Eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2011

Şampiyonluk Savaşı Sürüyor – Eskişehirspor:1 Fenerbahçe:3


 
Fenerbahçe çok zor bir deplasmanda, çok zor bir takıma karşı önemli bir üç puan aldı. Şampiyonluk yolunda ne kadar kararlı olduğunu gösterdi. En azından pes etmeyeceğini açıkça herkese gösterdi.

Eskişehir, Bursaspor gibi kapanmaktan çok pozitif futbol oynamaya çalıştı. Oyunu kontrolünde tutarak Fenerbahçe’nin hücum gücünü etkisizleştirmeye çalışırken galibiyet için gerekli hamleler yapmak için fırsat kollamaya çalıştı ancak maçın başında attığı gole rağmen bir anda iki gol yiyerek geriye düşmesiyle işi zorlaştı. Bu sefer Fenerbahçe, Eskişehir’i, oyunu kontrol ederek etkisizleştirmeye çalıştı. İki takım da birbirlerinin hamlelerine cevap verdi. Maç bu yüzden çok heyecanlı geçti. İki takımda final paslarında ve final şutlarında biraz daha etkili olsaydı çok daha fazla gol görebilirdik maçta.

Aykut Kocaman, Bursaspor maçında yaptığı kadrodan farklı bir kadro ile sahaya çıktı. Emre’nin kadroya girmesiyle Mehmet Topuz’u sağ kanada çekti ve sol kanatta Caner hamlesini yaptı. Caner’in, Özer’e oranla çok daha iyi bir sol açık oyuncusu olduğunu gördük. Dörtlü orta sahada sol açıkta Caner, Özer’e göre çok daha etkili bir oyuncu olabileceğini yeteneklerine bakarak söyleyebiliriz. Zaten Caner çok etkili bindirmeleriyle maçın kader adamlarından birisi oldu. Defansif yönünü hala geliştiremedi ancak bu konuda çalışmalar yaparsa çok etkili bir sol kanat olabilir. Yabancı sınırı yüzünden kaptığı formanın hakkını çok iyi verdi.

 Fenerbahçe kanatlardan çok etkili oldu ancak Alex dışında paslaşmalarda etkili olabilen olmadı. Cristian, Emre ve Mehmet Topuz çok pas hatası yaptı. Takımın hücum gücü çok düştü. Lugano bile bu oyunculardan çok daha olumlu oyun kurdu maç boyunca. Lugano şaşırtıcı bir derecede iki haftadır öyle güzel oyun kuruyor ki Luciano geliyor aklımıza ister istemez. Yobo ve Lugano ilerlemiş yaşlarına rağmen bu konuda sürekli bir gelişme içerisindeler. Yobo bu konulara biraz daha alışık ancak ikisi de sürekli rakibin aklını karıştırmak adına hamleler yapıyor ki çok da başarılı oluyorlar. Orta sahanın bu maçta yapamadığını Alex ile birlikte çok güzel yaptılar. Emre’nin sakatlığı, Cristian’ın sorumluluk almayan futboluyla birleşince anlamsız top kayıpları ile Eskişehir’i maça ortak ettiler.

Eskişehir çok iyi oynadı. Özellikle Alper Potuk takımı çok iyi yönetti. Gerçekten çok olumlu işler yaptılar. Batuhan’ı çok iyi kullandılar. Şansı olsaydı maçı çok farklı bir atmosfere çekebilirlerdi. Fenerbahçe’nin istekli futbolu karşısında çok zorlandılar ancak etkili bir takım olduklarını gösterdiler. Savunma yönleri düşük ancak zamanla bunu da düzelteceklerdir. Dinamik ve genç bir kadroları var. Hücum güçlerinin yanına savunmayı da ekleyebilirlerse çok etkili bir takım olacaklardır. 

Fenerbahçe yoluna devam ediyor. Şampiyonluk yolunda her ne kadar iyi futbol da önemliyse, kazanmak her şeyin üstünde oluyor. Bu sene elde kalan tek hedef şampiyonluk ve gelecek adına umutların daha da büyümesini sağlayacak şey şampiyonluk. Bu yüzden hedefe daha bir istekli gidiliyor camia olarak. 

Fenerbahçe, zorlu dönemeci Kadıköy’deki Antep maçıyla kapatacak. Antep, Bursa gibi kapanan bir takım olmayacaktır. Fenerbahçe bu maçta istediği gibi oynayacaktır ve galip geleceğini düşünüyorum. Aynı viraja Trabzon da giriyor. Trabzon’un bu virajın içinden nasıl çıkacağını göreceğiz. Bursa maçı dışında çok zorlanacakları bir viraj olacaktır.

Abdullah Aksoğan

6 Kasım 2010

Kolayı Zor Yapmak - Fenerbahçe: 4 Eskişehirspor: 2

 

Fenerbahçe sene başına göre çok fazla olan eksiklerini, istikrarlı bir şekilde düzelterek yoluna devam ediyor. Ancak en basit olayı bir türlü çözemiyor. Kolay olabilecek maçları zora çevirmekte üstlerine yok. Çok fazla gol attıkları için sorun çıkmıyor ancak maçın öyle bir noktasında öyle yanlışları üst üste yaptılar ki, ikinci yarının 20 dakikasında insanlara kahırdan başka bir şey vermediler. Bunlara ilerleyen satırlarda değineceğiz.

Muhteşem futbol oynayan oyuncular vardı sahada Fenerbahçe adına. Eskişehir ilk dakikalarda takım halinde Fenerbahçe’nin üstüne yüklendi ancak Fenerbahçe’de iler uç elemanlarının harika paslaşması ile bol pozisyona girdi. Eskişehir attı, Fenerbahçe attı ancak fazla pozisyona giren Fenerbahçe bu dönemi daha karlı kapattı. Bakıyoruz Fenerbahçe’de harika oynayan o kadar çok futbolcu var ki bu kadar fazla olmasına rağmen 2-3 kişinin sorumsuz davranışları çok rahat bitebilecek bir maçı zor duruma soktular, işin kötü tarafı çok rahat geçebilecek bir 6 haftayı da riske attılar.



Gökhan Gönül, Semih Şentürk, Alex De Souza, Mehmet Topuz, Yobo, Emre ve Volkan mükemmele yakın oynadı. Stoch ve sonradan oyuna giren Dia iyi işler yaptılar ancak yenilen ilk golde Lugano, ikinci golde Bilica’nın yaptıkları, Lugano’nun devre arasında, soyunma odasında Sezer ile kavga edip kırmızı kart görmesi bütün sinirleri alt üst etti. Takım resmen bir bocaladı. Allahtan mükemmel oynayan oyuncuların çokluğu durumu daha tehlikeli hale getirmeden engelledi ancak Lugano’nun bu yaptığı olay kabul edilemez. Önümüzdeki hafta Antep deplasmanı gibi önemli bir deplasmanda takımı bu şekilde yalnız bırakması hoş olmadı. Yaptığı sorumsuzluğu bir yana bırakırsak yenilen ilk golde adamını bu şekilde döndürmesi klâsına yakışmadı. Fenerbahçe bugün çok rahat götüreceği bir maçı gereksiz zorlaştırdı. İşin kötü tarafı çok rahat götüreceği bir periyodu sıkıntıya soktu. Haftaya oynanacak Antep deplasmanı önem kazandı.

Gökhan Gönül muhteşem bir dönüş yaptı. Takımı atağa kaldırdı, kritik bir dakikada golünü attı, asist yaptı, Mehmet Topuz ile beraber deyim yerindeyse Sağ tarafı balyoz gibi darbelediler. Mehmet Topuz ise mükemmel bir maç çıkardı. Sağ taraftan içeri kat ederek yarattığı tehlikeler ile Eskişehir defansının dengesini bozdu aynı zamanda Emre sakatlanıp çıktığında Emre’nin yerine geçerek, Emre’yi aratmadı. Alex harika paslaştı, Volkan günündeydi, Semih keza harikaydı, Stoch ilk defa bu maçta gerçek bir kanat oyuncusu gibi tehlikeler yarattı ancak Lugano’nun bir yanlışı ile takım içi dengeler alt üst oldu. Önemli bir detay vermek gerek Stoch adına, ilk defa bu maçta Caner ile koordine olarak ataklar yaptı ve gerektiğine içe kat ederek, gerektiğinde kanattan sol ayağı ile orta keserek tehlikeler yarattı. Stoch yavaş yavaş takıma alışıyor dediğim anda oyundan çıkmak zorunda kaldı. İkinci yarı bu şekilde devam edebilse çok iyi olacaktı.

Bilica ve Cristian bir dönem kesik yediler. Özellikle Beşiktaş maçından sonra bu ikiliye bazı yaptırımlar uygulandı ancak bakıyoruz ki yeniden oynamaya başladıkları son iki maçta da büyük bir konsantrasyon eksikliği ve sorumsuzluk içerisindeler. Takım arkadaşları büyük bir özveri içinde oynarken bu ikisinin bu şekilde oynamaları yanlış. Fenerbahçe’nin yumuşak karınları olarak bunlar görünüyor. Bu ikisinin boşluğu yetenek olarak ve sorumluluk olarak yeterli kişilerle doldurulduğu vakit Fenerbahçe büyük sorunlarının önüne geçmiş olur. İkinci olarak Fenerbahçe’nin kanat oyuncuları bugün Mehmet Topuz’un kanatta gösterdiği performansı gösterdiği vakit, Fenerbahçe’nin hücumda tutulamaz. Mehmet Topuz ne yaptı, gerektiğine içe kat etti, gerektiğinde geriye koşular yaptı, gerektiğinde geriden gelen beke yol açtı ve arkasını biraz daha kontrol etti, bol bol şut attı. Stoch biraz daha iyiydi bu konuda bugün. Dia ve Stoch bu bilince ulaştıkları zaman Fenerbahçe’ye çok yararlı olacaklardır. Keza Kazım bu bilinci hala alamadığını gördüm. İnşallah doğruyu bulur.

Takım zamanla birbirine biraz daha alışıyor ve bu paslaşmalara da yansıyor. Benim görüşüm bu takım yapım aşamasını daha tam olarak bitirmedi. Bitime yaklaştıkça hücumda daha etkili defansta daha dikkatli bir takım izleyeceğiz.

Abdullah Aksoğan

1 Mayıs 2010

Akıl ve Mücadele


Fenerbahçe hedefe doğru emin adımlarla ilerliyor. Haftalardır rakiplerine bırakın golü, pozisyonu bile vermeyen bir takım oldu. Eskişehirspor’a da pozisyon vermediler. Çok önemli bir hafta için çok güzel bir başlangıç yaptılar. Trabzon ve Ankaragücü maçları Fenerbahçe’nin çifte kupa hayalini belirleyeceği maçlar olacak. Bu futbolunu devam ettirirse iki takımı da çok rahat geçecektir.
Fenerbahçe çok iyi alan daraltıyor, baskı yaparken topu kaybetmiyor ve olumlu bir şekilde kaptığı topları oyuna sokuyor. Bir kere bütün topçular Alex’i, hedef seçmiş. Alex için koşuyorlar, Alex için mücadele ediyorlar. Alex’te kendisine yaratılan bu pozisyonları boş geçirmiyor. Bugün attığı frikik golü dışında direkten dönen topu ve verdiği müthiş asistlerle takım arkadaşlarını ve taraftarı mest etti.
Fenerbahçe’de şu çok iyi oynadı, şu çok kötü oynadı, şuna iş düşmedi diyebileceğimiz bir oyuncu yok. Takım olarak çok iyi alan daralttılar, harika baskı yaptılar, sonradan oyuna giren oyuncular takımın ritmini aşağıya çekmediler. Ancak ayrı alkışı hak eden oyuncular vardı sahada. Selçuk Şahin futbol hayatının en iyi futbolunu bu akşam oynadı. Topu sakladı, adam eksiltti, takımı atağa kaldırdı, atak kesti, baskı yaptı. Bir gol bir insanın hayatını bu kadar değiştirir mi? Gerçekten şaşırtıcı derecede bir yükselme dönemi içerisine girdi Selçuk. Sakat sakat oynayan Gökhan Gönül ise ayrı bir alkışlanması gereken oyuncudur. Sakat olduğundan şüpheliyim. Bu yorumları belki de bize boşuna yaptırıyorlar. Kulüp doktorlarından ricam lütfen gerçekleri açıklasınlar ve bizi daha da şaşırtmasınlar! Gerçekten harika oynadı. Özer’de sakatlıklarına rağmen çok iyiydi. Güiza mücadele etti, Defans çok koordineli hareket etti. Boşluk bırakmadılar. Maçı çok iyi pasifize ettiler. Sinirler gerilmeden, kart görmeden maçı bitirdiler.
Fenerbahçe inanmış. Sahada gösterdiği mücadele bunu açık bir şekilde gösteriyor.
Abdullah Aksoğan
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...