Gençlerbirliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gençlerbirliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2011

Daha Hızlı Kanat Çırpmak İçin, Orhan Şam

4 büyük onun peşinde!

 Aykut Kocaman fırtına gibi bir takım yaratmayı kafasına koymuş. Öyle ki elindeki hızlı oyuncuları bile yedeklemeye başladı ve işini şansa bırakmayacağını gösteriyor. Aykut Kocaman geldiğinden beri Fenerbahçe eski alışkanlıklarından yavaş yavaş kurtulmaya başladı. Bu yaz yapılacak transferler değil yapılan transferler konuşulacak gibi duruyor.

Orhan Şam, Gökhan Gönül’ün Gençlerbirliği Oftaş takımından takım arkadaşı ve Mevkidaş’ı!

Gökhan Gönül’e benzeyen çok özelliği var. Gökhan Gönül gibi hızlı bir şekilde kendini geliştirememiş olabilir ancak Gökhan Gönül’e bir yedek olacaksa bu Orhan Şam olabilirdi ancak ve Aykut Kocaman hemen Orhan Şam’ı takıma dâhil etti. Okan Alkan’a bu konuda haksızlık etmemek lazım tabii ki! Okan, en az Orhan kadar bu görevi yerine getirebilecek yeteneklere de sahip geleceğe de ancak Okan’ın tecrübesini kazanana kadar Kayseri’ye kiralık olarak gönderilmesi çok daha akıllıca bir hamleydi. Okan burada kazanacağı tecrübe ve özgüven ile Fenerbahçe’nin sağ kanatta uzun yıllar sıkıntı çekmemesini sağlayacaktır.  Fenerbahçe kalede yarattığı Türk akımını sağ kanatta da yaratmak üzere.

Orhan Şam’ın bence en önemli özelliği farklı pozisyonlarda da oynayabilmesidir. Aykut Kocaman bu sene transfer ettiği oyuncularda aradığı en önemli özelliklerden birisi bu sanırım. Dikkat ediyorum birkaç pozisyonda oynayabilen oyunculara ağırlık veriyor. Yeri geldiğinde Gökhan Gönül’ü ileride kullanabilmek istiyor, yeri geldiğinde Niang’ı sol açığa çekip Mehmet Topuz’a orta saha da yer açmak istiyor veya Emenike veya Semih’e forvette yer açıp takım içinde oyuncu değiştirmeden taktiksel değişikliklerle rakibi yanıltmak ve bunaltmak istiyor. Bunu bu sene ligin ikinci yarısında çok gördük. Bazı maçlarda bunu yaparak rakibin dikkatini dağıtmasını çok iyi bildi.

Orhan Şam’ı bu tarz bir taktik içinde sık sık kullanacağına inanıyorum. Fenerbahçe’nin kanatları hızlıydı ancak 3 kulvarda gitmenin vereceği kayıpları da düşünerek yedeklemelerini çok iyi yaptı Aykut Kocaman.

8 Mart 2011

Uygun Adım – Gençlerbirliği: 2 Fenerbahçe: 4



Fenerbahçe yoluna tüm hızıyla devam ediyor. Dün akşam kolay kazanabileceği maçı zora çevirse de maçı kazanmasını bildi. Özellikle maçın ikinci yarısında oluşan ağır hava şartlarına rağmen gücünü ortaya koymasını bildi. Maçın ikinci yarısında belirgin biçimde fizik gücü farkı ortaya çıktı iki takım arasında. 

Fenerbahçe diğer maçlarda olduğu gibi oyunu ileride kabul ederek başladı ve maçın başlarında kurduğu baskı golleri de beraberinde getirdi. Aykut Kocaman, rakibi yanıltmak adına kanat oyuncularının yerleriyle sık sık oynadı. Özer ve Dia devamlı kanat değiştirdiler ve bunun yanında Mehmet Topuz ve Emre de orta sahada belirli yerlerde durmayınca Gençlerbirliği baskıyı kaldıramadı ve golleri yedi. Bu zaman diliminde Fenerbahçe’de beklerin dahi yer değiştirdiği pozisyonlar oldu. Ancak iki gol bulduktan sonra bu sistemi kullanmak çok iyi olmadı. Golleri bulduktan sonra oyunu kontrol altına alıp Gençlerbirliğini sindirme yolunu seçebilseydi Fenerbahçe, maçı çok daha rahat götürebilirdi. 

Gençlerbirliği, yediği gollere tepki vermeye başladığında Fenerbahçeli çoğu oyuncu pozisyon kaybetti. Özer bile defansta çok kritik 2 hamlede bulundu ki zaten maçta en çok koşan adamlardan birisiydi. Gençlerbirliği bu durumu çok iyi değerlendirdi ve maçı çevirmesini bildi. Fenerbahçe’nin oluşacak ağır saha şartlarında tekrar bir geri dönüş yapabileceği tam bir soru işaretiydi ancak maçın ikinci yarısında Gençlerbirliği takımına tekrar bir hamle yapabildi. Aykut Kocaman ilk yarıda yapmadığı hamleleri bu sefer yaptı ve çok doğru değişiklikler ile skoru tutmasını bildi. Fenerbahçe kondisyon sorununa çok net bir çözüm bulmuş. Oyuncular bu sahada bile 90 dakika mücadele ettiler.

Maç içinde kötü oynayan bir oyuncu yoktu. Her oyuncu görevini yaptı. Taktiksel anlamda 20-30 dakika kötü bir süreç geçirdi Fenerbahçe. Aykut Kocaman’ın rakibi şaşırtmak adına maç içinde oyuncuların yerleriyle anlık oynamaları doğru hamleydi. Ancak golleri bulduktan sonra rakibi sindirmek adına rijit bir görüntü sergilemek yerine oyuncuların pozisyonunu kaybettirmesi ise bence yanlışıydı. Genel olarak mücadeleyi 90 dakikaya yayması ise genel doğrusuydu. Bu doğru Fenerbahçe’yi şampiyonluğa götüren temel etkenlerden birisi olacaktır zaten.

Aykut Kocaman’ın tartışılması gereken bir diğer kritik kararı da Lugano ve Andre Santos’un bilerek sarı kart görmesiydi. Haftaya Gökhan Gönül sakatlığı dolayısıyla oynamayacak ve bu iki oyuncunun cezalı olmasıyla defans hattında çok önemli üç oyuncu haftaya olmayacak. Bu denli riske girmek doğru mudur? Bence tartışılır. Konya maçı çok kolay bir maç olarak düşünülmemeli. Bu oyuncuların olmaması orta sahada da bazı değişikliklere itecektir Aykut Kocaman’ı ve istikrar sağladığı kadroda ufak değişikliklere neden olacaktır. Konya maçı çantada keklik olmayacaktır. 

Fenerbahçe, Trabzonspor’un kazandığı hafta, çok zor bir deplasmandan üç puanla dönerek rakibine ciddi bir gözdağı verdi. Trabzonspor’u ciddi bir baskı altına aldı. 

Abdullah Aksoğan

28 Ocak 2011

Büyük Kaptan Bilica! – Fenerbahçe: 2 Gençlerbirliği: 1


 
Fenerbahçe’de gündem o kadar yoğunki takip etmekte zorlanıyoruz. Taraftar, spor kulübü olmanın verdiği avantajı ve gururu yaşıyor son yıllarda. Basketbol maçından önce, formalite maçı olmaktan başka bir önemi olmayan Gençlerbirliği maçını izleme fırsatı bulduk. 

Fenerbahçe’nin aldığı skoru tartışmamızın bir anlamı yok. Sahada oyuncuların takım olarak ve bireysel olarak ne yaptıklarını görmek adına güzel bir hazırlık maçı oldu. Takım organize olma konusunda mükemmel değildi ancak iyi mücadele verdiler. Devre arasında yapılan kondisyon idmanlarının faydalarını görmeye başlıyor takım. Mücadeleyi bırakmadılar. Bu maçla ilgili taktiksel anlamda konuşacak çok fazla bir şey yok. Gökay harika olmak istiyorsa fiziki açıdan kendisini geliştirmeye devam etmeli. Orta sahada çok akıllı oynuyor. Kalede Mert Günok çok başarılı. Yer tutuşları, refleksleri, anlık tepkileri çok dengeli. Tecrübe ile kapatacağı şeyler var ancak onun için zaman gelecektir. Stoch ve Dia eskisi gibiydi ancak skora katkı yapamıyorlar. Özer’in de güçlenmesi lazım. Semih daha istekli ve diriydi. Genelde futbolcular kafa yapısı olarak aynıydı ancak geçmişe göre tek farkları mücadele biraz daha artmış.

Ancak rahatsız olduğum bazı konular vardı. Genel olarak herkes bu konudan rahatsız olmuştur. Fenerbahçe’nin bu maçta kaptanı Bilica olmamalıydı. Caner’in kırmızı kart görmesi ise tam anlamıyla Caner adına fiyaskoydu!

Cristian olabilirdi, Bekir olabilirdi, Semih istemese dahi olabilirdi ancak Bilica olmamalıydı. Tahminin yaşı itibariyle Bilica’ya devretmişlerdir kaptanlığı ancak bu akşam Mirsad’ı, Ömer’i izledikten sonra Futbol takımında hala bir sahiplenme olmadığını görmek, hele hele bazı oyuncularda bu ruhsuzluğu görmek gerçekten üzücüydü.
Yenersin, yenilirsin bunlar futbolda olan şeyler ancak Fenerbahçe’yi, Fenerbahçe yapan bu değerledir. Bazı dokunulmazlar, ulaşılmazlar vardır. Bilica, kaptanlığa ulaşmayı hak etmiyordu. 

Son üç senedir basketbol ve amatör branşlardaki başarılar, Futbol takımına krediler açıyor. Taraftar, Futbol takımında göremediği bazı şeyleri bu takımlarda görüp geleceğe daha ümitle bakabiliyor ancak daha ne kadar sürecek bilinmez. Çünkü takım olmak adına gerekli bazı şeyler yapılmıyor. Bunlar önemli şeylerdir. Futbolcuların bazılarının niyetini çok iyi görebilmemizi sağlıyor.

Bugün Bilica’nın kaptan olması demek, Fenerbahçe değerlerine yapılan kazı çalışması demektir.  Bunu yapanlar da hak ettiklerini göreceklerdir.

Abdullah Aksoğan 

Not: İstastiki bilgiler NTVSpor.net sitesinden alınmıştır.


2 Ekim 2010

Ligin Favorisi Yok - Fenerbahçe: 3 Gençlerbirliği: 0


 
Aykut Kocaman şunu çok iyi gösterdi ki işine karışılmaz ise belki çok önemli işler yapmayabilir ancak oyuncularına çok daha iyi hükmedebilir. Aykut Kocaman, teknik direktör olduğundan beri koşmayan, istediklerini yapmayan, takım içinde huzursuzluk çıkaran oyuncuları bu takımdan uzaklaştırdı. Gerektiğinde istediğini yapmayan Stoch’u da kesmesini bildi. Fenerbahçe’nin en büyük sorunu kondisyon ve yardımlaşma diyorduk ve bu maçta yardımlaşma sorununu yavaş yavaş çözdüklerini gösterdiler. 

Gençlerbirliği çok sert oynuyor.  Bu tarz büyük takımlara karşı uyguladıkları taktik şablonu bu oluyor genelde. Ancak karşılarında çok istekli bir Fenerbahçe ve omuz omuza mücadele etmekten korkmayan oyuncular bulunca işleri zorlaştı. Zaten baskıda golü getirdi. Bu tarz takımlara karşı beklenmeyen adamların yardımları çok önemli yer taşıyordu ki Caner bekten çıkıp güzel bir orta keserek Fenerbahçe adına golü hazırlayan isim oldu. Defansif anlamda kusursuz oynamasının dışında bu artısı Fenerbahçe’ye golü kazandırdı.

Fenerbahçe yıllar sonra özlediği forvete kavuşmuş gibi görünüyor. Niang, çok iyi yer tutuyor, mücadele ediyor, hızlı, adam eksiltebiliyor ve en önemli özelliği geriye gelip üstündeki baskıyı dağıtabiliyor. Takım arkadaşlarıyla da çok kıza zamanda çok iyi anlaştı. Hücum gücünü artıran Niang değil tabi ki ancak yapılan hücumun sonuca ulaşmasında etkisi çok büyük. 

Defansta Yobo çok iyi bir maç çıkardı. Aslında geri dörtlü bir pozisyon dışında genelde hata yapmadı. Gençlerbirliği çok iyi hücum edemeyen bir takım. Bu yeterli bir sınav değildi onlar için ancak topu oyuna iyi soktular. Gökhan Gönül, Caner ve Yobo oyunu çok iyi yönlendirdiler geriden. Bu Fenerbahçe için çok önemli bir artı çünkü bu tarz kapanan takımlara karşı geri dörtlünün oyuna katkısı çok önemli.

Fenerbahçe orta sahası sonunda mücadele etmeye başladı. Mehmet Topuz, Emre, Dia ve zaman zaman basması gereken yerde Alex mücadele ederek Gençlerbirliğili oyunculara meydan okudular. Bu mücadeleyi bir tek Selçuk’ta göremiyoruz. Fenerbahçe’nin de zaten en büyük sorunu şimdilik o olarak gözüküyor. O bölgeye Emre gibi bir orta saha buldukları vakit daha mücadeleci bir takım olacaklardır. Zaten bu orta sahanın yapması gereken ilk şey mücadele etmek ve yardımlaşma olmalıdır. Detaylara mutlaka girilecektir ancak bu temeli sağlam yapabilirlerse diğer şeyleri çok daha kolay yapacaklardır.

Bu maç şunu gösterdi ki bu ligin favorisi yoktur. Fenerbahçe 10. Haftadan sonra bu senenin en formda rakiplerini geride bırakmış olacak ve önü biraz daha açık. İbre biraz daha dengeye gidiyor.

Abdullah Aksoğan

1 Ekim 2010

STSL 7. Hafta Fenerbahçe – Gençlerbirliği

 

Fenerbahçe için çok önemli bir maç olacak. Bu sene Kayseri, Trabzon, Beşiktaş, Bursa ve Galatasaray çok formdalar. Diğer takımlarında bu takımlarla arasında bir kalite farkı var. Zaten Fenerbahçe bu grupta saydığımız takımlarla yaptığı maçlarda organize olmakta zorlandığını gördük. Diğer maçlarda da kontrolsüz anlar yaşandı.

Fenerbahçe’nin, Galatasaray ve Bursaspor maçlarından önce yapacağı bence en ciddi sınav olacaktır Gençlerbirliği maçı. Thomas Doll’un öğrencileri kontrollü futbol oynuyorlar. Sert ve Katı bir savunma ile oynayacaklardır bu maçta. Fenerbahçe’nin Kasımpaşa, Antalya gibi fark attığı maçlarda ki gibi kontrolsüz rakip kaleye inemeyecektir. Takım halinde organize gelme konusunda iyi bir sınav verecektir Aykut Kocaman’ın öğrencileri. Beklere ve Orta Sahaya çok iş düşecektir.  Çünkü ileride Alex, Niang ve Dia yalnız kalacaklarsa işleri çok zor olacaktır. Ancak destek alabilirlerse Fenerbahçe için güzel bir sınav olacaktır.

Ayrı bir parantez’de savunma için açmak lazım. Gençlerbirliği kontra ataklarla veya uzaktan şutlarla şansını deneyecektir. Bu yüzden defansın ve uzaktan şutlarda Volkan ve rakibi karşılayacak orta saha oyuncularının çok dikkatli olması gerekiyor. 

Futbol’un ön plana çıktığı bir maç olması dileğiyle
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...