk yarının son 3.5 dakikasıyla,ikinci yarının ilk 4 dakikası skor üretemedi TED Ankara Kolejliler..Bizde ikinci yarıya 15-0 lık bir seri ile başlayınca maç orada koptu.Kalan dakikalar bizim için antrenman havası şeklinde geçti.Açıkçasıpek konuşulacak bir şey yok bu maçla ilgili..Rakibimizin zor şartlar altında mücadele ettiği her halinden belliydi.Bu maçın bizim için en önemli artısı as oyuncularımızın dinlenmesiydi.Biba dışında 20 dakika ve üzeri süre alan oyuncumuz yoktu.Birde Olcay için iyi bir tecrübe maçı oldu diyebiliriz.11 sayıyla tamamladığı maçta,korkusuzca potaya gitmesi ve potaya bakması onun için olumlu bir noktaydı.

İkinci maç 21 Kasım Çarşamba günü Euroleague’de deplasmanda karşılaştığımız Arras maçıydı.Maç yayını yoktu maalesef izleyemedik.Grubun zayıf halkası olan Arras deplasmanından 59-88 lik skorla galip döndük.İstatistiklere bakıp konuşursak eğer,2. ve 4. periyottaki savunmamızla maçı koparmışız.5 oyuncumuz çift haneli sayılara ulaşmış.Ribaundlarda 26-39 üstünlük sağlamışız.22 asist yapmışız..Periyot skorlarından anlaşılan,rakip belli bölümlerde hamlesini yapmış;ama hücumda karşılık vermişiz illaki…Son 10 dakikada da savunmamızı sertleştirip farkı daha da arttırmışız.

Üçüncü ve son maç 25 Kasım Pazar günü TKBL 6. hafta mücadelesinde kendi sahamızda konuk ettiğimiz Tarsus Belediye idi.Maçtan 77-60 galip ayrılarak ligde kayıpsız devam ettik..

Güzel ve keyifli bir mücadele oldu kendi açımızdan.Özellikle Birsel’i izlemeye doyamadık.Yaptığı asistler,oynadığı basketbol müthişti gerçekten.Saha görüşü çok iyi.Öyle yere pas gönderiyor ki,muazzam…Hatta bazıpoziyonlarda yaptığı asistleri değerlendiremedi uzunlarımız.Kaçan sayıdan çok,o güzelim asistlerin değer kazanamaması üzdü beni.Diyecek laf söz bulamıyorum artık Avrupa’nın en iyi oyun kurucusuna…Şanslı nesiliz Birsel gibi bir oyunucuyu canlı izliyoruz hem de çubuklu forma altında.

Maça gelirsek karşımızda son anda yapılan davetle Euroleeague’de mücadele etmeye hak kazanan ve buna bağlı olarak kaliteli isimleri kadrosuna katan bir rakip vardı.En ufak bir konsantrasyon kaybı bizi zor duruma sokabilirdi.Takımımız bunun bilincinde olduğunu sahadaki oyunuyla gösterdi.İlk yarıda Cappie-Matovic-Biba-Esmeral dörtlüsüyle etkili olduk.Demin bahsettiğim Birsel-Matovic ikilisinin uyumu görülmeye değerdi.Esmeral bu sezon yeniden doğdu.Biba son maçlarda hep çift haneli sayılara ulaşmaya başladı.Kalitesini belli ediyor artık.Ayrıca maçı hiç üçlük isabet sağlamadan bitirdik.0/10 üçlük biraz düşündürücü bir istatistik olsada,her hücumda pota altını düşünerek oynamamız,potaya doğru gitmemiz,içeriyi illaki zorlamamız olumluydu.Ayrıca Yasemin diğer maçlara göre sanki daha iyiydi.Orta mesafeşutlarını gördük nihayet..Ayrıca hücumda yaptığı ekstra paslarla asist hanesinede istatistikleri ekledi.

(Bu arada maçta yabancı kontenjanına takılan isim Angel oldu.Geçen hafta TED maçında Cappie kontenjana takılan oyuncumuz olmuştu.)

İkinci yarının başında farkı 20 li sayılara çekmeyi başardık.Biba yine sahnedeydi bu anlarda.İlerleyen bölümlerde tempoyu düşürüp biraz frene bastık.Son periyot bizim açımızdan kısır geçsede ki yapılan oyuncu değişikliklerinin etkiside vardı tabi.Maçı 17 sayı farkla 77-60 kazanmayıbaşardık.

Açıkçası maç öncesi kazanacağımızdan tabiki şüphem yoktu.Zorlayacaklarınıtahmin ediyordum..Tam tersi rahat bir maçı geride bıraktık.Haftada 2 maç yaptığımız,yorucu geçen maç trafiğinde fazla yıpranmadan kazanmak bizim için iyi oluyor haliyle..Son olarak dikkatimi çeken bir noktayı söylemek istiyorum.Ribaund sayılarında 45-45 eşitlik var.Biz sadece 9 hücum ribaundu alırken,rakibimiz 14 tane hücum ribaundu alıyordu.Biz hücumda kaçan şutlardan sonra ribaunda gidemiyorduk.Rakip orada 3 oyuncusuyla etten bir duvar örmüştü resmen.Bu her kaçırdığımız şuttan sonra gerçekleşti.Ribaunda çıkmayı geçtim oraya giremiyorduk bile.Çok iyi parsellemişlerdi o bölgeyi.Aldığımız hücum ribauntlarının geneli,pota altına değilde,çembere çarpıp faul çizgisinin oraya düşen toplardı.Hafızam yanıltabilir;ama öyle rahat bir şekilde ribaund çekip aldığımızı hatırlamıyorum.

Şimdi önümüzde kritik bir maç var.Euroeleague 6. hafta mücadelesinde Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da Good Angels Kosice’yi konuk ediyoruz.28 Kasım Çarşamba günü oynanacak maçın başlama saati 20.00..Kosice son maçında sahasında grubun namağlup ekibi Famila’yı 79-69 yendi.Bizim gibi onlarında 3 galibiyet 1 mağlubiyeti var şu an..Mutlaka kazanmamız gereken bir maç..Kraliçelere sonsuz başarılar diliyorum…

15 Kasım 2012

Biba Uykudan Uyandırdı !!!



Potanın Kraliçeleri Euroleague 4. hafta maçında sahasında konuk ettiği Sopron’u 77-71 yendi.

Maça Birsel-Cappie-Angel-Vera-Matovic ideal beşimiz ile başladık.İlk dakikalar karşılıklı sayılarla geçsede,hücumdaki istikrarsız oyunumuz maçın gidişatını Sopron lehine çeviriyordu.Vera ve Cappie boş durumda şutları sokamıyordu.Özellikle Cappie çok kötü başladı maça.Savunmada ise rahat sayı imkanı tanıyorduk rakibimize.Sağ ve sol forvetten,Angel’ın tuttuğu oyuncudan üst üste sayılar yiyor,ritmimizi tamamen kaybediyorduk.Periyodun sonlarına doğru farkı 7 ye çıkaran Sopron karşısında Cappie’nin son saniyedeki üçlüğü bize rahat bir nefes aldırıyordu (14-18)

İkinci periyotta da işler pek istediğimiz gibi gitmiyordu.6-0 lık seri yedik ve 10 sayı geriye düştük bir anda (14-24) Fegyverneky’nin içeri penetrelerini engelleyemedik.Pota altını çok iyi beslediler. Johnson ve Milovanovic ile farkı açmaya devam ettiler..Neticesinde maçtaki en büyük fark oluştu 3.39 kala (20-36) Periyodun ilerleyen dakikalarında Biba ve Esmeral ile hücumdaki durgunluğumuzu kırıp sayılar bulduk.Hatta savunmayıda sertleştirdik;ama her ne kadar rakibi rahatsız etmiş olsakta saçma sapan atışlardan basket bulmayı başardılar.İlk yarıyı 29-42 geride tamamlarken,takım sahadaki oyunuyla hiç ümit vermiyordu.

Üçüncü periyoda Birsel’in sayıları ve asistiyle başladık.Vera’yı nihayet hücumda kullanmaya başladık.Rakibi bunaltmaya başladığımız dakikalarda hücumda gereksiz top kayıpları yaptık.Akabinde Johnson ve Milovanovic ile skor üretmeye başladılar.Olumsuzluklara rağmen farkı 6 ya indirdik.Ama bu seferde,iyi ve agresif savunma yapan Angel sinirlerine hakim olamayıp teknik faul aldı.İvmeyi tekrar kendisine döndüren Sopron karşısında,üst üste yaptığımız hücumlarda o kadar kötü oynadık ki..Zorla rakibe maçı al ve git dedik..Paniğe kapıldık,ezbere oynayıp top kayıpları yaptık.Neyseki Sopron’un hücumdaki istikrarı bozulunca farkı tek hanede tutmayı başardık (49-56)

Son periyoda Biba’nın üçlüğü ile başladık.Savunmamız düzeltip rakibi durdurmuşken yine yanlış tercihlerle hücumlardan boş dönmeye başladık.Esmeral’in ve Cappie’nin çok rahat pozisyondayken kaçan turnikelerinide söylemek lazım..Pota sevmedi bizi..Bunun başka açıklaması yok.Bahane olarak değil;ama attığımız sayılarda bile zorla,çemberin etrafında birkaç kez dönerek girdi toplar.Yine tam rakibi yakalayacağımız dakikalarda çalınan teknik faulle tempomuz düştü.Maçın içinde olmadığımız,maçı yaşamadığımız bir pozisyonda o kadar belliydi ki…58-61 gerideyken Sopron hücumdayken üçlük atış kullandı.Kaçan şutun ribaundunu alabilecek 4 tane oyuncumuz vardı..Ama hiçbiri hareket etmeyi geçtim,kolunu bile kıpırtdatmadı.Maçtaki ruh halimizi anlatan en iyi an buydu bana göre.Her şeye rağmen,aradaki kalite farkıyla bu maçı alacağımıza hep inandım.Yine güvenimizi boşa çıkartmadı kraliçeler..Maç boyunca kötü olan Pondexter-Angel ikilisi biraz hareketlenince,Birsel’de duruma el koyup sorumluluk almaya başlayınca rakibimizi nihayet yakaladık.Maçın kırılma anı,takımı uykudan uyandıran isim olan Biba’nın çaldığı toplardı.Önce topları çalıp hızlı hücumlarla sayı bulmamızı sağladı,sonrada üçlükleri Sopron potasına atarak son dakikaya rahat girmemizi sağladı.Kötü oynadığı maçı,16 sayı geriden gelip 77-71 kazanmayı başardı Potanın Kraliçeleri..

Takım olarak kötü bir maç oynadık.Belki rehavet belki oyuncuların gününde olmaması maçı dönülmez noktaya getirdi.Ama azıcık bir kıpırdanma bile maçı almamıza yetti.İlk yarı boyunca Johnson ve Milovanovic ikilisini durduramadık.Ayrıca Fegyverneky’nin asistleri..Çok dağınıktık.Sanki maç bitsede gitsek havasındaydık.Galiba nazar değdirmiş olacağız ki,sezonun ilk maçlarında övdüğümüz kenar katkısını hiç alamıyoruz son zamanlarda..Herkesin taşın altına elini sokması lazım.Mesela Matovic bu maçta 36 dakika oynamış.Yeterince dinlenememiş.O’nu dinlendirecek Nevin sadece 6 dakika sahada yer almış ve yine etkisiz bir performans sergilemiş..Yasemin ise hiç süre alamamış.Her maç sonrası aynı şeyi söylüyoruz ama bir uzun transferi şart oğlu şart..

Bir sonraki rakibimiz Ted Ankara Kolejliler.18 Kasım Pazar günü Fenerbahçe Ülker Sports Arena büyük salonda oynanacak maçın başlama saati 16.00..Bu maçtan önce saat 14.00’te Fenerbahçe Ülker’in maçı var..Arka arkaya maçlar denk geldi yine.Güzelde oldu.Tek biletle iki maçıda seyredebilecek taraftarlar.

13 Kasım 2012

Güzel Basketbol Güzel Sonuç



Potanın Kraliçeleri TKBL 4. Hafta mücadelesinde kendi sahasında konuk ettiği İstanbul Üniversitesi’ni 84-66 yenerek yoluna kayıpsız devam etti.

Maça Birsel-Cappie-Angel-Matovic-Nevin beşiyle başladık.İlk dakikalarda Angel’ı hücumda iyi kullanıp ve her hücumda pota altını düşünerek Matovic ile etkili olsakta savunmada iyi olduğumuz söylenemezdi bu periyot boyunca.Rakip özellikle Carson ile etkili oluyordu.Yine rakibe boş şut imkanı veriyorduk.Üst üste 2 üçlük yedik bu şekilde.İlk periyodu 17-19 geride bitirdik.

İkinci periyotta savunmayı toparladık.Matovic sertliğini gösterdi ve ilk periyotta yediğimiz kolay sayıları yemedik. İstanbul Üniversitesi iyi savunma yapmamıza rağmen yüksek yüzdeyle hücum etmeye devam ediyordu.Ama burada rakibe dur diyen,geriye düşmemizi engelleyen isim kaptan oluyordu.Oyuna ağırlığını koyan Birsel hemen yediğimiz sayılara cevap veriyordu.İlk yarının sonlarına doğru kontrolü tamamen ele geçirdik.Savunma sertliğini tüm takım arttırınca farkı açmaya başladık.Tabi bu arada Pondexter’ın Carson’ı çok iyi savunup nefes aldırmamasının payı büyüktü.Çünkü rakibin en etkili hücum gücü Carson’dı.İlk yarıyı 39-31 önde geçiyorduk.Birsel’in muhteşem 2. periyot performansı dikkat çekiyordu..12 sayı 3 asistle tamamladı ilk yarıyı.Çift haneli sayılara ulaşan diğer isim attığı 10 sayıyla Angel oluyordu.

2. yarıya İstanbul Üniversitesi 7-2 lik bir seri ile başlasada buna dur diyen isim yine Kaptan Birsel oluyordu.İpleri eline alan kaptan takımı çok iyi yönetti ve farkı koruduk.Son birkaç maçtır hücumda aksıyorduk.Doğru hücum edemiyor,zorlama atışlar kullanıyorduk.Ama bu maçta tempolu bir basketbol oynuyorduk.Topu hızlı ve doğru oyuncuya ulaştıracak şekilde dolaştırıyorduk.Birsel sayılarının yanı sıra Matovic’e üst üste asistler yapıyordu.Final periyoduna 65-49 önde giriyorduk.Son saniyede Angel’ın smaç denemesi güzel bir andı.Bir gün o smaç olacak ama bakalım ne zaman..

Son periyoda Vera-Matovic ikilisinin sayılarıyla başlayıp farkı 20 ve üstüne kadar çıkarmayı başardık.Oyun tamamen bizim kontrolümüzdeydi.Rakibin gardını iyice düşürdük.Bir ara sayı farkından dolayı tempo düşüp,durağan bir oyun oynansada güzel asistlerle maçı hareketlendirdik.Maçı 84-66 kazanan kraliçeler Kayseri Kaski ile birlikte namağlup ünvanını korudu..

Birsel ve Esmeral’in skora katkı verdiğinde neler yapabileceğimiz ortada.Hemen aradaki kalite farkı ortaya çıkıyor.Özellikle kaptan Birsel’in dönüş maçı oldu diyebiliriz.Sezon başından bu yana pek potaya bakıp oynamadı.Belki koç öyle istedi.Ama bu maçta hem asistleriyle hem attığı sayılarla kalitesini gösterdi.Birsel 17 sayı 8 asistle muhteşem bir performans gösterdi.Attığımız sayıların yarısında o’nun payı vardı.Esmeral 12 sayı ile mücadeleyi tamamladı.Vera 12,Angel 15 sayıyla çift haneli sayılara ulaşan diğer oyuncularımızdı.Ve Matovic…Maçı 20 sayıyla tamamlayıp en skorer isim olurken,ikilik atışlarda 10/12 isabet sağlayıp %83 gibi muazzam bir istatistikle oynadı.Hem de sakatlığı devam etmesine rağmen.Hücumda pota altındaki en büyük gücümüz.Ritmini bulmaya başladı.

İnşallah Matovic ve Vera sakatlık yaşamaz.Çünkü ne Yasemin ne de Nevin hiçbir katı veremiyor. Yasemin aslında çok düzgün şut atan bir oyuncu.Özellikle yüksek post ve orta mesafe sevdiği yerler.Ama bir türlü oyunun içine giremiyor.Nevin yine kötüydü.Transfer döneminde mutlaka kaliteli bir uzun almamız şart.İlerleyen zamanlarda başımız çok ağrıyabilir.

Kısaca Nadezhda maçına da değinmek gerekirse;grup maçları baz alındığında uzun bir zaman sonunda ilk defa kaybettik (65-64) Canları sağolsun.Telafi edilebilecek bir mağlubiyetti.Maçı izleyemedik.Aslında link vardı ama bağlantı kötü olunca izleme şansımız olmadı.İstatistiklerden yola çıkıp konuşursak,yine maç içinde keskin düşüşler yaşadığımız bir karşılaşma olmuş.İlk 10 dakikada 26 sayı bulan takımımız,sonraki 20 dakikada sadece 21 sayı bulmuş.Son periyotta toparlanma belirtileri göstersekte son saniyede yediğimiz basketle mağlup olmuşuz.Hücumdaki aksama,yerli oyunculardan yeteri kadar katkı alamama göze çarpan noktalardı.Ama İstanbul Üniversitesi maçında tüm bu olumsuz noktaları sildik.Ki İstanbul Üniversitesi kaliteli bir kadroya sahip.Aldığımız sonuç kesinlikle küçümsenmemeli..Ligin ilk sıralarında kendilerine yer bulacaklardır muhakkak.

Önümüzdeki rakip Sopron..Euroleague 4. Hafta mücadelesinde 14 Kasım Çarşamba günü Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da konuk edeceğimiz Sopron maçının başlama saati 20.00..Grupta oynadığı 3 maçta 1 galibiyet 2 mağlubiyet almışlar..Kraliçelere sonsuz başarılar..

4 Kasım 2012

Muhteşem Angel


Potanın Kraliçeleri TKBL 3. Hafta mücadelesinde deplasmanda karşılaştığı Homend Antakya Belediye’yi zorlanmasına rağmen 60-67 yenerek 3. galibiyetini aldı..

Yabancı kontenjanına takılan isim bu sefer Matovic oldu.Hem Çarşamba günü oynanan Targoviste maçında dizinde bandajla sahaya çıkmıştı.Herhalde en büyük etken bu oldu tribüne çıkmasında.

Birsel-Cappie-Angel-Vera-Nevin beşi ile sahada yer aldık.1.5 dakikada 6-0 lık seri yiyerek maça başladık.Yediğimiz sayıların hepsi pota altından geldi ve bomboş durumda kolay sayıları buldu Homend Antakya..Koç duruma hemen müdahale edip molayı aldı..Mola dönüşü oyuna fırtına gibi geri döndük.Angel’ın üst üste bulduğu 7 sayıyla skoru 6-7 ye getirip öne geçtik.Bu seriyi yakalamamızdaki en önemli etken Angel’ın potaya giderek oynamasıydı.Güçlü fiziğiyle durdurulması zor bir oyuncu.İlk periyot 16-22 üstünlüğümüz ile geçilirken savunmamız iyi sinyaller vermiyordu.

İkinci periyotta savunmasını daha da agresifleştiren,baskılıbir savunma anlayışı ile oynayan Homend Antakya,hücumda rahat sayılar bulmaya devam ediyordu.Bunda en büyük pay sahibi bizdik.Rakip şut atarken hep 1 adım geride kalıyoruz ya da bomboş durumda bırakıyorduk.Nevin hücumu geçtim savunmada da tel tel dökülüyordu maalesef.Adamını hiç tutamadı,birebirlerde yenik düştü.Hücumda oyunumuz düzelmiş gibi gözüksede,çok kötü bir yüzdeyle oynadığımız için isabet sağlayamadık.Bunu iyi değerlendiren Homend Antakya önce beraberliği sağladı sonra attığı üçlükle öne geçti.Geriye düştükten sonra Birsel ipleri eline aldı..Angel’ı asistleriyle iyi besleyip,üst üste sayılar bulmamızı sağladı.Neticesinde tekrar öne geçtik ve devreyi 32-36 önde kapadık.İlk yarı sonunda göze çarpan isim Angel’dı.17 sayıyla takımı sürükleyen isim oldu.Cappie kötü performans sergileyince,Vera ikilik atışlarda hiç isabet bulamayınca zor anlar yaşadık.

Üçüncü periyotta nihayet topu boyalı alana indirmeye başladık.İlk yarı Angel’ın bireysel yeteneği ile potaya gitmiştik.Birsel’in asistinde Vera maçtaki ilk 2 lik atış isabetini buluyordu.Ama savunmada yine istediğimiz sertliği sağlayamayınca,birde rakibin ikili oyunlarına yenik düşünce rakibimiz sayı bulmakta zorlanmadı..Maç başabaş gitmeye devam etti..Final periyoduna 48-52 öne girerken stresli dakikalar bizi bekliyordu.

Maç içerisindeki keskin iniş çıkışlar devam etti.Hücumda yine düzenden çıkıp,bireysel zorlamalarla oynadık.Yaklaşık 3 dakika boyunca sayı bulamadık.Homend bu fırsatı kaçırmadı ve skorda dengeyi sağladı (52-52) Angel maçın kafa kafaya gelmesinden sonra sahneye çıkarak üst üste sayılar buldu.Ekstradan birde top çalıp boş turnikeye gidince farkı 8 e kadar çıkartmayı başardık.Ayrıca maç boyunca etkisiz olan Pondexter’dan gereken katkıyı alınca kontrolü tamamen ele geçirip maçı 60-67 kazanmasını bildik.

Başından sonuna kadar zorlandığımız bir maçı geride bıraktık.Savunmamız çok kötüydü.Önceki maçlarda da kötü olduğumuz anlar olmuştu;ama belli bir süre vidaları sıkıp rakibe sayı şansı tanımıyorduk kolay kolay.Bugün 40 dakika boyunca rakibi yıldıracak bir müdafa yapamadık.Birebirlerde rakibe kolay geçildik,perdelemelere takılıp rakibin boş şut atmasına imkan tanıdık.Antakya biraz yüzdeli oynasa maçıda alabilirlerdi.Gerçekten çok rahat pozisyonlarda şut attılar.Hücumda ise alıştığımız o akıcı oyun yoktu.Topu hiç dolaştıramadık.Bazen acele bazende zorlama atışlar kullandık.Zaman zaman Angel’ın içeriye kat edip oynaması ve bazı hücumlarımızda Angel’ı doğru noktada topla buluşturunca dengeleri lehimize çevirdik.Son 2 maça baktığımızda aslında hücumda hiç iyi sinyaller vemiyoruz.Targoviste maçında da kitlendiğimiz anlar oldu uzun bir zaman hemde.Savunma hücum arasındaki dengeyi bir türlü tutturamadık.Misal geçen sezon hücumda müthiş bir yüzde ve tempoyla oynarken savunmada çok sayı yiyorduk.Bu sezon hücumda zorlanarak sayı buluyoruz genele baktığımız zaman.Savunmada ise üst düzey bir performans sergilemesekte az sayıyiyoruz.

Tabi birde pota altı rotasyonumuzun yetersiz kaldığınısöylemekte yarar var.Matovic bugün kadroda olmayınca sadece Vera’nın vereceği katkıya kaldık.Çünkü ne Nevlin ne Yasemin oyuna etki edemiyor.Özellikle Nevin için dibe vurmuş desek doğru olur herhalde.Faul atışlarını bile atamamaya başladı.Savunmada döküldü.İşte burada Matovic’in sert savunmasına ihtiyacımız vardı.Galiba bu maçtan sonra kısalardan biri tribüne gider her maç.Matovic-Vera ikilisi olmadan zorlanacağımız aşikar.Ama ikiside oynasa yeterince dinlendiremiyoruz..Bu yönüde var..İkisinden biri olmayınca afallıyoruz yine.Transfer sezonu açıldığında Nevin’in yerine,artık kim olursa şartlar sonuna kadar zorlanıp atletik bir uzun alınmalı..
Maçın yıldızı hiç kuşkusuz Angel’dı..Yaptığı double-double (27 sayı 14 ribaund) ile galibiyeti getiren isim oldu.

Şimdi önümüzde zorlu bir Rusya deplasmanı var..Çarşamba günü Euroleague’de oynayacağımız Nadezhda maçında kraliçelere sonsuz başarılar.

2 Kasım 2012

Kraliçeler Euroleague'de Kaldığı Yerden Devam Ediyor


Potanın kraliçeleri Euroleague’de sahasında konuk ettiği Targoviste’yi 73-48 yenerek gruplara galibiyetle başladı.Ayrıca Euroleague grup maçları baz alındığında üst üste 27. galibiyetimizi aldık.İlk beşimiz;Birsel-Cappie-Angel-Vera-Matovic şeklindeydi.

Maça fırtına gibi başladık.Her hücumda boyalı alanıkullanmaya özen gösterdik.Penetre paslarla rakip savunmanın dengesini bozduk,neticesinde de bu pasları alan oyuncularımız sayı bulmakta zorlanmadı.Vera ve Matovic çok etkiliydi bu bölümde.Müthiş bir üstünlük kurdular pota altında.Savunmada ise nefes aldırtmadık rakibe.Geçen sezon formamızı giyen Babkina’ya topu getirirken baskılı savunma yaptık.Çünkü en ufak baskıda top kaybetme olasılığı oldukça fazla.Hatırlarsak bizdeyken oyuna girdiği zaman ‘’eyvah’’ dedirten bir oyuncuydu.Ayrıca set oyununda zaman zaman Babkina’yı riske edip boş bıraktığımızda oldu şutu pek iyi olmadığı için.3.5 dakika içerisinde farkı 12 ye kadar çıkarttık ve rakip mola aldı.(14-2)..Mola sonrası Targoviste oyuna iyi döndü.Daha derli toplu oynamaya başladılar.Hemen hemen her hücumda sayı bulmaya başladılar.Alan savunmasına döndüler;ama biz yine uzunlarımızı iyi kullanıp skor bulmakta zorlanmadık.İlk periyodu 22-14 önde geçerken Vera’nın hem hücumda hem savunmada müthiş oynadığı dikkatlerden kaçmadı.

İkinci periyotta da iyi başladık.Yine ilk 3-3.5 dakikalık bölüm içerisinde tempo bizim istediğimiz şekilde gitti.Farkı 15 sayıya kadar çıkarttık (32-17) Bu dakikalardan sonra oyunumuzda düşüşler meydana geldi.Birsel-Vera’nın kenara gelmesi hücumda tıkanmamıza sebep oldu.Targoviste alan savunmasına dönünce iyice tıkandık.Top kayıpları yapmaya başladık.Uzun bir süre sayı bulamadık.Rakibimizin hücum isabeti düşük olunca farkı çift hanelerde tutmayı başardık ve devreyi 36-25 önde geçtik.

3. periyoda kaçan şutlar,yapılan top kayıpları damga vurdu.4 dakika skor üretemedik.Ya acele atış yaptık ya da top kaybı yaptık.Targoviste’de bize ayak uydurdu bu konuda.Rakibimiz bu dakikalarda sadece 2 sayı buldu.Bizi krizden çıkaran isim aldığı basket faul ile Biba oldu.Uzun süren suskunluğumuza son verdi.Targoviste yine hücumlardan boş dönerken Cappie ile hızlı hücumşansları yakaladık..İlkinde kendi attı,ikincisinde Matovic’e asist yaparak farkı 18 e kadar çıkardı.Periyodun sonlarına doğru yine oyundan düştük.Final periyoduna 47-34 lük skorla önde girdik.

Son periyotta yine belli bir süre sayı atamadık..2.5 dakika skor üretemedik..Targoviste’nin baskılı ve bunaltan savunması bizi zorladı..Bu sefer krizden çıkaran isim Matovic oldu..Periyodun ilk dakikaları karşılıklı sayılarla geçti..Daha sonra savunmada Vera ve Angel’ın etkili oyunu ki Vera rakibi blok manyağı yaptı desek yeridir.Yine bu ikilinin hücumda da takımı sırtlamasıyla farkı daha da açmaya başladık.Maçın sonlarında Cappie’nin üst üste gelen sayılarıyla farkı 25 e çıkardık.Maçı da 73-48 kazanarak Euroleague sezonunu galibiyetle açtık.

Maçı genel anlamda yorumlarsak;hücumdaki performansımız ilk yarıda ne kadar iyi olsada,ikinci yarıda sayı bulamadığımız zamanlarda bir o kadar kötüydü.İkinci yarının 20 dakikasında yaklaşık 7 dakika sayı bulamamak klasımıza yakışmadı.Bazı pozisyonlarda şut kullanma imkanı olan oyuncularımız,bunun yerine ekstra paslarla gereksiz zorlamada bulununca skor kitlenip durdu.Ama kalite farkıyla belli anlarda vites yükselterek farkı açmayı başardık.

İstatistiklere göz atarsak;Targoviste 16/55 ikilik ve 3/13 üçlük yüzdesiyle oynadı.Rakamların gösterdiği üzere çok kötü bir yüzdeyle hücum ettiler.Fazlasıyla boş atış ve yine fazlasıyla kolay basket kaçırdılar.Özellikle bomboş turnikeleri değerlendiremediler.Biz ise;27/49 ikilik,5/17 üçlük isabetiyle oynadık.Asistlerde 22-8,ribaundlarda 47 (12 hücum) 36 (15 hücum) üstünlük kurduk.22 top kaybı bizim için olumsuz bir noktaydı..

Oyuncularla ilgili bir şeyler söylemek gerekirse;

- Olcay kendini gösterebilme adına heyecanlı bir şekilde oynadı.Bu da oyununu etkiledi.Üst üste top kayıpları yaptı hücumdaki yanlıştercihleri yüzünden.Arada oluyor böyle..Hem takım hem biz tribünde moralini yüksek tutmak için destek olduk.Diğer maçlarda bu heyecanını yenip daha iyi olacaktır kuşkusuz.

- Vera…Bizim için çok çok büyük şans.Allah nazarlardan saklasın.İyi dediğimiz sakatlanıyor valla (Meireless – Bo Mccalebb) Yaptığı savunma,bloklar,hücumda pota altından,orta mesafeden,yüksek posttan,üçlükten her yerden bulduğu sayılar.Kısaca müthiş bir oyuncu.Uzun yıllar umarım çubuklu forma altında izleriz kendisini.

- Ve Matovic..Beklediğimiz özlediğimiz Matovic’i izledik bu maçta.10/13 ikilik 2/2 serbest atış isabetiyle oynadı.Alışık olduğumuz orta mesafe şutlarını bu maçta gördük.Yavaş yavaş form tutmaya başladı.Ayrıca geçen sezonda sıkça izlediğimiz uzunlar arası asistleri görmeye devam ettik bu maçta.Başrolde Vera-Matovic ikilisi vardı.

- Geride kalan maçlarda her oyuncumuzdan aldığımız katkıyıbu sefer alamadık..Sadece 6 oyuncumuz skora katkıda bulundu..Buna rağmen 73 sayı atmayı başardık..

- 4 oyuncumuz çift haneli sayılara ulaştı (Matovic 22, Cappie 16, Vera 14, Angel 13)
Küçük salon hakkında da bir şeyler yazmak gerekir.Buradaki ilk maçıydı kraliçelerin.İlk başta yadırgasam da alışma süreci olarak,daha sonra ısınıyorsunuz.Büyük salonda Mersin maçında izlerken böyle hissetmemiştim.Gerçi orada kaç tane maça geldik.Göz aşinalığı var,ondan yadırgamadım herhalde.Ama küçük salonda rakip için gerekli baskı ortamı çok rahat oluşturulabilir.Karşılıklı tribün ilk etken..İkinci etken ise sahaya yakın olmamız.Caferağa’da tek tribün olduğu için en üste çıktığınız zaman baya uzak kalıyordunuz sahaya.Ama burada en üste çıksanızda sahanın içindesiniz,oyunu yaşıyorsunuz..Bu açıdan çok başarılı buldum.Galatasaray maçları burada oynanırsa müthiş bir baskı altına alırız.Fakat büyük salonda oynanır diye düşünüyorum...

Euroleague serüvenine galibiyetle başladık.Bir sonraki rakibimiz ligde Homend Antakya Belediyesi.4 Kasım Pazar günü karşılaşacağız.Kraliçelerimize sonsuz başarılar.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...