31 Aralık 2012

Sadece Adı Derbi




Yılın son maçı yılın son derbisi (maalesef sadece isim olarak derbi) yılın son galibiyeti…Potanın Kraliçeleri TKBL 12. hafta mücadelesinde deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 54-95 yenerek 12 de 12 yaptı.

Yayın olmadığı için maalesef maçı izleme imkanı olmadı.Sadece istatistikler üzerinden gidersek;rotasyonu sonuna kadar kullandığımız bir maç olmuş.Hatırlarsak Edremit maçında kenar katkısını alamayınca mecburen as oyuncuları belli bir süre sahada tutmak zorunda kalmıştık.Ama bu maçta sürelere baktığımızda;kaptanımız Birsel 4 dakika,Angel 10 dakika sahada yer alırken,Cappie hiç süre almamış..Ayrıca bu maçta kontenjana takılan isim Matovic oldu..İyide oldu..Bu tip maçlarda rahatlıkla idare ederiz pota altını.Yoğun maç trafiğinde ilaç gibi gelmiştir dinlenmesi..Ek bir parantez açmak istiyorum Vera için..Baktığımızda kolay bir rakibe karşı oynadık;ama Vera hücumda %100 lük bir performans göstererek alkışı hak etti.Maçı 15 sayıyla tamamladı (6/6 ikilik 1/1 üçlük isabeti)

Genç oyuncularımıza dönersek…Olcay yakaladığı şansı iyi değerlendirdi.23 dakika yer aldığı karşılaşmayı 15 sayı 5 ribaund 4 asistle bitirdi..3/5 ikilik ve 3/3 üçlük isabeti tutturdu..Böyle maçlardaki performansı ilerisi için umut veriyor.İyi bir performans göstermesi kendine olan güvenini daha da yukarı çekiyor,şut kullanacağı zaman tereddüt etmiyor,sorumluluk almaktan kaçınmıyor.Bu sezonun geri kalanına baktığımızda hiçte azımsanmayacak şekilde süreler aldığını görüyoruz..Bu fırsatı şu ana kadar çok iyi değerlendirdi bana göre..Arada 1-2 maç kötü performans göstermiş olabilir;ama geriye takılıp kalmaması onun için artı bir nokta..İnşallah böyle devam eder…

Bu sezon ilk kez Galatasaray maçında kadroda gördüğümüz Hülya Çoklar (Daha önceleri maç kadrosunda yoktu diye biliyorum) 10 dakika saha yer aldığı maçı  6 sayı (3/5 ikilik) ile tamamladı.Gelecek için umut verdi..Tecrübesizliği nedeniyle kısa sürede 5 faulle oyun dışı kaldı.O da doğal olarak maçlarda oynaya oynaya gelişecek.Yine Edremit maçına dönersek,Cansu Köksal kısa sürede 5 faulle kenara gelmişti.Maç temposuna alıştıkça bu handikaplarıda ortadan kalkacak..Ümit ediyorum ki inşallah ileride kadronun temelini oluştururlar..

Şimdi önümüzde Türkiye Kupası maçları var..2-6 Ocak tarihleri arasında Antalya’da düzenlecek olan kupanın programı şöyle;

2 Ocak Çarşamba : Canik Bld. – Mersin Bşb. & Galatasaray – Homend Antakya Bld.

3 Ocak Perşembe : Ceyhan Bld. – Kayseri Kaski & Fenerbahçe – İstanbul Üniversitesi (Aynı gün oynanan karşılaşmaların kazananları yarı finalde eşleşiyor)

4 Ocak Cuma günü yarı final ve 6 Ocak Pazar günü final.

Kağıt üzerinde baktığımız zaman Galatasaray’ın yer aldığı bölüm daha kolay gibi gözüksede maçların kağıt üstünde oynanmadığı da aşikar.Sürprizler yaşanmazsa finalin adı Fenerbahçe – Galatasaray olur..Şu an formumuz en üst seviyede.Çıkışa geçtiğimiz bir dönemdeyiz..En son 2009’da kazandığımız Türkiye Kupası’nı bu yıl müzemize götüreceğimize inanıyorum.

Çeyrek final mücadelesinde 3 Ocak Perşembe günü saat 19.30’da İstanbul Üniversitesi ile karşılaşıyoruz..Maç yayını Lig Tv 3’te.Kupa yolunda kraliçelere sonsuz başarılar diliyorum..

28 Aralık 2012

Galatasaray Yok Over and Over !!!




Potanın Kraliçeleri TKBL 11. hafta mücadelesinde karşılaştığı Galatasaray’ı 83-67 yenerek zirvede tek kaldı ve namağlup ünvanını sürdürdü.

Maça biz;Birsel-Cappie-Angel-Nevin-Matovic beşiyle başlarken Galatasaray,Whalen-Işıl-Şaziye-Lyttle-Fowles beşiyle başlıyordu.İlk 5 dakikalık bölümde oyunu domine eden taraf bizdik.Matovic’in hücumda aktif olması -ki alışık olduğumuz orta mesafe şutlardan ziyade turnikeye gidip basketi buluyordu- iyi savunma yapıp akabinde ribaundları alıp hızlı hücumlarla sayı bulmakta zorlanmadık.Burda da başrolde olan isimler Angel-Cappie ikilisiydi.Birebirlerde maç boyunca çok etkili oldular zaten.Rakip ise Fowles ile etkili olmaya çalışıyordu.Aslında iyi savunmamıza rağmen o bölgeyi,biraz şans birazda bizim hatalardan dolayı sayıları buluyordu Fowles.Periyodun bitmesine 5 dakika kala skor 14-6 ya gelince Galatasaray mola aldı..Mola dönüşü maça iyi dönen taraf Galatasaray oluyordu.Işıl ve Şaziye’nin sayılarıyla farkı 3 e kadar indirdiler.Savunmada düştüğümüz dakikalardı.Boş şut imkanı verdik,ayrıca ribaundlarda da  etkili olamadık.Bu sefer molayı alan ve moladan iyi dönen taraf biz olduk.Angel’ın önderliğinde üst üste hücumlardan sayılarla dönmeyi başardık.Savunma tarafında ise Nevin’in gayreti Galatasaray uzunlarına sayı imkanı tanımıyordu.İlk periyodu 26-17 önde kapatırken hücumdaki performansımız göz dolduruyordu.

İkinci periyotta ilk periyodun tam tersi hücumda durgun başladık.İsabet oranımız düştü..Bu durum savunmayada yansıdı.Çokça hücum ribaundu verdik.Rakip uzunları savunamadık.Pota altını çok iyi kullandı bu periyotta Galatasaray.Lyttle ve Wauters ile etkili oldular.Farkı 3 e kadar indirmeyi başardılar.İlk periyottaki tempolu oyun sonrası fiziksel olarak düştük.Kolay atışları kaçırdık,basit hatalar yaptık.Ama büyük maçların büyük oyuncusu Cappie daha sahneye çıkmamıştı.İlk yarının son 1.5 dakikalık bölümünde attığı 7 sayıyla takımı sürükleyen isim oldu.Ayrıca bu bölümde alan savunmasına döndüğümüzü belirtmekte fayda var.Periyot boyunca kolay atış imkanı bulan rakibimize nefes aldırtmadık yaptığımız savunmayla.Burada da en çok alkışı hak eden isim Nevin’di bence.İlk yarı biterken tabelada 42-30 üstünlüğümüz vardı.

Üçüncü periyotta Galatasaray daha fazla etkili olan taraftı. Işıl’ı hücumda iyi kullandılar.Kenar çizgilerde boş durumda Işıl’ı bulmayı başardı Galatasaray ve neticesinde üçlükleri çok rahat bir şekilde kullanıp skor üretti.Ayrıca içeri girip şut kullandığında da el gösterip atışını bozamadık Işıl’ın..Yine kolay sayı bulmaya devam etti.Farkı azaltan Galatasaray’a Angel ve Cappie’nin yine birebirlerdeki etkinliğini kullanıp cevap verdik.Ama savunmadaki aksaklık devam etti.Periyodun sonlarında bu sefer Whalen öne çıktı.Her içeri penetre ettiğinde çok rahat potaya gitti ve sayı üretti..Önlem alamadık bir türlü..Hücumda zorlandığımız anlarda oldu.Yanılmıyorsam 2-3 kez 24 saniye biterken mecburen kullandığımız atışlardan basket bulmayı başardık.Maçın kritik anları bu anlardı bence.Çünkü Galatasaray kolay sayı atarken,savunmadaki oyunuyla zorlamaya başlamıştı bizi.Son saniyelerde bulduğumuz sayılar onları biraz oyundan düşürdü,bizide maçtan koparmadı.Son periyoda 10 sayı farkla 62-52 önde giriyorduk.

Dördüncü periyotta uzunların savaşı oldu desek yanılmayız.Mücadele anlamında değilde skor anlamında.Biz Matovic ile skor üretirken Galatasaray ise bütün hücumlarda topu pota altında Wauters ile buluşturup sayı buluyordu.Ama maçın gizli kahramalarından Esmeral’i unutmamak lazım..Çok iyi bir performans ortaya koydu bu periyotta.Son darbeyi indirmemizde payı büyüktü attığı  sayılarla.Özellikle aldığı basket faul,neden o’nun ülkedeki en iyi kadın basketbolcularından biri olduğunu cevaplar nitelikteydi.Ayrıca takımı özellikle tebrik etmek istediğim bir nokta var.Galatasaray’a son 2-2.5 dakika sayı şansı tanımadık.Buradaki istekli savunmamız görülmeye değerdi.Maçı nasılsa kazandık havasına girmedik,en ufak bir konsantrasyon kaybı yaşamadık bu dakikalarda..Ve akabinde Wauters’a üst üste bloklar yaparak basket şansı vermedik.Maçı 83-67 kazanan kraliçelerimiz çok büyük bir avantaja sahip oldu.Ligde Galatasaray ile galibiyet farkını 2 ye çıkararak liderliğini daha da sağlamlaştırdı.

Maçın başından sonuna kadar üstünlüğümüzü rakibe kabul ettirdik.Son periyot hariç maçın geri kalan bölümünde Galatasaray hep bir hamle yaptı,seri yakaladı geri dönüş adına,farkı azalttılar;ama bizde her seferinde buna bir seriyle karşılık verip maçın başabaş gitmesine izin vermedik.Son periyotta da vurup geçtik..İstatistiklere baktığımızda top kayıplarının maçın gidişatını etkilediğini görüyoruz.Biz sadece 4 top kaybı yaparken,Galatasaray 13 top kaybıyla oynadı.İki takım toplamda 20 asistle oynarken buradan bireysel performansların ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor.Cappie ve Angel’ın el üstü şutları,birerbirlerdeki etkinliği…Kısaca bizim takım yapılabilecek her şeyi yapmış.Hem takım hem bireysel performans anlamında.

Bireysel performans demişken;bu tip maçları çok iyi oynayan Cappie yine Galatasaray yok dedi.Maçı 17 sayı 3 asist 3 ribaundla tamamladı.İkinci periyottaki performansı,kendine olan güveni,sorumluluğu alıp takımı sürüklemesi niye özel oyuncu olduğunu gösterdi.Yani kısaca seviyoruz seni Cappie..Angel’da bu maçları oynamayı seven diğer bir oyuncumuz.Maçı 18 sayı 6 ribaund 4 asistle tamamladı.Hızlı hücumlarda cezayı kesti,ribaundlarda etkili oldu.Teke tek kaldığında rakip savunmacıları yere serdi..Matovic ise maçın en skorer ismi oldu.21 sayı 7 ribaund 3 asistle mücadeleyi tamamladı.İlk ve son periyotta çok iyi oynadı.Son periyotta rakip potayı abluka altına aldı.Nevin 9 sayı 3 ribaund 1 asistle tamamladı maçı.Son zamanlarda artan performansı bizleri çok sevindiriyor.Artık daha güvenli daha istekli oynuyor.Burada koç Iniguez’in katkısı tartışılmaz.Hepimizden çok sevinmiştir hatta.Hele bir pozisyonda son saniyede attığı üçlük güven patlamasıydı resmen.Umarım hep bu çizgide devam eder.Savunmada rakip uzunları iyi savundu,dengelerini bozdu.Özellikle Fowles’a iyi box out yapıp hücum ribaundu almasını engelledi.Esmeral maçı 6 sayıyla tamamladı.Maçın kopma anlarında üst üste bulduğu sayılarla takıma ve taraftarlara derin bir oh çektirdi.Kendi adına kötü geçen bir sezondan sonra bu sene küllerinden doğdu..Ve son olarak kaptanımız Birsel..Maçı 7 sayı 5 asist 4 ribaundla tamamladı.

Tribünlere değinirsek;ilk kez bir derbi maça ev sahipliği yapan Fenerbahçe Ülker Sports Arena benim için sınavı başarıyla vermiştir.Alt ve orta katların hemen hemen dolduğu bir ortamda takıma çok iyi destek verildiğini düşünüyorum.4000-5000 arası taraftar vardı herhalde..İddialı bir laf belki ama erkek takımın maçında bile böyle coşkulu bir ortam olmadı bu sezon.Maçın her anında destek çok iyiydi takıma.Lig maçı olmasına rağmen doluluk oranı kadın basketboluna göre üst düzeydi.Final serisinde daha fazla taraftar daha fazla coşku olacağına inanıyorum.Caferağa’nın bize sağladığı avantaj yadsınamaz kesinlikle.Ama takım yeni salonda da aynı performansı sergilemeye devam etti.Demek ki keramet sadece salonda değil çubuklu formada.Kraliçeler,biz burada da aynı çizgide devam ederiz dedi.İnşallah bu şekilde devam eder.

Önümüzdeki günlerde yoğun bir program bizi bekliyor olacak.Önce TKBL 12. hafta maçında Beşiktaş deplasmanına gidiyoruz.29 Aralık Cumartesi günü oynanacak maçın başlama saati 14.00.Daha sonra 2-6 Ocak tarihleri arasında Antalya’da yapılacak olan Spor Toto Türkiye Kupası maçlarına çıkacağız.Bu zorlu süreçte kraliçelere sonsuz başarılar…

Son olarak Cappie’nin klasikleşmiş röportajıyla yazıya noktayı koyalım..



25 Aralık 2012

Galatasaray Maçı Öncesi Antrenman Tadında Bir Maç




TKBL 10. hafta mücadelesinde (22.12.2012)konuk olduğumuz Edremit Belediyesi’ni 59-70 yenerek 10. maçta 10. galibiyetimizi aldık..

Aslında maç için fazla yorum yapmaya gerek yok..Rakibimiz zayıf bir takımdı.Ligde tek galibiyetleri var,o da bu sezon gençlerle yoluna devam eden Beşiktaş’a karşıydı.Yarın ki (26.12.2012) Galatasaray maçı öncesi ter idmanı şeklinde geçen bir mücadele oldu.

Maça çok iyi başlayıp farkı kısa sürede çift haneye çıkardık.Aradaki kalite farkı ortaya çıkmıştı..As oyuncularımız maçı sürükleyip götürdü derken,ikinci periyotta oyuncu değişikliklerinin etkisiyle ritmimizi kaybettik..Acele atışlar,organize olmayan hücumlar şeklinde geçti bu periyot.Belki acımasız bir eleştiri olacak ama fazla süre alamayan oyunculardan daha iyi bir performans beklerdim.Çünkü karşımızdaki rakip genellikle yabancı oyuncularından katkı alan bir ekipti.Kadroca zayıf görünen rakibe karşı daha güzel basketbol bekliyordum.Misal Kübra geçen sezondan beri içeri penetre etmeden oynamayı düşünüyor.Pası aldığı gibi potaya yolluyor.Aslında biraz zorlayıp içeri girse daha yararlı olacak.Iniguez mecburen kötü oyuna müdahale edip;Birsel-Matovic-Angel üçlüsünü tekrar oyuna soktu.Kaptan dümene geçip durumu toparladı..Farkı tekrar yukarıya çeken takımımız 3. periyodun ortalarına kadar 20 ye kadar çıkartmayı başardı.Sonra yine oyuncu değişiklikleriyle gelen ivme kaybı farkın azalmasına neden olsada rakibin yapacak fazla bir şeyi yoktu..Sadece güçleri yettiğince direnmeye çalıştılar..Normal maç temposuyla oynasak 40-50 arası farklarda bitirebilirdik maçı..Ki yine rotasyon yaparak yani..Sadece bu maçta bizim adımıza olumsuz olan nokta kenar katkısını yeterince almamamız..Çünkü takım daha 3 gün önce Romanya’da Euroleague maçına çıkmış,fazla dinlenme şansı bulmadan yine deplasman için yolculuk yapmış..Bu durumda kenardan gelen oyuncuların as oyuncuları dinlendirmeleri gerekiyordu.Hoş 25 dakikadan fazla süre alan oyuncumuz yoktu gerçi ama daha fazla dinlenme imkanı bulabilirdi as takım..

Neyse bu kadar negatif düşünce yeter.Demek konsantre olunmamış maça (sonradan oyuna girenler için söylüyorum) Bende maçı izlerken aklımda Galatasaray maçı vardı zaten.Bir an önce bitse gözüyle izledim maçı.Oyuncularda illaki bunu düşünmüştür..

Şimdi önümüzde kritik bir maç var..Galatasaray’ı konuk ediyoruz..Eğer bu maçı kazanırsak hem Galatsaray hem de Kaski ile galibiyet farkını 2 ye çıkartmış olacağız..Playofflarda saha avantajını kazanmak için büyük avantaj elde etmiş olacağız.Birde önceki yazılarda belirtmiştim..İlk yarıda 13 maçın 8 i kendi sahamızda.Kayıpsız geçersek bu bölümü,ikinci yarı zorlu deplasmanlara gittiğimizden kaybetme lüksü doğacak..Mersin,Kaski,Tarsus ve Galatasaray deplasmanları bizi bekliyor olacak..

Galatasaray’da dikkat edilmesi gereken en önemli isim Lindsay Whalen.TKBL’de 6 maçta 14,3 sayı ve 3,5 asist ortalaması tutturmuş..Eğer Whalen olmasaydı bu maçı rahatlıkla alacağımızı söyleyebilirdim.Sezon başında Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda karşılaştığımız Galatasaray düz takım niteliğindeydi.Yaratıcı oyuncuları hiç yoktu.Ama şimdi Whalen’in Galatasaray’a kademe atlattığı ortada.Bazı maçlarını takip ettim Galatasaray’ın hem ligde hem Euroleague’de..Zorlanarak kazandıkları maçlarda öne çıkan isim hep Whalen oldu.Maçın son anlarında sorumluluk almaktan kaçınmıyor hiçbir şekilde ve maçı alıp götürüyor..İyi savunmamız lazım..Geçiş yollarını kapatmamız lazım..Pota altı oyuncularına gelirsek..Bu sezon transfer ettikleri Ann Wauters ve Sancho Lyttle üst düzey uzunlar..Fowles’ı söylemeye gerek yok zaten..Bahar’ı da ekleyince bu mevkide rotasyonlarının geniş olduğu görülüyor.Bizde de tam tersi sıkıntının olduğu yer pota altı.Benim düşüncem her ne kadar rakibin pota altı daha da güçlenmiş olsada,geçen sezon ki Tina Charles-Fowles ikilisi kadar düşündürmüyorlar.Hatırlarsak Tina Charles başımızı epey bi ağrıtmıştı geçen sezon.Hem Wauters hem Lyttle tabiki elit oyuncu kategorisine giren uzunlar.Ama Tina Charles kadar oyunu sürklase edeceklerini zannetmiyorum.Tabi burada bizim oyuncularada çok büyük iş düşüyor.Matovic ve özellikle Vera’nın uzun kolunun avantajını kullanarak rakiplerini devre dışı bırakması gerek..Ayrıca yakın savunmaları gerekiyor.Hem Wauters hem Lyttle orta mesafedende sayı buluyorlar.Fowles’ı bu konuda her zaman riske edebiliriz;ama bu iki oyuncunun dibinde bitmeliyiz hemen topu aldıklarında.Yalnız Nevin ve Yasemin’in aldıkları sürelerde dinlendirmeleri gerekiyor Vera ile Matovic’i.Eğer 30-35 dakika arası oyunda kalırlarsa orada üstünlük sağlayamayız.Bir ihtimal artık duruma göre Angel’ı 4 numara oynatabiliriz..

Şimdi koç Iniguez’i zor bir tercih bekliyor.Angel-Matovic-Vera kesin maç kadrosunda olacak isimler.Tribüne çıkan isim Biba mı olacak yoksa Cappie mi..Kendi düşüncemi söylersem,her ne kadar Biba son zamanlarda müthiş bir form grafiği yakalasada tercihim Cappie’den yana olur.Cappie belki şu ana kadar ahım şahım bir oyun sergilemedi sezonun geri kalanında..Bana kalırsa rölantide gidiyor.Çünkü vites arttırmasına gerek yok şu anki fikstür ortamında..İhtiyaç halinde tabiki ortaya çıkıyor,sorumluluk alıyor.Yine hatırlarsak geçen sezon geldiğinde birçok kişi gerek varmıydı vs gibi soruları sormuştu.Hatta ilk geldiği günlerdeki oyunuyla eski Cappie değil yorumlarıda yapıldı.Ama Mersinle oynanan yarı final serisinde kıvılcımı yakmış,Galatasaray ile oynanan final serisinde takımı sürükleyen ve şampiyonluğumuzun en büyük mimarlarından biri olmuştu.Şimdi o’nun zamanı..Galatasaray maçlarını çok sever ve çok iyi motive olur..Ayrıca maçın sıkıştığı anlarda Angel ile birlikte delici güç olarak sahada yer alması bizim için büyük bir avantaj teşkil edecek.

26.12.2012 Çarşamba günü 20.30’da Fenerbahçe Ülker Sports Arena büyük salonda başlayacak maçın bilet fiyatları her kategori için 10 TL..Bu kritik maçta yalnız bırakmayalım kraliçeleri..

Caferağa’dan sonra Galatasaray ile evimizde ilk maçımız..Yılarca ev sahibi avantajımızı çok iyi kullandığımız Caferağa’dan ayrılırken tek bir soru meşgul ediyordu hepimizi..Fenerbahçe Ülker Arena aynı etkiyi yapacak mı ? Hatta küçük salon düşünülebilirdi..Belkide güvenlik durumu yüzünden kabul görmedi.Maçtan sonra bol bol konuşulur,tartışılır bu durum..Sonsuz başarılar kraliçeler..

21 Aralık 2012

Birsel Birsel Birsel Vardarlı !!!



Euroleague Women 9. hafta mücadelesinde deplasmanda karşılaştığımız Targoviste’yi 60-89 yenerek kritik bir galibiyete imza attık.

Birsel-Cappie-Angel-Vera-Matovic beşi ile başladık maça.İlk anlarda alan savunması yapan Targoviste iki uzunumuza üst üste hatalar yaptırıyordu.Daha sonra toparlanan kraliçeler Angel’ın önderliğinde üst üste sayılar bulmaya başladı.Savunmanın da sertliğini arttıran takımımız ilk 5 dakikada Targoviste’ye sadece 4 sayı atma şansı veriyordu..Rakibin hücumlarında potamızı iyi savunuyor,rakibe iyi baskı yapıyor ve onları hata yapmaya zorluyorduk.Burda da önplana çıkan isim çaldığı toplarla Angel oldu.İlerleyen bölümlerde savunmadaki agresifliğimiz kaybolunca,Targoviste Currie ve Marginenan ile üst üste sayılar bulup mini bir seri yakalasa da;takımımız hızlı hücumlarla rakibe yakalama şansı vermedi.Oyuna sonradan giren Biba hızlı hücumları bitiren isim oldu.Hızlı hücumların yanında uzunlarımızı da iyi kullandık..Matovic ve son haftalarda artan performansıyla Nevin skora katkıda bulunan diğer isimlerdi.Tabi burada uzunları asistleriyle besleyen Birsel’i unutmamak lazım.Kaptan gemisini çok iyi yönetiyordu yine..İlk periyot geride kalırken tabelada 16-31 üstünlüğümüz vardı.

İkinci periyoda ilk periyodun tam tersi bir görüntü içinde başladık.İlk 3.5 dakikada sayı atamadık ve Targoviste 6-0 lık bir seri yakaladı.Hücumda istikrarımız bozuldu.Aslında şut imkanı bulduk her seferinde;ama isabet sağlayamadık.Yalnız bu olumsuzluğa rağmen Biba topu her aldığında içeri penetre ederek doğru olanı yaptı.Sayı atamasada rakibe üst üste fauller aldırdı.Bunun neticesinde kısa bir sürede faul hakkı dolan Targoviste karşısında ilk sayımızı Nevin’in serbest atışından bulduk.Ama bir türlü tempoyu yükseltemiyorduk,yine kolay basketler yemeye devam ettik.5.20 kala farkı 4 e kadar indirmeyi başardı Targoviste (28-32) 12-1 lik seri sonrasında oyuna giren Birsel-Angel takımı ayağa kaldırdı.Önce sayıları atan Angel,savunmada ise rakibin atışlarını bozarak sayı yememizi engelledi.Periyodun başında şutları girmeyen Biba bu sefer Birsel’in asistlerini değerlendirerek farkı tekrar çift haneye çekmemizi sağladı.İlk yarı biterken 34-49 üstünlüğümüz vardı.

Üçüncü periyot için söylenecek tek şey Birsel Vardarlı..Resital sundu herkese..Periyodun başında üst üste 6 sayı atarak maçı koparmamızı sağladı ilk olarak.Ama sadece sayı mı..Öylesine güzel asistler yaptı ki yine bizi kendine hayran bıraktı.Aynı şeyi söyleyeceğim ama o’nu izlemek büyük keyif,büyük şans..Takım olarak müthiş oynadık.Coach Iniguez’in tam istediği oyun tarzını sahaya yansıttık.Çok iyi savunma ve hızlı hücum..Her ikisini de yapmayı başarınca farkı periyodun sonunda 30 lara kadar çıkarttık (41-73)

Rahat bir tempoda geçen son periyodu rotasyonla oynadık.Biba’nın ilk dakikalarda sayı yağmuruna devam ettiği periyotta,ilerleyen dakikalarda skor üretmekte zorlandık.Biraz daha hareketli olabilirdik sanki hücumda..Periyodun tamamında oynayan Olcay 1-2 hatası dışında olumlu sinyaller vermeye devam ediyor..Her zamanki gibi savunmadaki gayreti,hücumda cesur oluşu ve yaptığı asistler olumluydu kendi açısından..Maçı 60-89 kazanan Potanın Kraliçeleri gruptaki 5. galibiyetini alıyordu.
İkinci periyodun ilk 5 dakikasındaki oyun haricinde çok iyi bir maç çıkardık.Maçın belli bölümlerinde rakibi kitlemeyi başardık;ama asıl 3. periyottaki muhteşem oyunla vurup geçtik desek doğru olur herhalde.10 dakika boyunca hiç düşmeden,aynı çizgide süren performansımız maçın sonlarını rahat geçirmemizi sağladı.Maçlardaki keskin iniş çıkışları artık yaşamıyoruz.Düşündüren bir konuydu.Şu an sergilediğimiz performans sevindirici bu açıdan.Son maçlarda yükselen bir performansımız var.Aman nazar değmesin (Yazar burada tahtaya vuruyor,sizde vurun bence)

Bireysel performanslara gelirsek maçın yıldızı benim gözümde Birsel’di.Öyle bir 10 dakika oynadı ki rakibe son darbeyi indirdi.8 sayı (4/4 ikilik) 7 asistle tamamladı maçı.8 sayının tamamı 3. periyotta geldi.Ve yine müthiş asistler yaptı.Biba yine skorer oyununu sürdürüyor.21 sayıyla takımın ve maçın en skoreri olan Biba muhteşem performansını devam ettiriyor son 1 aydır.Kalitesini ve tecrübesini gösteriyor her maçta.Angel hem savunmada hem hücumda çok iyi bir maç çıkardı.Maçı 15 sayıyla tamamladı.

9 Ocak’a kadar ara verdi Euroleague.Bu tarihte Nadezhda’yı kendi sahamızda ağırlayacağız.Ligde de kritik Galatasaray maçı öncesi 22 Aralık Cumartesi günü Edremit deplasmanına gidiyoruz.FB TV’den de naklen yayınlanacak maçın başlama saati 16.00..Kraliçelerimize başarılar..Bu maçtan sonrada 26 Aralık Çarşamba günü Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da Galatasaray’ı konuk ediyoruz…

17 Aralık 2012

Zoru Kolaya Çeviren Savunma

Potanın Kraliçeleri TKBL 9. hafta mücadelesinde Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da konuk ettiği,ligin güçlü ekiplerinden Kayseri Kaski’yi 36 sayı farkla 98-62 yenerek ligde namağlup liderliğini sürdürdü.
Birsel-Esmeral-Cappie-Matovic-Vera beşiyle başladık maça.Kaski Pınar Demirok’un liderliğinde maça iyi başladı.Biz ise Birsel-Cappie-Esmeral üçlüsüyle savunmada agresif hücumda hareketli bir performans sergiliyorduk.Esmeral’in içeriyi hep zorlaması,Matovic’in uzun mesafe atışları…Daha sonra skor anlamında devreye Cappie-Vera ikiliside dahil oldu.Son 2-3 lig maçında yabancı kontenjanına takılan,periyodun sonlarına doğru oyuna giren Angel hırslı,iştahlı bir geri dönüş yaptı.İlk pozisyonda topla pota altında buluştu ama sayıyı atamadı.Bu sefer topu rakibinden çalıp turnikeye gitti yine atamadı.Fakat isteği ve heyecanı görülmeye değerdi.Bunun meyvesini periyodun son anlarında,sadece 20-25 saniye içinde 2 basket faulle yani 6 sayıyla aldı.Hücum ribaundunu çok iyi takip edip alması,savunmada rakibin dengesini bozup top kaybına zorlaması maça çok iyi konsantre olduğunun göstergesiydi.Periyodun sonlarında Kaski Nuria Martinez ile ayakta kalmaya çalışsa da Angel’ın müthiş oyunuyla ilk periyodu 23-17 önde kapatmayı başardık.
İkinci periyoda baskılı savunma yaparak başladık.Rakibe nefes alma şansı bile tanımadık.Hücumda kaptan devreye girip üst üste sayılar buldu ve fark çift haneye çıktı.Bu dakikadan sonra Kaski alan savunmasına döndü.Döndü ama bu onlara pahalıya patladı.Her hücumda cezayı kestik alan savunmasına karşı.Önce topu çok iyi dolaştırarak Vera’yı bulduk,o da basket faulle 3 sayı kazandırdı bize.Daha sonra kaptan Birsel ve Esmeral üçlükleri Kaski potasına bıraktı.Maçın kırılma anlarından biriydi bence rakibin alan savunmasına dönmesi.Onların sonu oldu diyebiliriz hatta maç içinde..Bu bölüme kadar 22-3 lük bir seri zor geçeceği düşünülen maçı,umulmadık şekilde kolaya dönüştürdü.Yaptığı yanlıştan adam adama savunmaya dönerek vazgeçen Kaski 7-0 lık bir seri ile cevap vermeye çalışsada,hemen toparlanan kraliçeler hızlıhücumlarla skor üretmeye devam etti.İk yarının son saniyesinde gelen Birsel’in üçlüğü farkı 22 ye çıkardı (52-30)
Üçüncü periyoda Matovic’in skorer oyunuyla başladık.Kayseri Kaski’de ise yine ön plana çıkan isim Martinez oldu.Her şey güzel giderken hakemlerin Iniguez’e çaldığı anlamsız teknik faul ortamı gerdi.Bir pozisyonda Matovic dizine darbe aldı,doğal olarak canı yandı.Hakemler bunun üzerine oyunu durdu;ama Kaski kenar yönetimi tepki gösterdi oyun durduğu için.Bunun üzerine Iniguez’de tepki gösterdi haklı olarak.Ama hakemler bu tepkiyi teknik faul ile cezalandırıp gerginliği daha da arttırdı.Neyse maça dönersek,periyodun bitmesine 3 dakika kala oyuna giren Olcay savunmasıyla dikkat çekti.Martinez’i çok iyi savundu,top aldırtmayıp rakibi hataya zorladı.Son anlarda Vera-Matovic ikilisi ile üst üste sayılar bulduk.Matovic sayılarının yanı sıra yaptığıasistlerle de damga vurdu (78-45)
Son periyodun büyük bir bölümünü rotasyonla oynadık skorun verdiği rahatlıkla…Olcay savunmasının yanına top çalmayıda ekledi.Ayrıca attığıüçlüklerle kendine olan güvenini gösterdi.Kenardan gelen oyuncular katkıvermeye devam etti.Esra oyunda kaldığı süre içerisinde olumlu işler yaptı.İyi bir alternatif olduğunu gösterdi.Bir tek Emel hayal kırıklığına uğrattı.Tabişimdi kısa süre oyunda yer aldı;ama ribaundlarda etkili değildi.Ayrıca fazla kalıplı olmamasına rağmen,atletik bir yapıya sahip olmasına rağmen çok ağır gözüktü bana göre..Maça dönersek tekrar,tıpkı geçen haftaki Samsun Basket maçında olduğu gibi tamamen kenardan gelen oyuncularla oynadığımız dakikalarda,savunmada dirençli bir oyun ortaya koyduk.1-2 pozisyon dışında rahat sayı imkanı tanımadık…Maçı 98-62 kazanan Potanın Kraliçeleri yaptıklarımüthiş savunma ile zoru kolaya çevirdi.
İstatistiklere baktığımızda;ribaundlarda 45 (13 ü hücum) 30 (9 u hücum) üstünlüğümüz vardı.Asistlerde de 27-12 üstünlüğümüz vardı.Takım oyununu ne kadar iyi oynadığımızın bir göstergesiydi.Hatta bir hücumda tamamen pasa odaklanıp 24 saniyenin dolduğunun farkına varamadık.En doğru pozisyonu yakalamak için müthiş bir çaba gösterdik maç boyunca…Kısaca şiir gibi basketbol oynadık..Oyuna giren çıkan herkes konsantre bir şekilde elinden gelenin en iyisini yaptı.
Nevin’den hiç bahsetmedik..Ribaundlarda etkiliydi.İkinci periyotta yaptığımız savunmada onunda payı çok büyüktü.Skor olarak sadece 4 sayıda kalsada,aldığı 9 ribaunt ve sert savunmasıyla gayet iyi bir performans sergiledi..Vera ve Matovic 20 şer sayı atarak toplamda 40 sayıyla pota altınıdomine ettiler.Özellikle Matovic neden Avrupa’nın sayılı uzunlarından biri olduğunu gösterdi.Arkası dönük,orta mesafe,yüksek post fark etmeksizin her yerden sayı bulma potansiyeline sahip.Vera ise müthiş bir yüzde tutturdu ikilik atışlarda..Sadece bir şut kaçırdı ve 8/9 attı..Kaptanımız Birsel’de ikinci periyotta yakaladığımız seride başrolde olan oyunculardan biriydi.Üst üste attığıüçlükler,oyun sıkıştığı zaman içeri penetre ederek bulduğu sayılarla üzerine düşeni fazlasıyla yaptı..13 sayı 7 asistle tamamladı maçı..Angel uzun bir süre sonra oynadığı lig maçını 12 sayı ile tamamladı.Rotasyona gitmeyip kenara gelmese daha da sayı atardı.Son olarak Olcay..Maçı 10 sayıyla tamamladı..Şut kullanırken kendine güveni,savunmadaki gayreti muazzamdı..Ayrıca Martinez genç oyuncu diye birkaç kez baskı kurmaya çalışıp,hataya zorlamak istedi;ama Olcay çok rahat bir şekilde bu baskıdan kurtuldu.Zaten daha sonra vazgeçti Martinez baskıdan.Her geçen gün her geçen maç her geçen dakika daha iyi olma yolunda ilerliyor Olcay.İnşallah böyle devam edip yeni Birselimiz olacak..
Şimdi önümüzde kritik bir Targoviste deplasmanı var.19 Aralık Çarşamba günü oynanacak maçın başlama saati 18.00 olarak gözüküyor.Yayın yine olmayacak sanırım.Kraliçelerimize sonsuz başarılar diliyorum…
(Bu arada Euroleague bu haftaki maçlardan sonra 3 haftalık bir araya giriyor.)

12 Aralık 2012

Rahat Tempo ve Galibiyet




Potanın Kraliçeleri TKBL 8. hafta mücadelesinde deplasmanda karşılaştığı Samsun Basket’i 55-78 yenerek namağlup ünvanını korudu.

Olcay-Cappie-Biba-Nevin-Matovic beşiyle başladığımız maçta ilk dakikalarda skor üretemedik.Doğru şutu buluyorduk ama bir türlü basket atamıyorduk.İlerleyen bölümlerde hızlı hücumla yakaladığımız şansları iyi değerlendirip üst üste sayılar bulmaya başladık.Dip çizgilerden Cappie ve özellikle Biba’yı doğru zamanda topla buluşturuyor,bomboş durumda basketi bulmalarını sağlıyorduk..İlk periyotta kendi adımıza dikkat çeken bir nokta vardı.Hücumda pota altını kullanmayı pek düşünmedik.Daha çok dış atışa yönelik bir oyun oynadık.Bu periyot 10-24 üstünlüğümüzle geçerken rakibimizin tek hücum opsiyonu Frazee oluyordu.
İkinci periyota yine durgun başladık..Hücumda üst üste top kayıpları yaptık..Bir süre sonra toparlanan kraliçeler,ilk periyotta yapmadıklarıpota altı hücumunu Vera oyuna girdikten sonra devreye soktu.Bu periyotta ilk dakikaları saymazsak hücumda yüksek yüzdeyle oynadık.Kenardan gelen oyuncularımızdan (Esmeral-Yasemin) maksimum faydayı aldık.Bir süre kenarda dinlenip oyuna tekrar giren Biba üçlük yağmuruna devam etti.Olcay yine savunmayı iyi yapan oyuncumuzdu.Zaten tek isim o idi bu konuda.Rakibini sürekli rahatsız etti.Top kaptı ve neticesinde bir pozisyonda topu rakip için tehlikeli sayılan bir yerde çalıp teknik faulü yaptırttı.Gelelim savunmamızdaki aksaklığa..Pota altı savunmamız yumuşak kaldı.Oraya kadar çok rahat girip bomboş turnikeleri attılar.Eski oyuncumuz Vajda ile dışarıdan,Black ile içeriden etkili oldular.Fakat belli bir yere kadar sürdürebildiler bu durumu.Onlardan başka katkı verecek bir oyuncu bulamadılar.İlk yarıyı 26-47 önde kapattık..

Üçüncü periyotta pota altı savunmamız düzeldi.Rakip topu pota altına indirince,arkalarına dönme imkanı vermedik,iyi kapattık orayı.Hücumda illaki sayı bulsakta,bazı pozisyonlarda skorun verdiği rehavetle acele atışlar kullandık.Samsun Basket’te buna ayak uydurunca karşılıklı kaçan basketleri çokça izledik bu periyotta.Final periyoduna girerken 41-66 üstünlüğümüz vardı.

Son periyodun neredeyse tamamını rotasyonla oynadık.Hücumda kötü bir performans sergilesekte savunmada gayretliydik en azından.Bir kaç kez top çaldık,rakibin atışlarını bozduk,sayı bulacaklarken faullerle bunu durdurup kolay sayı şansı ve boş şut imkanı tanımadık.Sadece 10 sayı atabildik;ama savunmadaki oyun gözardı edilmemeli ne olursa olsun.Rakibin gardı iyice düşünce rahat tempoda geçen bir periyot oldu.Maçı 55-78 kazanan Potanın Kraliçeleri 8 de 8 yaparak fire vermeden yoluna devam etti.Bu arada Samsun Basket kadro olarak çok zayıflamış.Maddi sorunları mı var bir bilgim yok açıkçası.Geçen sezon Miller kardeşlerin önderliğinde çok iyi bir performans sergilemişlerdi.Öyle kolay lokma olan bir takım değildi.Yanlış hatırlamıyorsam geçen sezon playoffta çeyrek finalde Kaski’yi zorlamışlardı elenmelerine rağmen..

İstatistiklere bakınca can sıkıcı olan nokta,rakibe verdiğimiz 12 hücum ribaundu.Bizim açımızdan baştan sona kadar rahat geçen bir mücadelede bu kadar hücum ribaundu vermemiz olumsuz bir istatistikti bizim için..Maçın bazı anlarında savunma yapamasakta,hücumda topu pota altına indirmekte ve içeri penetre etmekte zorlansakta,rakibin 2-3 oyuncusu dışında skor katkısıalamaması maçı bizim açımızdan kolaya çevirdi.Takımın bu maçta en skorer ismi olan Biba’nın (19 sayı) yükselen performansı devam ediyor.Bir tek geçen hafta Euroleague’de Famila deplasmanında 5 sayıda kaldı.Onun dışındaki maçlarda çift haneli sayılara ulaşmayı başardı.Aman nazar değmesin.5/7 üçlük isabetiyle oynadı.Diğer skorer oyuncumuz Cappie maçı 16 sayıyla tamamladı.Hızlı hücumlarda en büyük kozumuzdu.Bu maçta coach Birsel’i oynatmadı.Yoğun geçen maç trafiğinde dinlenmeye ihtiyacı vardı kaptanın.Doğru bir karardı.Yerine oynayan Olcay gayet başarılı bir performans sergiledi bence.Özellikle savunma baz alındığında..24 dakika yer aldığı maçı 7 sayıyla tamamladı.Ve Nevin..Maçı 9 sayıyla tamamlayan Nevin iyi sinyaller vermeye başladı.En azından şutları daha güvenli kullanmaya başladı.Hatta kullanmaya başladı diyebiliriz.Geçen maçlarda potaya bakmaya korkar hale gelmişti.Kendisi için sevindirici.Ama bu performansı tabiki yeterli seviyede değil henüz.Daha da iyi olması lazım.

Son olarak 13.12.2012 Perşembe günü deplasmanda oynadığımız ve 74-69 kaybettiğimiz Famila maçına değinirsek..Maç yayını olmadığı için izleme şansımız olmadı.İlk önce sürpriz bir yenilgi oldu benim için.İlk kuralar çekildiğinde Nadezhda deplasmanında bir yenilgi bekliyordum;ama bu maç ekstra oldu açıkçası.Yine bir uyarı diyebiliriz aslında.Bundan önceki 2 sezonda grup maçlarında yenilgi yüzü görmeyince garipsiyoruz bu yenilgileri ama sanki deplasmanda kırılgan bir yapıya sahibiz Euroleague’de..Kendi sahamızda da zorlansakta,maçın kritik anlarında oyuna ağırlığımızı koymayı başarıyoruz.Deplasmanda aynı karakteri sahaya yansıtamıyoruz.Euroleague’de bu hafta maçımız yok bay geçiyoruz.Haftaya Targoviste deplasmanına gidiyoruz.Kritik bir maça çıkacağız.Mutlak surette kazanmamız gereken bir karşılaşma.Çünkü Arras dışında kalan 5 takımında ilk dörde girme şansı var.Eğer yenilirsek işler iyice karışacak.Kraliçeler gerekeni yapacaktır tabi..

Bu haftayı bay geçmemiz çok iyi oldu bir yandan.Haftasonu ligin güçlü rakiplerinden Kayseri Kaski’yi konuk edeceğiz.Kaski şu an ligde 2. sırada.Galatasaray’ı ligin 3. haftasında hem de deplasmanda yendiğini unutmamak lazım.Zorlu bir rakip var karşımızda.Maçın başından sonuna kadar dikkatli birşekilde oynamamız lazım.16 Aralık Pazar günü Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da (küçük salon olur büyük ihtimal bir değişiklik olmazsa) saat 15.30’da başlayacak maçta kraliçeleri yalnız bırakmayalım..Sonsuz başarılar…

4 Aralık 2012

Deee-Fence

 
Potanın Kraliçeleri TKBL 7. hafta mücadelesinde Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da karşılaştığı Ceyhan Belediye’yi 80-68 yenerek 7. maçında 7. galibiyetini aldı.
Maçı genel anlamda değerlendirirsek;
-Savunmada çok kötüydük ilk yarı boyunca.Birinci periyotta bu açığımızı hücumdaki performansımızla kapatmış olsak da,ikinci periyotta hücumda da kötü bir performans ortaya koyunca geriye düşmek kaçınılmaz oldu.
-Yine ilk yarı boyunca Swords’ü pota altında çok iyi kullandı Ceyhan..Buna engel olamadık.Matovic savunamadı orayı.Ayrıca dış savunmamızda berbattı.Bire birlerde çok kolay geçildik.Yine rahat atış imkanı verdik rakibe.Onlarda ya üçlükle ya da içeri penetre edip cezayı kesti.
-İlk periyottaki hücumlarımız gayet akıcı ve takım oyunu şeklinde gerçekleşirken,ikinci periyot tam tersi durağan oynayıp,düzen dışı bireysel hücumlarla sayı bulmaya çalışıyorduk..Fakat başarılı olamıyorduk.
-İşlerin tamamen tersine döndüğü,Ceyhan Belediye’yi şaşkına çevirdiğimiz üçüncü periyotta öyle bir savunma yaptık ki;daha önce neredeydik dedirtiyordu bizlere takımımız..Birsel-Esmeral-Cappie (Biba) ile başlayan kısa savunma,boyalı alanda Vera-Matovic ikilisinin agresifliğiyle rakibi iyice bunaltıyordu.Hücumda ise ilk yarıda çembere bakmayan Birsel skora katkıda bulunmaya başlayınca,kısa sürede rakibi yakaladık sonra öne geçip farkı açmaya başladık.Üçüncü periyodun skoru 22-4 ‘tü..Sadece 4 sayı şansı vermemiz istediğimizde neler yapabileceğimizin bir göstergesiydi.
-İyi savunma yapıp ribaundları almaya başlayınca en büyük gücümüz olan hızlı hücumlarla kolay basketler bulmaya başladık.İşte buradaki anahtar kelime savunma..Vidaları biraz sıkınca karşımızdaki rakip çözülmeye başlıyor,aradaki kalite farkı ortaya çıkıyor.Rakibi dengesiz yakalayıp,sete set hücuma kalmadan sayıları buluyoruz.
-Oyuncu performanslarına bakarsak herkes için aynı ve geçerli olan şey;ilk yarıda savunmada kötü olmaları..Onun dışında hayal kırıklığı yaratan oyuncu Vera idi benim için.1/7 ikilik isabeti klasına yakışmadı.Son maçlarda düşüşte gibi.En kısa sürede toparlanacaktır.Matovic (20sayı) yine öldürücü orta mesafe şutlarıyla katkı sağlamaya devam ediyor.Pondexter’ın (18 sayı) şut yüzdesi o kadar iyi olmamasına rağmen faul atışlarında yüksek yüzdeyle oynadı.Rakibin faul hakkını doldurduğu dakikalarda içeri penetreleriyle faul çizgisine geldi.Biba (13 sayı) hücumda fırtına gibi girdi maça.İlk yarıda savunmada herkes gibi oda iyi değildi.Ama ikinci yarı toparladı.Bahsetmiştim gerçi,son maçlarda gittikçe yükselen bir grafiği var..Oynadığı son 4-5 belkide daha fazla maçta çift haneli sayılara ulaşıyor.Esmeral (11 sayı) geçen sezonun acısını çıkartmaya kararlı.Bu sezon geriye düştüğümüz,hücumda tıkandığımız,savunmada yumuşak kaldığımız maçlarda takımı ayak tutan,ateşleyen isim oldu.Bizim için en büyük kazanımlardan biri Esmeral..Gerektiği yerde savunma yapıyor,gerektiği yerde hücumda sorumluluk alıyor..Ve kaptanımız Birsel (9 sayı) ikinci yarı savunmada müthiş işler yaptı.Hücumda da sayılarıyla ve asistleriyle katkı yaptı.Dümene geçip takımı ayağa kaldıran isimlerden biri oldu.
-Son maçlarda yüreğimiz ağzımıza gelmeye başladı.Her ne kadar bu durumun takımda alışkanlık yapacağından korksamda,geriye düşülen maçlarda takımın ortaya koyduğu karakter,skora ve oynanan basketbola isyan hali takdire şayan.
--İlk yarıdaki 13 maçın 8 i kendi sahamızda.İkinci yarıda deplasmanlarda çok zorlu bir fikstür bizi bekliyor.İlk 13 maçı kayıpsız atlatmak,ligin ilerleyen zamanlarında bize kaybetme lüksü doğuracağından çok önemli.
Önümüzdeki zorlu bir İtalya deplasmanı var.Famila Schio ile Euroleague  7.hafta mücadelesinde karşı karşıya geliyoruz.Hem bizim hem Famila’nın 4 galibiyet 1 mağlubiyeti var.Bu zorlu maçta kraliçelere sonsuz başarılar diliyorum…

Esmeral'in ilk yarının son saniyesinde uzaklardan attığı üçlük; http://www.youtube.com/watch?v=5B7Ok3WJCgk

30 Kasım 2012

Uyarı Niteliğinde Bir Maç



Potanın Kraliçeleri Euroleague 6. hafta mücadelesinde,Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da konuk ettiği Good Angels Kosice’yi 93-91 yenerek grupta liderliğe yükseldi.

Birsel-Cappie-Angel-Vera-Matovic klasik beşiyle başladığımız maça Kosice,özelliklerini yansıtarak başladı.Sert savunma,top çalma ve hücumda atletik oyuncularıyla etkili oldular.Pierson liderliğinde skor üretmekte zorlanmadılar.Maça tutuk başlayan takımımız hem savunma hem hücumda dökülünce bir anda Kosice öne fırlayıp 5-11 öne geçti.Bu dakikadan sonra kendine gelen oyuncular Birsel ve Angel’ın oyuna ağırlığını koymasıyla 11-0 lık bir seri yakalayıp öne geçmemizi sağladı.İyi savunma yaptıktan sonra hızlı şekilde karşıpotaya gidiyorduk.Angel yine pota altına yakın yerlerde topla buluştuğunda durdurulamaz bir oyuncu olduğunu gösterdi bu arada.İlk periyot biterken tabelada 26-20 üstünlüğümüz vardı.

İkinci periyotta da hızlı hücumlarla kolay sayıüretiyorduk.Ama Kosice’de aynı şekilde karşılık veriyordu.Geriye dönüşlerde hep problem yaşadık.Rakibin hücum ribaundu almasına engel olamadık.Karşılıklı top çalmaların yaşandığı bir periyot oldu diyebiliriz.Kosice takımında Bojovic önplana çıkan isim oldu bu konuda.Zaten maç boyunca Birsel’e çok yakın oynayıp,topu çalmak için fırsat kolladı hep.Dediğim gibi hücumda Vera-Matovic-Biba ile sayılar bulmakta zorlanmıyorduk,savunmamız istenilen düzeyde değildi.Oyuna sonradan giren Esmeral ve Yasemin ile hem dış hem de pota altı savunmamız kademe atladı.Esmeral Bojovic’in içeri penetre etmesine izin vermiyor,Yasemin’de savunma ribaundlarını alarak rakibe 2. şansı vermiyordu.Kenardan gelen oyunculardan en üst seviyede katkı almayı başardık.Farkıda çift haneli sayılara taşımayı başardık.Bu sezon başımıza bela olan konsantrasyon eksikliğinden,ilk yarının son saniyelerinde üst üste 2 tane üçlük yememize rağmen ilk yarıyı 49-39 önde kapadık.

İşlerin hiç iyi gitmediği üçüncü periyoda Kosice 5-0 lık bir seri ile başladı.Cappie bu küçük çaplı krizden çıkarmış olsada,savunmada tel tel döküldük.Bojovic-Pierson ikilisiyle ayakta kalmaya çalışan Kosice ilk 4 dakikada 14 sayı buluyordu.Cappie farkın kapanmasına izin vermiyordu sayılarıyla.Ama Cappie dışında skora kimse katkı vermeyince fark yavaş yavaşeriyor,2 ye kadar düşüyordu 4.16 kala (58-56) Savunmadaki kopukluk hücumada yansıdı.Belli bir düzen içinde hücum edemeyince sayı bulmakta zorlandık.Ayrıca Kosice savunmamızın bu halini iyi değerlendirip pota altında Kulichova üzerinden oynamaya başladı ve maça eşitliği getirdi 67-67..

Son periyoda savunmayı toparlayarak başladık.Fakat hücumda istediğimiz oyunu oynayamadık yine.Bu yüzden belli bir süre başa baş gitti maç.Taa ki Angel bir anda patlama yapana kadar.Önce bir top kaybeden Angel,sonra geriye koşup topu çaldı,devamında basket faulle üç sayı birden kazandırdı.Daha sonra hücumda da sorumluluk alıp olumlu işler yaptı.Esmeral’in oyuna tekrar girmesi Bojovic’in etkinliğini azalttı.Son çare olarak alan savunmasına dönen Kosice’ye hemen Biba ile cezayı kestik.Farkı 9 a kadar çıkartan kraliçeler (92-83) rakibe mola aldırtıyordu.Ayrıca hem Angel için hem bizim için talihsiz bir an yaşandı.Yüzüne sert bir darbe alan Angel oyuna devam edemedi.Bu sakatlık hücumda ritmimizi bozdu.Mola dönüşü aynı ilk yarının son saniyelerinde yediğimiz basketler gibi 2 tane üçlük yiyorduk üst üste..Aslında hücumda o kadar acele edip potaya yönelmesek,frene basıp sete set oynamayı düşünsek zora sokmayacaktık işleri.Akabinde geriye koşamadık ve bomboş durumda üçlüğü attılar.Skor 92-89 iken rakibin üçlük atışa gitmesini engellemek için faul yaptık.Bojovic ilkini kaçırınca derin bir oh çektik;ama ikincisini bilerek kaçırıp üstüne ribaundu alıp hemen sayı bulunca bizim için zor anlar başladı son 9 saniye kala (92-91) Kosice’nin taktik faulü sonrası çizgiye giden Cappie 2 de 1 atıp skoru 93-91 e getirdi.Son topta iyi savunma yapıp,rakibin oyun planını bozan takımımız sahadan galibiyetle ayrılıyor,gruptada liderliğe yükseliyordu.

Kendi ellerimizle zora soktuğumuz bir maçı geride bıraktık.Yani maçı rakibe hediye etmek için ne gerekiyorsa yaptık.Bu sezon sıkça karşılaştığımız maç içindeki keskin iniş çıkışlar bizi zora sokuyor.Bir periyot bakıyoruz,müthiş savunma müthiş bir oyun;ama sonra bir bakıyoruz o takımdan eser yok.Çok kötü mücadele,çok kötü basketbol..Tanıyamıyoruz takımı..Şu an için Euroleague’de değilde,yani grup aşamasında her türlü telafisi var mağlubiyetlerin.Ligde bir kaza yaşamamak için daha dikkatli mücadele etmeliyiz.Normal sezonda alınacak yenilgi veya yenilgiler ligin kaderini etkiliyor.Saha avantajını alarak playofflara girmemiz gerekiyor.Gereken derslerin çıkarılacağından şüphem yok.Kraliçelere olan güvenimiz sonsuz zaten.

Son olarak koç Iniguez için eleştirim olacak.İlk yarıda ivme yakaladığımız beşle ikinci yarıya devam etmedi.Savunmada düştüğümüz anlarda gerekli müdahaleyi yapmadı.Fark 2 ye inmeden önce mola alıp müdahalede bulunmadı.Son olarak maçın en kritik anlarında bana göre yanlış bir tercihte bulundu.Skor 92-89 iken Bojovic’in serbest atış kullanacağı zaman 4 kısaya döndü.Doğal olarak buda rakibin ekmeğine yağ sürdü.Bojovic’in mutlaka bir tanesini bilerek atmayacağı serbest atışlarda,ribaund için Yasemin’i oyuna sokması gerekirdi.O ribaundu alsak maç son topa kalmayacaktı bile.Hazır uzunlardan konu açılmışken Vera 33 Matovic 35 dakika sahada yer aldı.Vera 5 faul alıp kenara gelince fazla alternatifimiz kalmadı.Yasemin 6 dakika sahada yer alırken Nevin hiç süre alamadı.Nevin için fazla bir şey söylemeye gerek yok;ama Yasemin daha fazla sahada yer alabilirdi.Buraya takviye şart.Çünkü gerçekten sezonun sonlarına doğru final maçlarında sıkıntılar yaşayacağımız açık.Birde 8 li finallerde üst üste ara vermeden maçların oynanacak olmasıdüşündüren başka bir konu.

Bir sonraki rakibimiz TKBL 7. hafta mücadelesinde Ceyhan Belediye.2 Aralık Pazar günü Fenerbahçe Ülker Sports Arena küçük salonda oynanacak maçın başlama saati 14.30…Kraliçeleri yalnız bırakmamak gerekiyor.Sonsuz başarılar diliyorum takımımıza..

26 Kasım 2012

Kısa Kısa (Ted Kolejliler-Arras-Tarsus Belediye)

 
İlk önce 18 Kasım Pazar günü TKBL 5. hafta mücadelesinde Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da konuk ettiğimiz ve 85-54 galip ayrıldığımız TED Ankara Kolejliler maçıyla başlarsak;maçın tamamında rahat ve kontrolümüzde geçen bir oyun oldu.Rakibimize ilk yarı sadece 23 sayı şansı tanıdık.Ki bu 23 sayının 21’i sadece 2 oyuncudan geldi.Takımda skor gücünü çekecek pek kimse yoktu karşıtarafta.Sadece ligimizin sayı lideri olan Walker ve devşirme statüsünde oynayan Makbule Amachree ile etkili oldular.Ama ilk yarının son dakikalarında Walker talihsiz bir şekilde sakatlanınca iyice oyundan düştüler ve ilk yarı biterken fark 20 lere kadar çıktı.Ayrıca ilk yarının son 3.5 dakikasıyla,ikinci yarının ilk 4 dakikası skor üretemedi TED Ankara Kolejliler..Bizde ikinci yarıya 15-0 lık bir seri ile başlayınca maç orada koptu.Kalan dakikalar bizim için antrenman havası şeklinde geçti.Açıkçasıpek konuşulacak bir şey yok bu maçla ilgili..Rakibimizin zor şartlar altında mücadele ettiği her halinden belliydi.Bu maçın bizim için en önemli artısı as oyuncularımızın dinlenmesiydi.Biba dışında 20 dakika ve üzeri süre alan oyuncumuz yoktu.Birde Olcay için iyi bir tecrübe maçı oldu diyebiliriz.11 sayıyla tamamladığı maçta,korkusuzca potaya gitmesi ve potaya bakması onun için olumlu bir noktaydı.

İkinci maç 21 Kasım Çarşamba günü Euroleague’de deplasmanda karşılaştığımız Arras maçıydı.Maç yayını yoktu maalesef izleyemedik.Grubun zayıf halkası olan Arras deplasmanından 59-88 lik skorla galip döndük.İstatistiklere bakıp konuşursak eğer,2. ve 4. periyottaki savunmamızla maçı koparmışız.5 oyuncumuz çift haneli sayılara ulaşmış.Ribaundlarda 26-39 üstünlük sağlamışız.22 asist yapmışız..Periyot skorlarından anlaşılan,rakip belli bölümlerde hamlesini yapmış;ama hücumda karşılık vermişiz illaki…Son 10 dakikada da savunmamızı sertleştirip farkı daha da arttırmışız.

Üçüncü ve son maç 25 Kasım Pazar günü TKBL 6. hafta mücadelesinde kendi sahamızda konuk ettiğimiz Tarsus Belediye idi.Maçtan 77-60 galip ayrılarak ligde kayıpsız devam ettik..

Güzel ve keyifli bir mücadele oldu kendi açımızdan.Özellikle Birsel’i izlemeye doyamadık.Yaptığı asistler,oynadığı basketbol müthişti gerçekten.Saha görüşü çok iyi.Öyle yere pas gönderiyor ki,muazzam…Hatta bazıpoziyonlarda yaptığı asistleri değerlendiremedi uzunlarımız.Kaçan sayıdan çok,o güzelim asistlerin değer kazanamaması üzdü beni.Diyecek laf söz bulamıyorum artık Avrupa’nın en iyi oyun kurucusuna…Şanslı nesiliz Birsel gibi bir oyunucuyu canlı izliyoruz hem de çubuklu forma altında.

Maça gelirsek karşımızda son anda yapılan davetle Euroleeague’de mücadele etmeye hak kazanan ve buna bağlı olarak kaliteli isimleri kadrosuna katan bir rakip vardı.En ufak bir konsantrasyon kaybı bizi zor duruma sokabilirdi.Takımımız bunun bilincinde olduğunu sahadaki oyunuyla gösterdi.İlk yarıda Cappie-Matovic-Biba-Esmeral dörtlüsüyle etkili olduk.Demin bahsettiğim Birsel-Matovic ikilisinin uyumu görülmeye değerdi.Esmeral bu sezon yeniden doğdu.Biba son maçlarda hep çift haneli sayılara ulaşmaya başladı.Kalitesini belli ediyor artık.Ayrıca maçı hiç üçlük isabet sağlamadan bitirdik.0/10 üçlük biraz düşündürücü bir istatistik olsada,her hücumda pota altını düşünerek oynamamız,potaya doğru gitmemiz,içeriyi illaki zorlamamız olumluydu.Ayrıca Yasemin diğer maçlara göre sanki daha iyiydi.Orta mesafeşutlarını gördük nihayet..Ayrıca hücumda yaptığı ekstra paslarla asist hanesinede istatistikleri ekledi.

(Bu arada maçta yabancı kontenjanına takılan isim Angel oldu.Geçen hafta TED maçında Cappie kontenjana takılan oyuncumuz olmuştu.)

İkinci yarının başında farkı 20 li sayılara çekmeyi başardık.Biba yine sahnedeydi bu anlarda.İlerleyen bölümlerde tempoyu düşürüp biraz frene bastık.Son periyot bizim açımızdan kısır geçsede ki yapılan oyuncu değişikliklerinin etkiside vardı tabi.Maçı 17 sayı farkla 77-60 kazanmayıbaşardık.

Açıkçası maç öncesi kazanacağımızdan tabiki şüphem yoktu.Zorlayacaklarınıtahmin ediyordum..Tam tersi rahat bir maçı geride bıraktık.Haftada 2 maç yaptığımız,yorucu geçen maç trafiğinde fazla yıpranmadan kazanmak bizim için iyi oluyor haliyle..Son olarak dikkatimi çeken bir noktayı söylemek istiyorum.Ribaund sayılarında 45-45 eşitlik var.Biz sadece 9 hücum ribaundu alırken,rakibimiz 14 tane hücum ribaundu alıyordu.Biz hücumda kaçan şutlardan sonra ribaunda gidemiyorduk.Rakip orada 3 oyuncusuyla etten bir duvar örmüştü resmen.Bu her kaçırdığımız şuttan sonra gerçekleşti.Ribaunda çıkmayı geçtim oraya giremiyorduk bile.Çok iyi parsellemişlerdi o bölgeyi.Aldığımız hücum ribauntlarının geneli,pota altına değilde,çembere çarpıp faul çizgisinin oraya düşen toplardı.Hafızam yanıltabilir;ama öyle rahat bir şekilde ribaund çekip aldığımızı hatırlamıyorum.

Şimdi önümüzde kritik bir maç var.Euroeleague 6. hafta mücadelesinde Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da Good Angels Kosice’yi konuk ediyoruz.28 Kasım Çarşamba günü oynanacak maçın başlama saati 20.00..Kosice son maçında sahasında grubun namağlup ekibi Famila’yı 79-69 yendi.Bizim gibi onlarında 3 galibiyet 1 mağlubiyeti var şu an..Mutlaka kazanmamız gereken bir maç..Kraliçelere sonsuz başarılar diliyorum…

15 Kasım 2012

Biba Uykudan Uyandırdı !!!



Potanın Kraliçeleri Euroleague 4. hafta maçında sahasında konuk ettiği Sopron’u 77-71 yendi.

Maça Birsel-Cappie-Angel-Vera-Matovic ideal beşimiz ile başladık.İlk dakikalar karşılıklı sayılarla geçsede,hücumdaki istikrarsız oyunumuz maçın gidişatını Sopron lehine çeviriyordu.Vera ve Cappie boş durumda şutları sokamıyordu.Özellikle Cappie çok kötü başladı maça.Savunmada ise rahat sayı imkanı tanıyorduk rakibimize.Sağ ve sol forvetten,Angel’ın tuttuğu oyuncudan üst üste sayılar yiyor,ritmimizi tamamen kaybediyorduk.Periyodun sonlarına doğru farkı 7 ye çıkaran Sopron karşısında Cappie’nin son saniyedeki üçlüğü bize rahat bir nefes aldırıyordu (14-18)

İkinci periyotta da işler pek istediğimiz gibi gitmiyordu.6-0 lık seri yedik ve 10 sayı geriye düştük bir anda (14-24) Fegyverneky’nin içeri penetrelerini engelleyemedik.Pota altını çok iyi beslediler. Johnson ve Milovanovic ile farkı açmaya devam ettiler..Neticesinde maçtaki en büyük fark oluştu 3.39 kala (20-36) Periyodun ilerleyen dakikalarında Biba ve Esmeral ile hücumdaki durgunluğumuzu kırıp sayılar bulduk.Hatta savunmayıda sertleştirdik;ama her ne kadar rakibi rahatsız etmiş olsakta saçma sapan atışlardan basket bulmayı başardılar.İlk yarıyı 29-42 geride tamamlarken,takım sahadaki oyunuyla hiç ümit vermiyordu.

Üçüncü periyoda Birsel’in sayıları ve asistiyle başladık.Vera’yı nihayet hücumda kullanmaya başladık.Rakibi bunaltmaya başladığımız dakikalarda hücumda gereksiz top kayıpları yaptık.Akabinde Johnson ve Milovanovic ile skor üretmeye başladılar.Olumsuzluklara rağmen farkı 6 ya indirdik.Ama bu seferde,iyi ve agresif savunma yapan Angel sinirlerine hakim olamayıp teknik faul aldı.İvmeyi tekrar kendisine döndüren Sopron karşısında,üst üste yaptığımız hücumlarda o kadar kötü oynadık ki..Zorla rakibe maçı al ve git dedik..Paniğe kapıldık,ezbere oynayıp top kayıpları yaptık.Neyseki Sopron’un hücumdaki istikrarı bozulunca farkı tek hanede tutmayı başardık (49-56)

Son periyoda Biba’nın üçlüğü ile başladık.Savunmamız düzeltip rakibi durdurmuşken yine yanlış tercihlerle hücumlardan boş dönmeye başladık.Esmeral’in ve Cappie’nin çok rahat pozisyondayken kaçan turnikelerinide söylemek lazım..Pota sevmedi bizi..Bunun başka açıklaması yok.Bahane olarak değil;ama attığımız sayılarda bile zorla,çemberin etrafında birkaç kez dönerek girdi toplar.Yine tam rakibi yakalayacağımız dakikalarda çalınan teknik faulle tempomuz düştü.Maçın içinde olmadığımız,maçı yaşamadığımız bir pozisyonda o kadar belliydi ki…58-61 gerideyken Sopron hücumdayken üçlük atış kullandı.Kaçan şutun ribaundunu alabilecek 4 tane oyuncumuz vardı..Ama hiçbiri hareket etmeyi geçtim,kolunu bile kıpırtdatmadı.Maçtaki ruh halimizi anlatan en iyi an buydu bana göre.Her şeye rağmen,aradaki kalite farkıyla bu maçı alacağımıza hep inandım.Yine güvenimizi boşa çıkartmadı kraliçeler..Maç boyunca kötü olan Pondexter-Angel ikilisi biraz hareketlenince,Birsel’de duruma el koyup sorumluluk almaya başlayınca rakibimizi nihayet yakaladık.Maçın kırılma anı,takımı uykudan uyandıran isim olan Biba’nın çaldığı toplardı.Önce topları çalıp hızlı hücumlarla sayı bulmamızı sağladı,sonrada üçlükleri Sopron potasına atarak son dakikaya rahat girmemizi sağladı.Kötü oynadığı maçı,16 sayı geriden gelip 77-71 kazanmayı başardı Potanın Kraliçeleri..

Takım olarak kötü bir maç oynadık.Belki rehavet belki oyuncuların gününde olmaması maçı dönülmez noktaya getirdi.Ama azıcık bir kıpırdanma bile maçı almamıza yetti.İlk yarı boyunca Johnson ve Milovanovic ikilisini durduramadık.Ayrıca Fegyverneky’nin asistleri..Çok dağınıktık.Sanki maç bitsede gitsek havasındaydık.Galiba nazar değdirmiş olacağız ki,sezonun ilk maçlarında övdüğümüz kenar katkısını hiç alamıyoruz son zamanlarda..Herkesin taşın altına elini sokması lazım.Mesela Matovic bu maçta 36 dakika oynamış.Yeterince dinlenememiş.O’nu dinlendirecek Nevin sadece 6 dakika sahada yer almış ve yine etkisiz bir performans sergilemiş..Yasemin ise hiç süre alamamış.Her maç sonrası aynı şeyi söylüyoruz ama bir uzun transferi şart oğlu şart..

Bir sonraki rakibimiz Ted Ankara Kolejliler.18 Kasım Pazar günü Fenerbahçe Ülker Sports Arena büyük salonda oynanacak maçın başlama saati 16.00..Bu maçtan önce saat 14.00’te Fenerbahçe Ülker’in maçı var..Arka arkaya maçlar denk geldi yine.Güzelde oldu.Tek biletle iki maçıda seyredebilecek taraftarlar.

13 Kasım 2012

Güzel Basketbol Güzel Sonuç



Potanın Kraliçeleri TKBL 4. Hafta mücadelesinde kendi sahasında konuk ettiği İstanbul Üniversitesi’ni 84-66 yenerek yoluna kayıpsız devam etti.

Maça Birsel-Cappie-Angel-Matovic-Nevin beşiyle başladık.İlk dakikalarda Angel’ı hücumda iyi kullanıp ve her hücumda pota altını düşünerek Matovic ile etkili olsakta savunmada iyi olduğumuz söylenemezdi bu periyot boyunca.Rakip özellikle Carson ile etkili oluyordu.Yine rakibe boş şut imkanı veriyorduk.Üst üste 2 üçlük yedik bu şekilde.İlk periyodu 17-19 geride bitirdik.

İkinci periyotta savunmayı toparladık.Matovic sertliğini gösterdi ve ilk periyotta yediğimiz kolay sayıları yemedik. İstanbul Üniversitesi iyi savunma yapmamıza rağmen yüksek yüzdeyle hücum etmeye devam ediyordu.Ama burada rakibe dur diyen,geriye düşmemizi engelleyen isim kaptan oluyordu.Oyuna ağırlığını koyan Birsel hemen yediğimiz sayılara cevap veriyordu.İlk yarının sonlarına doğru kontrolü tamamen ele geçirdik.Savunma sertliğini tüm takım arttırınca farkı açmaya başladık.Tabi bu arada Pondexter’ın Carson’ı çok iyi savunup nefes aldırmamasının payı büyüktü.Çünkü rakibin en etkili hücum gücü Carson’dı.İlk yarıyı 39-31 önde geçiyorduk.Birsel’in muhteşem 2. periyot performansı dikkat çekiyordu..12 sayı 3 asistle tamamladı ilk yarıyı.Çift haneli sayılara ulaşan diğer isim attığı 10 sayıyla Angel oluyordu.

2. yarıya İstanbul Üniversitesi 7-2 lik bir seri ile başlasada buna dur diyen isim yine Kaptan Birsel oluyordu.İpleri eline alan kaptan takımı çok iyi yönetti ve farkı koruduk.Son birkaç maçtır hücumda aksıyorduk.Doğru hücum edemiyor,zorlama atışlar kullanıyorduk.Ama bu maçta tempolu bir basketbol oynuyorduk.Topu hızlı ve doğru oyuncuya ulaştıracak şekilde dolaştırıyorduk.Birsel sayılarının yanı sıra Matovic’e üst üste asistler yapıyordu.Final periyoduna 65-49 önde giriyorduk.Son saniyede Angel’ın smaç denemesi güzel bir andı.Bir gün o smaç olacak ama bakalım ne zaman..

Son periyoda Vera-Matovic ikilisinin sayılarıyla başlayıp farkı 20 ve üstüne kadar çıkarmayı başardık.Oyun tamamen bizim kontrolümüzdeydi.Rakibin gardını iyice düşürdük.Bir ara sayı farkından dolayı tempo düşüp,durağan bir oyun oynansada güzel asistlerle maçı hareketlendirdik.Maçı 84-66 kazanan kraliçeler Kayseri Kaski ile birlikte namağlup ünvanını korudu..

Birsel ve Esmeral’in skora katkı verdiğinde neler yapabileceğimiz ortada.Hemen aradaki kalite farkı ortaya çıkıyor.Özellikle kaptan Birsel’in dönüş maçı oldu diyebiliriz.Sezon başından bu yana pek potaya bakıp oynamadı.Belki koç öyle istedi.Ama bu maçta hem asistleriyle hem attığı sayılarla kalitesini gösterdi.Birsel 17 sayı 8 asistle muhteşem bir performans gösterdi.Attığımız sayıların yarısında o’nun payı vardı.Esmeral 12 sayı ile mücadeleyi tamamladı.Vera 12,Angel 15 sayıyla çift haneli sayılara ulaşan diğer oyuncularımızdı.Ve Matovic…Maçı 20 sayıyla tamamlayıp en skorer isim olurken,ikilik atışlarda 10/12 isabet sağlayıp %83 gibi muazzam bir istatistikle oynadı.Hem de sakatlığı devam etmesine rağmen.Hücumda pota altındaki en büyük gücümüz.Ritmini bulmaya başladı.

İnşallah Matovic ve Vera sakatlık yaşamaz.Çünkü ne Yasemin ne de Nevin hiçbir katı veremiyor. Yasemin aslında çok düzgün şut atan bir oyuncu.Özellikle yüksek post ve orta mesafe sevdiği yerler.Ama bir türlü oyunun içine giremiyor.Nevin yine kötüydü.Transfer döneminde mutlaka kaliteli bir uzun almamız şart.İlerleyen zamanlarda başımız çok ağrıyabilir.

Kısaca Nadezhda maçına da değinmek gerekirse;grup maçları baz alındığında uzun bir zaman sonunda ilk defa kaybettik (65-64) Canları sağolsun.Telafi edilebilecek bir mağlubiyetti.Maçı izleyemedik.Aslında link vardı ama bağlantı kötü olunca izleme şansımız olmadı.İstatistiklerden yola çıkıp konuşursak,yine maç içinde keskin düşüşler yaşadığımız bir karşılaşma olmuş.İlk 10 dakikada 26 sayı bulan takımımız,sonraki 20 dakikada sadece 21 sayı bulmuş.Son periyotta toparlanma belirtileri göstersekte son saniyede yediğimiz basketle mağlup olmuşuz.Hücumdaki aksama,yerli oyunculardan yeteri kadar katkı alamama göze çarpan noktalardı.Ama İstanbul Üniversitesi maçında tüm bu olumsuz noktaları sildik.Ki İstanbul Üniversitesi kaliteli bir kadroya sahip.Aldığımız sonuç kesinlikle küçümsenmemeli..Ligin ilk sıralarında kendilerine yer bulacaklardır muhakkak.

Önümüzdeki rakip Sopron..Euroleague 4. Hafta mücadelesinde 14 Kasım Çarşamba günü Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da konuk edeceğimiz Sopron maçının başlama saati 20.00..Grupta oynadığı 3 maçta 1 galibiyet 2 mağlubiyet almışlar..Kraliçelere sonsuz başarılar..

4 Kasım 2012

Muhteşem Angel


Potanın Kraliçeleri TKBL 3. Hafta mücadelesinde deplasmanda karşılaştığı Homend Antakya Belediye’yi zorlanmasına rağmen 60-67 yenerek 3. galibiyetini aldı..

Yabancı kontenjanına takılan isim bu sefer Matovic oldu.Hem Çarşamba günü oynanan Targoviste maçında dizinde bandajla sahaya çıkmıştı.Herhalde en büyük etken bu oldu tribüne çıkmasında.

Birsel-Cappie-Angel-Vera-Nevin beşi ile sahada yer aldık.1.5 dakikada 6-0 lık seri yiyerek maça başladık.Yediğimiz sayıların hepsi pota altından geldi ve bomboş durumda kolay sayıları buldu Homend Antakya..Koç duruma hemen müdahale edip molayı aldı..Mola dönüşü oyuna fırtına gibi geri döndük.Angel’ın üst üste bulduğu 7 sayıyla skoru 6-7 ye getirip öne geçtik.Bu seriyi yakalamamızdaki en önemli etken Angel’ın potaya giderek oynamasıydı.Güçlü fiziğiyle durdurulması zor bir oyuncu.İlk periyot 16-22 üstünlüğümüz ile geçilirken savunmamız iyi sinyaller vermiyordu.

İkinci periyotta savunmasını daha da agresifleştiren,baskılıbir savunma anlayışı ile oynayan Homend Antakya,hücumda rahat sayılar bulmaya devam ediyordu.Bunda en büyük pay sahibi bizdik.Rakip şut atarken hep 1 adım geride kalıyoruz ya da bomboş durumda bırakıyorduk.Nevin hücumu geçtim savunmada da tel tel dökülüyordu maalesef.Adamını hiç tutamadı,birebirlerde yenik düştü.Hücumda oyunumuz düzelmiş gibi gözüksede,çok kötü bir yüzdeyle oynadığımız için isabet sağlayamadık.Bunu iyi değerlendiren Homend Antakya önce beraberliği sağladı sonra attığı üçlükle öne geçti.Geriye düştükten sonra Birsel ipleri eline aldı..Angel’ı asistleriyle iyi besleyip,üst üste sayılar bulmamızı sağladı.Neticesinde tekrar öne geçtik ve devreyi 32-36 önde kapadık.İlk yarı sonunda göze çarpan isim Angel’dı.17 sayıyla takımı sürükleyen isim oldu.Cappie kötü performans sergileyince,Vera ikilik atışlarda hiç isabet bulamayınca zor anlar yaşadık.

Üçüncü periyotta nihayet topu boyalı alana indirmeye başladık.İlk yarı Angel’ın bireysel yeteneği ile potaya gitmiştik.Birsel’in asistinde Vera maçtaki ilk 2 lik atış isabetini buluyordu.Ama savunmada yine istediğimiz sertliği sağlayamayınca,birde rakibin ikili oyunlarına yenik düşünce rakibimiz sayı bulmakta zorlanmadı..Maç başabaş gitmeye devam etti..Final periyoduna 48-52 öne girerken stresli dakikalar bizi bekliyordu.

Maç içerisindeki keskin iniş çıkışlar devam etti.Hücumda yine düzenden çıkıp,bireysel zorlamalarla oynadık.Yaklaşık 3 dakika boyunca sayı bulamadık.Homend bu fırsatı kaçırmadı ve skorda dengeyi sağladı (52-52) Angel maçın kafa kafaya gelmesinden sonra sahneye çıkarak üst üste sayılar buldu.Ekstradan birde top çalıp boş turnikeye gidince farkı 8 e kadar çıkartmayı başardık.Ayrıca maç boyunca etkisiz olan Pondexter’dan gereken katkıyı alınca kontrolü tamamen ele geçirip maçı 60-67 kazanmasını bildik.

Başından sonuna kadar zorlandığımız bir maçı geride bıraktık.Savunmamız çok kötüydü.Önceki maçlarda da kötü olduğumuz anlar olmuştu;ama belli bir süre vidaları sıkıp rakibe sayı şansı tanımıyorduk kolay kolay.Bugün 40 dakika boyunca rakibi yıldıracak bir müdafa yapamadık.Birebirlerde rakibe kolay geçildik,perdelemelere takılıp rakibin boş şut atmasına imkan tanıdık.Antakya biraz yüzdeli oynasa maçıda alabilirlerdi.Gerçekten çok rahat pozisyonlarda şut attılar.Hücumda ise alıştığımız o akıcı oyun yoktu.Topu hiç dolaştıramadık.Bazen acele bazende zorlama atışlar kullandık.Zaman zaman Angel’ın içeriye kat edip oynaması ve bazı hücumlarımızda Angel’ı doğru noktada topla buluşturunca dengeleri lehimize çevirdik.Son 2 maça baktığımızda aslında hücumda hiç iyi sinyaller vemiyoruz.Targoviste maçında da kitlendiğimiz anlar oldu uzun bir zaman hemde.Savunma hücum arasındaki dengeyi bir türlü tutturamadık.Misal geçen sezon hücumda müthiş bir yüzde ve tempoyla oynarken savunmada çok sayı yiyorduk.Bu sezon hücumda zorlanarak sayı buluyoruz genele baktığımız zaman.Savunmada ise üst düzey bir performans sergilemesekte az sayıyiyoruz.

Tabi birde pota altı rotasyonumuzun yetersiz kaldığınısöylemekte yarar var.Matovic bugün kadroda olmayınca sadece Vera’nın vereceği katkıya kaldık.Çünkü ne Nevlin ne Yasemin oyuna etki edemiyor.Özellikle Nevin için dibe vurmuş desek doğru olur herhalde.Faul atışlarını bile atamamaya başladı.Savunmada döküldü.İşte burada Matovic’in sert savunmasına ihtiyacımız vardı.Galiba bu maçtan sonra kısalardan biri tribüne gider her maç.Matovic-Vera ikilisi olmadan zorlanacağımız aşikar.Ama ikiside oynasa yeterince dinlendiremiyoruz..Bu yönüde var..İkisinden biri olmayınca afallıyoruz yine.Transfer sezonu açıldığında Nevin’in yerine,artık kim olursa şartlar sonuna kadar zorlanıp atletik bir uzun alınmalı..
Maçın yıldızı hiç kuşkusuz Angel’dı..Yaptığı double-double (27 sayı 14 ribaund) ile galibiyeti getiren isim oldu.

Şimdi önümüzde zorlu bir Rusya deplasmanı var..Çarşamba günü Euroleague’de oynayacağımız Nadezhda maçında kraliçelere sonsuz başarılar.

2 Kasım 2012

Kraliçeler Euroleague'de Kaldığı Yerden Devam Ediyor


Potanın kraliçeleri Euroleague’de sahasında konuk ettiği Targoviste’yi 73-48 yenerek gruplara galibiyetle başladı.Ayrıca Euroleague grup maçları baz alındığında üst üste 27. galibiyetimizi aldık.İlk beşimiz;Birsel-Cappie-Angel-Vera-Matovic şeklindeydi.

Maça fırtına gibi başladık.Her hücumda boyalı alanıkullanmaya özen gösterdik.Penetre paslarla rakip savunmanın dengesini bozduk,neticesinde de bu pasları alan oyuncularımız sayı bulmakta zorlanmadı.Vera ve Matovic çok etkiliydi bu bölümde.Müthiş bir üstünlük kurdular pota altında.Savunmada ise nefes aldırtmadık rakibe.Geçen sezon formamızı giyen Babkina’ya topu getirirken baskılı savunma yaptık.Çünkü en ufak baskıda top kaybetme olasılığı oldukça fazla.Hatırlarsak bizdeyken oyuna girdiği zaman ‘’eyvah’’ dedirten bir oyuncuydu.Ayrıca set oyununda zaman zaman Babkina’yı riske edip boş bıraktığımızda oldu şutu pek iyi olmadığı için.3.5 dakika içerisinde farkı 12 ye kadar çıkarttık ve rakip mola aldı.(14-2)..Mola sonrası Targoviste oyuna iyi döndü.Daha derli toplu oynamaya başladılar.Hemen hemen her hücumda sayı bulmaya başladılar.Alan savunmasına döndüler;ama biz yine uzunlarımızı iyi kullanıp skor bulmakta zorlanmadık.İlk periyodu 22-14 önde geçerken Vera’nın hem hücumda hem savunmada müthiş oynadığı dikkatlerden kaçmadı.

İkinci periyotta da iyi başladık.Yine ilk 3-3.5 dakikalık bölüm içerisinde tempo bizim istediğimiz şekilde gitti.Farkı 15 sayıya kadar çıkarttık (32-17) Bu dakikalardan sonra oyunumuzda düşüşler meydana geldi.Birsel-Vera’nın kenara gelmesi hücumda tıkanmamıza sebep oldu.Targoviste alan savunmasına dönünce iyice tıkandık.Top kayıpları yapmaya başladık.Uzun bir süre sayı bulamadık.Rakibimizin hücum isabeti düşük olunca farkı çift hanelerde tutmayı başardık ve devreyi 36-25 önde geçtik.

3. periyoda kaçan şutlar,yapılan top kayıpları damga vurdu.4 dakika skor üretemedik.Ya acele atış yaptık ya da top kaybı yaptık.Targoviste’de bize ayak uydurdu bu konuda.Rakibimiz bu dakikalarda sadece 2 sayı buldu.Bizi krizden çıkaran isim aldığı basket faul ile Biba oldu.Uzun süren suskunluğumuza son verdi.Targoviste yine hücumlardan boş dönerken Cappie ile hızlı hücumşansları yakaladık..İlkinde kendi attı,ikincisinde Matovic’e asist yaparak farkı 18 e kadar çıkardı.Periyodun sonlarına doğru yine oyundan düştük.Final periyoduna 47-34 lük skorla önde girdik.

Son periyotta yine belli bir süre sayı atamadık..2.5 dakika skor üretemedik..Targoviste’nin baskılı ve bunaltan savunması bizi zorladı..Bu sefer krizden çıkaran isim Matovic oldu..Periyodun ilk dakikaları karşılıklı sayılarla geçti..Daha sonra savunmada Vera ve Angel’ın etkili oyunu ki Vera rakibi blok manyağı yaptı desek yeridir.Yine bu ikilinin hücumda da takımı sırtlamasıyla farkı daha da açmaya başladık.Maçın sonlarında Cappie’nin üst üste gelen sayılarıyla farkı 25 e çıkardık.Maçı da 73-48 kazanarak Euroleague sezonunu galibiyetle açtık.

Maçı genel anlamda yorumlarsak;hücumdaki performansımız ilk yarıda ne kadar iyi olsada,ikinci yarıda sayı bulamadığımız zamanlarda bir o kadar kötüydü.İkinci yarının 20 dakikasında yaklaşık 7 dakika sayı bulamamak klasımıza yakışmadı.Bazı pozisyonlarda şut kullanma imkanı olan oyuncularımız,bunun yerine ekstra paslarla gereksiz zorlamada bulununca skor kitlenip durdu.Ama kalite farkıyla belli anlarda vites yükselterek farkı açmayı başardık.

İstatistiklere göz atarsak;Targoviste 16/55 ikilik ve 3/13 üçlük yüzdesiyle oynadı.Rakamların gösterdiği üzere çok kötü bir yüzdeyle hücum ettiler.Fazlasıyla boş atış ve yine fazlasıyla kolay basket kaçırdılar.Özellikle bomboş turnikeleri değerlendiremediler.Biz ise;27/49 ikilik,5/17 üçlük isabetiyle oynadık.Asistlerde 22-8,ribaundlarda 47 (12 hücum) 36 (15 hücum) üstünlük kurduk.22 top kaybı bizim için olumsuz bir noktaydı..

Oyuncularla ilgili bir şeyler söylemek gerekirse;

- Olcay kendini gösterebilme adına heyecanlı bir şekilde oynadı.Bu da oyununu etkiledi.Üst üste top kayıpları yaptı hücumdaki yanlıştercihleri yüzünden.Arada oluyor böyle..Hem takım hem biz tribünde moralini yüksek tutmak için destek olduk.Diğer maçlarda bu heyecanını yenip daha iyi olacaktır kuşkusuz.

- Vera…Bizim için çok çok büyük şans.Allah nazarlardan saklasın.İyi dediğimiz sakatlanıyor valla (Meireless – Bo Mccalebb) Yaptığı savunma,bloklar,hücumda pota altından,orta mesafeden,yüksek posttan,üçlükten her yerden bulduğu sayılar.Kısaca müthiş bir oyuncu.Uzun yıllar umarım çubuklu forma altında izleriz kendisini.

- Ve Matovic..Beklediğimiz özlediğimiz Matovic’i izledik bu maçta.10/13 ikilik 2/2 serbest atış isabetiyle oynadı.Alışık olduğumuz orta mesafe şutlarını bu maçta gördük.Yavaş yavaş form tutmaya başladı.Ayrıca geçen sezonda sıkça izlediğimiz uzunlar arası asistleri görmeye devam ettik bu maçta.Başrolde Vera-Matovic ikilisi vardı.

- Geride kalan maçlarda her oyuncumuzdan aldığımız katkıyıbu sefer alamadık..Sadece 6 oyuncumuz skora katkıda bulundu..Buna rağmen 73 sayı atmayı başardık..

- 4 oyuncumuz çift haneli sayılara ulaştı (Matovic 22, Cappie 16, Vera 14, Angel 13)
Küçük salon hakkında da bir şeyler yazmak gerekir.Buradaki ilk maçıydı kraliçelerin.İlk başta yadırgasam da alışma süreci olarak,daha sonra ısınıyorsunuz.Büyük salonda Mersin maçında izlerken böyle hissetmemiştim.Gerçi orada kaç tane maça geldik.Göz aşinalığı var,ondan yadırgamadım herhalde.Ama küçük salonda rakip için gerekli baskı ortamı çok rahat oluşturulabilir.Karşılıklı tribün ilk etken..İkinci etken ise sahaya yakın olmamız.Caferağa’da tek tribün olduğu için en üste çıktığınız zaman baya uzak kalıyordunuz sahaya.Ama burada en üste çıksanızda sahanın içindesiniz,oyunu yaşıyorsunuz..Bu açıdan çok başarılı buldum.Galatasaray maçları burada oynanırsa müthiş bir baskı altına alırız.Fakat büyük salonda oynanır diye düşünüyorum...

Euroleague serüvenine galibiyetle başladık.Bir sonraki rakibimiz ligde Homend Antakya Belediyesi.4 Kasım Pazar günü karşılaşacağız.Kraliçelerimize sonsuz başarılar.

29 Ekim 2012

Arena'da İlk Maç İlk Galibiyet




TKBL 2. hafta mücadelesinde Potanın Kraliçeleri kendi sahasında konuk ettiği Mersin Bşb takımını 77-54 yenerek 2. maçından da galibiyetle ayrıldı.Ayrıca kraliçeler ilk kez Fenerbahçe Ülker Arena’nın parkelerine çıktı.
İlk yarı boyunca en dikkat çeken nokta Mersin Bşb’nin çok yüksek yüzdeyle üçlük isabetiyle oynamalarıydı.Dış savunmamız rakibe gerekli baskıyı gösteremeyince ve boş atış atma imkanı verince Bahar Öztürk - Handy ikilisi cezayı kesti.İlk periyodu 21-19 la önde geçerken,savunmadaki aksaklığa rağmen hücumda topu iyi paylaşıyor sayı bulmakta zorlanmıyorduk.İkinci periyotta bireysel hatalar ve kaçan şutlardan sonra Mersin yine yüzdeli hücum edince bir ara 4 sayıda öne geçtiler.Periyodun sonlarına doğru toparlanan takımımız Angel’ın son saniyede attığı basket ile eşitliği sağladı ve devre 38-38 le geçildi.
3. periyot oyunu kopardığımız periyot oldu.Müthiş bir savunma yaptık.Rakibi zorlama şuta yönlendirmeyi geçtim,kaç defa 24 saniye boyunca potaya bakmalarına dahi izin vermedik.Ön sahada baskı,rakibi bunaltan yakın savunma ve neticesinde Angel-Cappie-Esmeral ile gelen pas araları.Özellikle Angel’ın hücumda hareketli oyunu ve ribaundlardaki takipçiliği takdireşayandı.İkinci yarıyla birlikte savunmada vidaları sıkınca farkı açtık.Ayrıca rakip çok kısa kaldığı için bizde 4 kısaya döndük ve daha da etkili olmaya başladık hücumda.Mersin ilk yarı boyunca hemen hemen her atışta isabet bulduğu üçlükleri bu sefer atamamaya başladı doğal olarak.Bu atışlar illaki bir yerden sonra girmeyecekti.Zaten dar bir rotasyonla oynayan Mersin’de katkı veren oyuncular yorulunca fiziken düştü ve skor üretemediler.Ki deminde bahsettiğim gibi savunmanın dozajını arttırınca 24 saniyeyi kullanamadılar.Final periyoduna 58-45 önde girerken,sadece 7 sayı yememiz savunmanın ne kadar iyi yapıldığınırakamsal olarak bizlere gösteriyordu. Savunmadaki sertliğimiz 4. periyotta da düşmedi,aynı şekilde devam etti.4.5 dakika sayı şansı tanımadık.Hücumda ise nazar değmesin Olcay ve oynadığı dakikalar içerisinde iyi işler yapan Esra’nın üçlükleriyle farkı daha da açmaya başladık.Maçı 77-54 kazanarak yolumuza kayıpsız devam ettik.Bu periyotta da sadece 9 (bu 9 sayının 3 ünü son saniyelerde kendi hatamızdan yedik),ikinci yarının toplamında 16 sayı yedik.
Koç Iniguez takımı rotasyonla oynatmayı seviyor.Tek bir farkla..Geçen sezon yaptığımız rotasyonlar maçın son 3-4 dakikasında olurdu.As kadroyla oynamayan genç oyuncularımız kendilerini pek gösteremiyordu.Iniguez maçın her anında rotasyondan faydalanıyor.Özellikle genç oyunculara ‘’ben size güveniyorum’’ mesajını veriyor.Zaten maç sonundaki röportajlarda Emel ''Koçumuz, karşılaşmaya benimle başlayacağını söyledi, ben de kendisine bana güvendiği için teşekkür ediyorum" ve Olcay ‘ın ''Öncelikle Koç bize güveniyor. Gençlere güveniyor ve biz de en iyisini yapmaya çalışıyoruz.'’ açıklamaları bu güveni ortaya koyuyor.
Süre alan 12 oyuncumuzdan 11 i sayı buldu.Geçen hafta Canik Belediye maçındaki gibi herkes takıma katkı vermeye devam ediyor.Bu takım için çok olumlu bir nokta.Asist sayılarına baktığımız zaman 24 asistle oynamışız.Buda çok çok güzel bir şey.Hücumda topu öyle güzel dolaştırıyoruz ki.Ekstra paslardan sonra boşa çıkan oyuncumuz mutlaka oluyor.Her hücumda mutlaka pota altını düşünerek oynuyoruz.Ribaundlarda 53 e 34 gibi bariz bir üstünlüğümüz vardı.53 ribaundun 21ini hücum ribauntları oluştururken,Mersin’de ise 34 ribaundun 8i hücum ribaundunu oluşturuyordu.
13 sayı 11 ribaund ile maçın yıldızı olan Angel 5 asistlede bu alanda takımın lideriydi.Özellikle penetre paslarıyla rakip takım savunmasının dengesini bozdu ve asistleri yaptı.Gelecekte çok şeyler beklediğimiz Olcay yavaş yavaş geliyorum sinyalini verdi.11 dakika yer aldığımaçta 8 sayı 4 ribaund (3ü hücum) 2 asistle üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.Hem savunmada hem hücumda etkili oyunuyla göz doldurdu.Hücumda aldığı ribauntlarla takımımıza yeniden hücum etme şansı tanıdı.Performansıyla bizi sevindiren diğer bir oyuncu Esra’ydı.Süre aldığı dakikalar içerisinde oldukça yararlı oldu.Kısa sürede 5 sayıyla katkı sağladı.Sezon içinde süre alacağı zamanlarda yapacağı bu ekstra katkılara çok ihtiyacımız olacak.Son olarak Nevin için konuşmak gerekirse...Gerçektenşu aralar çok formsuz.Kendine güvenini kaybetmiş.İyice ağır kalmaya başladıhücumda.Pota altından kaç tane şut sokamadı maç boyunca.1/7 ikilik 0/2 serbest atış yüzdesiyle sadece 2 sayı attı.Umarım bir an önce toparlanır.Çünkü hala pota altında noksanız.Vera (bu arada maçta yabancı kontenjanına takılan isim oldu,kadroda yoktu) ve Matovic’in yanında Yasemin ve özellikle Nevlin’in katkılarına ihtiyacımız olacak.
Yukarıda da bahsettim.Kraliçelerin Arena’da ilk maçıydı.Caferağa’dan sonra nasıl olacak diye merak ediliyordu.Henüz konuşmak için çok erken.Stresi ve gerilimi yüksek olacak Galatasaray maçlarında büyük salon nasıl bir etki yaratır bilinmez tabi.Birde küçük salonda maç olmayacak mısorusunu sorarken,maçtan sonra anons yapıldı.Çarşamba günü Euroleague’de oynayacağımız Targoviste maçı küçük salonda oynanacak.
Tribünlerden bahsedersek biraz…Kadın basketbol maçına göre hatırı sayılır derecede bir kalabalık vardı.Salon büyük olduğu için parça parçaydı taraftarlar.Yaklaşık 1000-1500 kişi vardı herhalde.Bu maçtan sonra Fenerbahçe Ülker’inde maçı olması sebebiyle ilerleyen dakikalarda daha fazla dolmaya başladı salon.
Önce kraliçeler sonra Fenerbahçe Ülker üst üste 2 galibiyet ve farklı skorlarla gelen galibiyetlerle mutlu etti bizleri.Her iki takımımıza da teşekkürler.
Çarşamba günü Euroleague sezonunu açıyoruz.İlk haftayı bay geçmiştik.Rakibimiz Targoviste.2 tanıdık isim var.Geçen sezonki antrenörümüz Dikeoulakos ve formamızı giyen Babkina.İlk maçlarında Famila’ya evlerinde 75-76 mağlup oldular.Çarşamba günü saat 20.00’de başlayacak maç Fenerbahçe Ülker Sports Arena’nın küçük salonunda oynanacak.Küçük salondaki ilk maçımız olacak.Bakalım orda nasıl bir performans sergileyeceğiz.Biletlerle ilgili daha bir açıklama gelmedi henüz.İmkanıolan herkes takımımızı desteklemeye gelmeli.Başarılar Potanın Kraliçeleri…

21 Ekim 2012

Kazanılmış Bir Puan – Bursaspor:1 Fenerbahçe:1




 

Maçı değişik duygularla izledim. Geçen sene Bursa deplasmanı askerliğimin ilk gününe denk geldi. Askerlik yapanlar ilk günün karmaşasını, stresini çok iyi bilirler. Soru işaretleri baş ağrısı yapar, çok büyük bir yorgunluk ve korkuyla yastığa başınızı koyarsınız. Ben de yastığa başımı koyduğumda yanımdaki bir arkadaşın Fenerbahçe’nin 2-1 galip geldiğini söylediğini duyduğum anda bana verdiği o rahatlığı başka zaman hissedebileceğimi sanmıyorum. Lacivert bir gece lambası eşliğine düşündüğüm iki şeyden birisi bu galibiyet oldu.

Fenerbahçe çok büyük eksiklerle Bursa deplasmanına gitti. Fenerbahçe’nin normalde tam kadrosuyla bile eksikleri varken üstüne 4 as oyuncusunun eksik olması ciddi anlamda sıkıntı yarattı. Bu 4 oyuncu da formlarının zirvesindeyken maça çıkamadılar. Fenerbahçe yedek kulübesi için bir gösteri maçı oldu ve ne olduklarını az çok görmüş olduk. Maalesef çok büyük eksikleri olduğunu izledik. Bu oyuncularla sene sonuna kadar oynayacağız ancak bu kadar çok as oyuncunun eksik olması da büyük şanssızlık. 

Bursa maça iyi başladı. Fenerbahçe de eskilere nazaran çok mücadele etti ancak Bursaspor ileride çok iyi paslaşınca Fenerbahçe’nin mücadelesi çok fazla etkili olmadı. Bursa çok akıllı oynadı. Fenerbahçe ilk yarıda golü yedikten sonra Bursaspor’u sindirdi ve golü bulduktan sonra galibiyet hamleleri yaptı ancak bunu maçın ikinci yarısında gösteremedi. Bursaspor ikinci yarıda galibiyet adına büyük hamleler yaptı ancak Volkan’a takıldılar.

Maçtaki en büyük gözlemim şu oldu. Allah dünyadaki hiçbir takıma 4 Türk savunma oyuncusu vermesin. Cidden savunma yapmak nedir bilmiyoruz. Egemen, Serdar, Hasan, Bekir çok garip işler yaptılar. Taca atabileceği topları kornere atmalar, gol atmalar, oyun kuramamalar. Ciddi anlamda pozisyon kayıpları yaptılar. Düşünün Bursaspor’da Ferhat diye bir adam giriyor ve Serdar onu durduramıyor. Fenerbahçe’ye gelse burun kıvırırız ama Serdar onu durduramıyor. Ölüsünün durdurması lazım bir kere. Karşısında Ryan Giggs değil ki durdur yani onu.

İlerideki oyuncularda sıkıntı olmadığını düşünüyorum. Hatta Sow resmen coştu. Kaç defa geriye geldi top kesti. Kuyt keza iyiydi. Krasic harikaydı, Caner top ezdi ancak iyiydi.  Ama savunma bir türlü beklenen katkıyı yapamadı takıma. 

Son zamanlarda ciddi anlamda medyadan bir yıpratma politikası var. Buna rağmen bu takım zirveye ortaksa kimse bir şey dememeli. Destek olmak bu kadar zor olmamalı. Hem Alex olayı yüzünden tepki koyup hem de Medya’yı uyarmak zor olmamalı. İki kulvarda savaşamıyorsan gelip de birilerine akıl vermeyeceksin. Taraftar artık bunları yapabilmeli.

Yönetimin de medya konusunda büyük yanlışları var. Medya konusu ele alınmalı.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...