Kayserispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayserispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2011

Defans İçin Önemli Hamle, Serdar Kesimal!


 Serdar Kesimal Fenerbahçe’de!

Fenerbahçe için önemli bir transfer. Teknik özelliklerini bir kenara bırakırsak Türk olması bile Fenerbahçe ve Türk futbolu adına çok önemli. Türkiye’de bir stoper sorunu olduğu apaçık ortada. Bu milli takıma da yansıyor kulüp takımlarına da. Avrupa’da üst düzey mücadeleye girecek stoper maalesef şu an Türkiye’de mevcut değil. Fenerbahçe zaten son yıllarda defans hattını hep yabancı oyunculara teslim etti.

Bakıyorum Servet, Gökhan Zan, İbrahim Toraman gibi yetersiz ve gelişime kapalı stoperler yüzünden milli takım çok büyük sorunlar yaşadı. Bu oyuncuların kulüpleri de Avrupa’da hep hüsran yaşadılar. Bu sene bana göre 3 oyuncu sivrildi. Serdar Kesimal, Serdar Aziz, Ersan Gülüm. Hem Milli takım hem de kulüplerin umudu oldular. Transfer piyasasını çok karıştıracakları belliydi. Bu doğrultuda Fenerbahçe yabancı sınırının getirdiği sıkıntılar ve defans hattındaki iki oyuncusunun hem yaşlarının artık ilerlemesinden hem de Yobo’nun bonservisinin alınamaması ihtimaline karşı Serdar Kesimal ile anlaşmaya vardı.

İlk olarak Fenerbahçe için çok doğru bir hamle olduğunu söyleyebiliriz. Yabancı sınırı yüzünden orta sahada yabancı sınırının getirdiği engeller dolayısıyla sıkıntılar yaşayan Aykut Kocaman’a rahat bir nefes aldırabilir bu transfer. Hem Milli Takım için hem de Fenerbahçe için geleceğe yönelik güzel bir transfer olduğunu söyleyebiliriz.

Serdar Kesimal’i çok az maçta takip edebildim ve izlediğim maçlarda çok iyi olduğunu belirtmekte fayda var. Hızlı, topu oyuna iyi sokan bir görüntüsü vardı. Köln altyapısında yetiştiğini pozisyon almasındaki ustalığından anlamak zor olmasa gerek. Sahaya çok hakim görüntüsüyle güven verdi izlediğim maçlarda. Yaşı daha genç ve kendisini geliştirirse hem Milli Takımın hem de Fenerbahçe’nin vazgeçilmez oyuncusu olur.

15 Şubat 2011

Koşar Adım Zirveye – Fenerbahçe: 2 Kayserispor: 0



Fenerbahçe son sürat hedefe doğru ilerliyor. Devre arasında yaşanan olaylardan sonra alınan önlemler, camiayı bir anda heyecanın içerisine soktu. Dün akşam ve koca bir hafta yaşananlar gösterdi ki yönetimiyle, teknik ekibiyle, futbolcusuyla, taraftarıyla Fenerbahçe bir olursa bu yarışı sonuna kadar kovalayacaktır.

Çok diri bir takımla daha karşılaştı Fenerbahçe bu hafta da. Zaten Fenerbahçe ilk 9 maçında çok çetin rakiplerle oynayacağı için konsantrasyonunu korumak zorunda. Kayserispor, gerçekten çok iyi bir takım. Şota Arveladze kendi felsefesini takıma yansıttığı gibi, kaliteli oyuncularla futbolun gereklerini yerine getiriyorlar. Pozitif futbol oynuyorlar ve mücadeleyi hiçbir zaman bırakmıyorlar. Dün bireysel hatalardan dolayı goller yemeseler çok daha farklı bir performans sergileyebilirlerdi ancak her birimiyle şampiyonluğu isteyen bir takımla karşılaşmaları kimyalarını bozdu.

Fenerbahçe daha önce Trabzon maçında çıktığı taktik ile maça başladı ve mücadele ederek Trabzonspor maçının bir kopyasını bize izletti. Kayserispor kadar, hatta daha fazlasıyla mücadele etti ve maçı istediğini hissettirdi. Takımın eksikleri hala var ancak takım oyunu ile bu eksiklerini kapatıyorlar ve ellerindeki hedefe göre hareket ediyorlar. Önümüzdeki sene daha fazlasını yapmak zorundalar ancak temel ihtiyaçları karşılamaya başlamak mecburiyetindeydiler ve bunu şu ana kadar çok iyi yapıyorlar.

Zorlu maçlar devam ediyor. Haftaya çok zorlu bir İnönü virajı var. Beşiktaş kötü günlerin altından kalkabilmek için ölüm kalım maçına çıkacak. Fenerbahçe önündeki 3 deplasman maçından 6 puan veya 5 puan çıkartabilirse şampiyonluk yolunda çok büyük bir aşama kaydetmiş olur. 

Abdullah Aksoğan

2 Mayıs 2010

Şike “Destek” Komisyonu


http://www.kayserispor.org/assets/media/images/Yonetim/tolunay-kafkas.jpg
Bütün Türkiye Fenerbahçe’nin oynadığı takımların kalecilerinin basit gol yediğini konuşuyor. Hatta bazı kesimler ellerinde bir iddia olmamasına rağmen bu oyuncuların “Hatır Şikesi” yaptığına kadar iddialarını ileri boyuta taşıyorlar. Türkiye’de yıllardır şike oluyor. Bunu inkâr etmek aptallıktır. Bunu inkâr etmek ne derece aptallıksa, bunun üstüne gitmemekte o derece riyakârlıktır. 
Dün akşam Tolunay Kafkas’ın feryatlarını izledik. Haber sitelerinde ve şike iddialarının havada uçuştuğu programlarda kimse Tolunay Kafkas’ın açık şike itirafını konuşmadı. Bütün Türkiye bu hafta, 1 hafta önce etik dersi veren bir program yorumcusunun, kendi oynadığı maçta hatır şikesi yaptığının itiraflarını izliyordu. Gerçi bu yorumcu daha ne için şike yaptığını dahi bilmiyor.
Aynı programda Fenerbahçe’nin oynadığı kalecilerin sıkıntıları dile getiriliyor. Bir kulübün asbaşkanı, Fenerbahçe’nin oynadığı oyunları konuşuyor. Ve Türkiye’de şike komisyonu kurulmasına rağmen ve itiraflar havada uçuşurken hala şike konusunda somut bir adım atılamıyor.
Tolunay Kafkas dün açık bir şekilde bir futbolcusunun şike yaptığını söylüyor, kendinden bunu engelleyemediği için nefret ettiğini belirtiyor. Maçta 2 golde de çok etkin olan bu oyuncuyu devre biterken oyundan alarak afişe ediyor ancak medyada ve diğer yayın kuruluşlarında hiçbir şekilde konuşulmuyor!
Ne kadar enteresan değil mi?
Aynı durum 2006 yılında Cordoba’nın da içinde bulunduğu bu oyunları hatırlatıyor. Beşiktaşlı, dönemin İstanbul emniyet müdürü Celalettin Cerrah’ın iddialarını, Serdar Bilgili, Tümer Metin ve birçok Beşiktaşlı üst düzey yöneticiler doğrular şekilde tepkilerini dile getiriyorlar ve malum şike komisyonu kimseyi soruşturmuyor!
İşin ilginç yanı, o maç, Avrupa’da ki bahis sitelerinde şike ihtimali yüksek bir maç olduğu için kaldırılıyor.
Bu örnekler çoğaltılabilir. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor, Kayserispor, … diye uzar gider bu liste. Ancak işin ilginç yanı, Bir kulüp başkanı çantalar dolaşıyor diyor, diğer bir kulüp başkanı kalecimiz maç sattı diyor, hatta ileri gidip TFF’nin rakip milli takım kalecisini satın aldığını iddia edebiliyorken nasıl oluyor da somut bir delil bulunamıyor!
Gökdeniz ve bir grup futbolcu bahis yüzünden ceza yiyor ancak nasıl oluyor da bu bahis çetesi çökertilemiyor. Bu adamlar tehdit ediliyor, arabaları kurşunlanıyor, ülkeden kaçıyorlar ancak nasıl oluyor da bu çete ortaya çıkartılamıyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bizzat içinde bulunduğu bu komisyon ne yapmaya çalışıyor?
İtirafçılardan aldıkları bilgileri birilerine karşı koz olarak mı kullanıyorlar?
Mafya’nın futbolun içine bu kadar girdiği bir ortamda hala neden müdahalede bulunulamıyor?
Fenerbahçe hakkında şike yapıldığı iddialarını ortaya atan bu kişiler neden Tolunay Kafkas’ı konuşmak yerine bunları konuşuyor? Bu kişiler kimin adına çalışıyorlar? Amaçları nedir?
Türkiye Futbolu nereye gidiyor?
Abdullah Aksoğan
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...